GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli Genel Kurul, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çiçek Otlu arkadaşımızın verdiği bir önergedir. Şu an ağır sağlık sorunları yaşıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi buradan iletiyorum. Umarım en yakın zamanda görevi başına dönüp kendi önergesini daha etkin bir şekilde dile getirecektir.

Aynı zamanda ESP'li yoldaşlarımız cezaevinde zindanlardadır. Onları buradan saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Bundan yaklaşık on bir yıl önce Suruç'ta, bu ülkenin tamamının istemediği bir katliam yaşandı orada; 33 genç katledildi. Bu katliamı gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz, aynı zamanda 10 Ekimde Ankara'da katliamı gerçekleştiren Yunus Emre Alagöz 2 kardeşti ve bu dosyadan sadece Yakup Şahin ceza aldı, onun dışındaki her şey görmezden gelindi. Şimdi, ben, AK PARTİ Hükûmetine buradan seslenmek istiyorum; hepsini itham etmek istemiyorum, devletin de tamamını itham etmek istemiyorum. Şimdi, böyle bir koridor açılıyor; Şeyh Abdurrahman Alagöz birkaç kere Suriye'ye gidip geliyor, Şeyh Abdurrahman Alagöz günlerce, aylarca, yıllarca teknik takibe alınıyor ve Suruç'a giriyor, 300 kişinin içerisinde kendisini patlatıyor, 33 genci öldürüyor.

Şimdi, cemaat meselesinde de aşırı bir reaksiyon var. Değerli AK PARTİ milletvekilleri, içinizde bir eğilim olamaz mı, bir açık olamaz mı? Devletin yol verdiği bir kesim olamaz mı? Diyemezsiniz. Çünkü, 2015-2016 yıllarına kadar, öncesindeki kahramanlar 15 Temmuzdan itibaren vatan haini ilan edildi; bunu görelim. Biraz, hafiften öz eleştiriye gelelim. Oradaki atamalar, oradaki bu yan örgütler, paralel yapılanmalar -dediğiniz, sizin dediğiniz- devletin içerisinde etkin bir konuma gelmedi mi? Elbette ki cevap verebilirsiniz, karşı çıkabilirsiniz ama kısmen bir öz eleştiriye gelin. Orada 33 insan öldürüldü, 20 Temmuz...

Sayın Gül, iki gün sonra Ceylânpınar'da 2 polis öldürüldü. Ne dediler? Suruç'ta 33 kişiye, gence, sosyaliste, düş yolcusuna DAİŞ katliam yaptı; bunun üzerinden iki gün geçmeden Ceylânpınar'da 2 polis öldürüldü, 5-6 kişi gözaltına alındı. İki yılın üzerinde cezaevinde kaldılar, dünyanın işkencesi yapıldı; hepsi beraat etti Sayın Gül. Şu an Ceylânpınar'da on bir yıl önce öldürülen 2 polisin dosyası faili meçhuldür. Hafif bir öz eleştiriye gelin ya, bence halkın önünde iyidir, kötü bir şey de değildir; eksik olur, yanlış olur, yetmezlik olur, bir öz eleştiri yapabilirsiniz. Herkesin geçmişle yüzleşmesi lazım, başta da Hükûmetin çünkü Hükûmetsiniz, iktidarsınız, çevrenizde sizin de kontrolünüzün altında olmayan kesimler olabilir. İşte, Suruç'ta bu yaşandı. Suruç'a giden gençler Kobani'ye geçmek istediler. O dönem bir çözüm süreci de vardı. Hatırlayalım, bir çözüm süreci yürütülüyordu. Kobani IŞİD kuşatması altındaydı. Bu ESP'li yoldaşlarımız oraya gidip oyuncak, park... Gidip gelenler de vardı, bunu da açık söyleyelim. Bizim parti üyelerimiz vardı; yetkin, etkin arkadaşlarımız gidip geliyordu. Bu arkadaşlar da İçişleri Bakanlığının izniyle gideceklerdi, öyle defakto bir durum söz konusu değildi ama bir katliam yaşandı. O dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu şunu söyledi: "Eğer 7 Haziran ve 1 Kasım arasında olanların ne olduğunu açıklarsak kimse yerinde oturamaz." Bir eğilim olamaz mı? Bunu açalım, bunu konuşalım. İktidar, Cumhurbaşkanı, bakanları kastetmiyorum ben. İktidar içinde bir eğilim olamaz mı? Bir yol açma, yol verme, Ankara'ya doğru, 10 Ekime doğru, Suruç katliamına doğru, Ceylânpınar'a doğru 2 polisin öldürülmesini... İşte, burada, bence biraz sağduyulu, devlet aklı mı dersiniz, rasyonel akıl mı dersiniz, artık ne derseniz deyin, böyle bir yoğunlaşmak lazım, böyle bir bakmak lazım bence.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖMER ÖCALAN (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ne için bakmak lazım? Aynısının bir daha yaşanmaması için. Elbette ki 33 devrimciyi ya da Ankara Gar katliamında 103 insanı geri getiremeyeceğiz. Elbette ki Ceylânpınar'da faili meçhul şekilde öldürülen 2 polisi de geri getiremeyeceğiz, çözüm sürecini bitirmesine gerekçe yapılan olayı. Ama bir öz eleştiri gelelim yani belki meydanlarda açıkta çok olmaz, bence iktidarın sayın yetkilileri, devletin kıymetli aklının bununla yüzleşmesi gerekiyor ki bir daha bu olayların yaşanmaması. Bence biraz iktidarın eleştirileri göğüslemesi gerekiyor. Ben tekrardan 33 düş yolcusunu saygıyla, sevgiyle anıyorum, yoldaşlarımızı anıyorum ve ESP'li arkadaşları da buradan selamlıyorum, herkese başarılar diliyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)