| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 28.07.2026 |
KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Değerli milletvekilleri, İstanbul yaklaşık 16 milyonluk nüfusuyla Türkiye'nin en büyük metropolü olarak ciddi altyapı, çevre, güvenlik ve yaşam hakkı sorunlarıyla mücadele ediyor; göç baskısı, deprem riski ve hızlı kentleşme en kritik sorunlardan. Barınma bir hak iken İstanbul'da ortalama kira fiyatları asgari ücretin 2 katına çıkmış durumda ve barınma sorunu ciddi bir sorun olarak yaşanıyor, İstanbul'da insanlar bir odada bazen 8-10 kişi yaşamak zorunda kalıyor. Bir taraftan da "kentsel dönüşüm" adı altında rantsal dönüşümle yoksul mahalleler yıkılırken yerine lüks rezidanslar yapılıyor; yoksullar şehrin çeperlerine itiliyor, hatta fiilen şehirden kovuluyor. Gençler, işsiz; kadınlar, güvencesiz, düşük ücretli işlerde sömürülüyor. Özellikle göçle gelen emekçiler inşaatlarda, fabrikalarda, atölyelerde sigortasız, güvencesiz çalışıyorlar. Gayrettepe işçi katliamında olduğu gibi, göz göre göre kâr hırsıyla alınmayan tedbirler yüzünden işçiler toplu olarak katlediliyor. Kentsel dönüşüm projeleri bile işçi kanıyla, iş cinayetleriyle ilerliyor. Bu sistem, bu rant düzeni yoksulluğu bilinçli olarak büyütüyor. İnsanlar temel gıda maddelerine bile ulaşmakta güçlük çekiyorlar.
İstanbul'un en önemli sorunlarından biri de çeteleşme. Özellikle yoksul mahallelerde; işsizliğin, yoksulluğun, göçün ve umutsuzluğun kol gezdiği yerlerde çeteler palazlanıyor. İstanbul bugün halk için değil; sermaye için, rant çeteleri için yönetilen bir kent hâline getirilmiştir. Bu çeteler kimler tarafından korunuyor, kimler tarafından besleniyor? Devlet içinde kimler bunlara kol kanat geriyor? Bu çetelerin ortaya çıkması tesadüf değildir. Yoksulluk, işsizlik, umutsuzlukla beslenen bu çeteler, iktidarın bunları çözmemesi nedeniyle daha da büyüyorlar. Bu bataklıktaki çocuklara, sizin "suça sürüklenen çocuklar" dediğiniz çocuklara ağır cezalar vererek bu sorunu ortadan kaldıramazsınız, sadece kamuoyuna şirin gözükebilirsiniz.
İstanbul'da ve büyük kentlerde eski tip mafyaların yerini sosyal medya üzerinden gençleri devşiren, hızlı hareket eden motosikletli suikast timleri kullanan ve uluslararası uyuşturucu kartelleriyle taşeronluk ilişkisi kuran yeni çeteler almıştır. İstanbul trafiğinde ve dar sokaklarında hareket kabiliyeti yüksek olan kasklı ve plakasız motosikletliler, çeteler tarafından silahlı saldırı, gözdağı ve tahsilat işlerinde ana araç olarak kullanılmaktadır. Yoksul mahallelerdeki gençler dijital platformlar üzerinden lüks yaşam vaatleriyle ve silah, güç sembolleriyle özendirilerek tetikçi veya torbacı olarak suça çekilmektedir. Nasıl oluyor da sakıncalı bir "tweet" atan kişi hemen gözaltına alınabiliyorken bu dijital platformlar üzerinden örgütlenen ve tetikçi olanlara ulaşılamıyor ve bu suçlar tekrar tekrar üretilebiliyor?
Eğlence mekânları, vale hizmetleri, oto galeriler ve kentsel dönüşüm alanları çetelerin haraç kesme ve alan hâkimiyeti sağlama noktasında en sık çalıştığı alanlardır. İktidar bu çetelerle, uyuşturucu baronlarıyla uğraşacağına içicilerle uğraşıyor. Biz eskiden bu çetelerle mücadele konusunda "Devlet torbacıları topluyor, baronlara dokunmuyor." diyorduk, şimdi torbacılara bile ellemiyorsunuz ancak içicilerle uğraşıyorsunuz, popüler gündem yaratıyorsunuz. OHAL döneminde yoksul mahallelerden devrimciler, sosyalistler büyük baskılarla püskürtüldü ve bu çetelere bile bile ortam hazırlandı. Göz göre göre büyütülen çeteler şimdi kontrol edilemez hâle geldi ve devlet operasyonlarıyla bu çeteler kontrol altına alınmaya çalışılıyor ama nafile; yoksulluk ve geleceksizlik ortadan kaldırılmadan bu çeteler kontrol altına alınamaz. Kentsel dönüşüm rantı ile arazi mafyası, uyuşturucu çeteleri ve bazı siyasi bağlantılar iç içe geçmiş durumdadır. Yoksul halk yerinden edilirken rant yandaşlara aktarılmaktadır. Bir yanda lüks rezidanslar, diğer yanda sokaklarda büyüyen çeteler bu sistemin yarattığı sonuçlardır. Yoksulluk ve geleceksizlik ortadan kaldırılmadan bu çeteler de büyümeye devam edecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
KEZBAN KONUKÇU (Devamla) - İstanbul'un yoksul mahalleleri, varoşları Brezilya gibi Latin Amerika ülkelerinin barriolarına dönüşmek üzeredir. Bu, böyle olmadan buna "Dur." demeliyiz, yaşam hakkımız için yoksulluğa ve geleceksizliğe karşı emeğinize, kentimize, yaşam alanlarımıza sahip çıkmalıyız.
Şu an İstanbul'un dört bir tarafında çeteleşmeye, uyuşturucuya karşı halk örgütleniyor, bir araya geliyor. Bugün de Esenyurt'ta partimizin öncülüğünde bir yürüyüş gerçekleşecek çeteleşmeye karşı.
İstanbul'un bütün mahallelerinde yaşayan yoksul insanlara seslenmek istiyorum: Mahallelerinize, kentlerinize, yaşam alanlarınıza sahip çıkın. Bu çetelere mahallelerimizi dar edelim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)