GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:114
Tarih:23.07.2026

YÜKSEL ARSLAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 11'inci maddesiyle ilgili söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle ifade etmek isterim ki imalat sanayisinde istihdamı korumaya yönelik desteklerin süresinin uzatılmasını doğru ve yerinde bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ancak bu desteklerin İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanmasını doğru bulmuyoruz çünkü bu yöntem fonun kuruluş amacına aykırı olduğu gibi bütçenin şeffaflığını da zedelemektedir. Söz konusu eleştirimiz üretime ve istihdama verilen desteğe değil desteğin finansman yönetiminedir. Zira, üretimin güçlü kalması hepimizin ortak hedefidir ancak üretimi güçlü kılmak sadece destek sürelerini uzatmakla da mümkün değildir. İmalat sanayimizin bugün ihtiyaç duyduğu şey rekabet gücünü artıracak, yatırım ortamını iyileştirecek, üretim maliyetlerini azaltacak kalıcı politikalardır.

Kıymetli milletvekilleri, bugün sanayicimizin en önemli sorunlarının başında finansmana erişim gelmektedir. Üretici yatırım yapmak ve ihracatını büyütmek istiyor ancak krediye ulaşmakta zorlanıyor. Ulaşabildiği kredinin maliyeti ise yatırım yapma isteğini ortadan kaldıracak seviyelere çıkıyor. Rekabet ettiğimiz ülkeler ise yalnızca teşvik sürelerinin uzatılmakla yetinmiyor, Avrupa Birliği stratejik teknoloji yatırımları için mevcut 11 ayrı finansman programını tek bir hedef doğrultusunda bir araya getiriyor. Teknolojiyi geliştiren girişimlere, KOBİ'lere ve büyüme aşamasındaki işletmelere milyonlarca euroluk sermaye desteği sağlıyor. Örneğin, Avrupa'daki ST programlarında stratejik teknoloji üreten işletmelere 10 milyon euro ile 30 milyon euro arasında doğrudan yatırım imkânı sunuyor. Bugün Almanya'da ise sanayinin üretim gücünü koruyacak uzun vadeli finansman modelleri oluşturulmaktadır. KOBİ'lerin yatırım yapabilmesi için devlet destekli kredi ve garanti mekanizmaları sürekli geliştiriliyor. Bizim ülkemizde de çeşitli kredi ve teşvik programları bulunmaktadır. Ancak, üreticinin uzun vadeli, düşük maliyetli ve öngörülebilir finansmana erişimini güvence altına alan bir sanayi finansman sistemi henüz kurulamamıştır.

Değerli milletvekilleri, sanayicimizin omzundaki bir başka ağır yük enerji maliyetleridir. Elektrik, doğal gaz, yakıt, lojistik ve ham madde giderleri yükseldikçe üreticimizin rekabet gücü de zayıflamaktadır. Özellikle demir-çelik, seramik, çimento gibi enerji yoğun sektörlerde enerji faturası artık yalnızca bir maliyet kalemi değil, üretime devam edip etmeme meselesi hâline gelmiştir. Avrupa Birliği de yüksek enerji fiyatlarının sanayisini tehdit ettiğini açıkça kabul ediyor. Bu nedenle 2025 yılında hayata geçirilen Temiz Sanayi Mutabakatı'yla enerji fiyatlarının düşürülmesi, kalitesi ve istihdamın sürdürülmesini temel hedefleri arasına almışlardır. Türkiye'deki sanayicinin durumuna baktığımızda ise üretici, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde önceden önünü göremiyor, Avrupa'daki rakibi enerji maliyetinden korunurken Türk sanayici yüksek maliyetle aynı pazarda mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu şartlarda ihracatçımıza "Daha fazla üret, daha fazla ihracat yap." demek tek başına yeterli değildir. Sanayicinin rakipleriyle eşit şartlarda yarışabileceği ortamı da hazır hâle getirmek gerekiyor.

Sayın milletvekilleri, bir diğer önemli sorun nitelikli iş gücüdür. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren birçok işletmenin ortak şikâyeti şudur: "İş var ancak yetişmiş eleman bulamıyoruz." diyorlar. Mesleki eğitim ile sanayi arasında güçlü ve sürekli bir bağ kurulmadan, ara eleman sorunu çözülmeden, yalnızca mali teşviklerle kalıcı başarı sağlayamayacağız. Avrupa Birliği, temiz teknoloji yatırımlarını desteklerken, yalnızca fabrika ve makineyi düşünmüyor. Bu teknolojilerde çalışacak insanları yetiştirmek amacıyla özel sanayi akademileri de kuruyor. Net sıfır sanayi akademileri aracılığıyla yeni teknolojilere uygun eğitim programları oluşturuyor ve eğitim ile istihdamı birlikte planlıyor. Türkiye'de ise meslek liseleri ile sanayi arasında çoğu zaman bölgesel projelerin ve geçici protokollerin ötesine geçmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - Dolayısıyla mesleki eğitim sisteminin tamamı, sanayinin bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, dünya artık sadece daha fazla üretmeyi konuşmuyor; yapay zekâyı, robotik üretimi, dijital fabrikaları, temiz enerjiyi konuşuyor. Bizde ise yatırımcı hâlâ yüksek faizle, artan enerji maliyetleriyle, sık değişen mevzuatla ve vergi yükleriyle mücadele ediyor. Toplayacak olursak Türkiye'nin ihtiyacı finansmana erişimi kolaylaştıran, enerji yoğun sektörler için rekabetçi ve öngörülebilir tarifler oluşturan, KOBİ'lere uzun vadeli yatırım sermayesi sağlayan, mesleki eğitimi doğrudan sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturan, AR-GE'yi, yapay zekâyı ve yüksek teknoloji üretimi gerçek anlamda destekleyen bütüncül bir sanayi politikasıdır.

Hayırlı akşamlar diliyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)