| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 28.07.2026 |
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu çalışma haftamızın hayırlara vesile olmasını dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu hafta demokrasi hayatımıza bir siyasi parti daha katıldı. Sayın Özgür Özel ve arkadaşlarının liderliğinde kurulan Yeni Partiyi tebrik ediyor, Türkiye demokrasisi ve siyasi hayatına hayırlı olmasını dileyerek tebrik ediyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Ayrıca, Yeni Partinin grup yönetimine seçilmiş olan Sayın Gökhan Günaydın, Ali Mahir Başarır ve Murat Emir Beylere de mevkidaşlarım olarak hayırlı görevler diliyorum, kendilerini de tebrik ediyorum.
Yine, Cumhuriyet Halk Partisinin yeni grup yönetimi de belirlenmiş oldu. Grup Başkanı olarak Sayın Faik Öztrak, Grup Başkan Vekilleri olarak Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli Beylere de görevlerinde başarılar diliyorum, tebrik ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Şu an 7 gruplu bir Meclis aritmetiğiyle karşı karşıyayız. Daha önce, Temmuz 2023 tarihinde Saadet Partisi olarak biz bir grup kurmuş ve 6 gruplu bir Meclis çalışmasına başlamıştık, herhâlde bizleri, Saadet Partilileri çok sevdikleri için o gün bize bir türlü yer bulamamışlar, yere göğe sığdıramamışlardı bizi. İlk günden itibaren 7 gruba Mecliste barış içerisinde yer bulunmuş olmasını takdire şayan bir durum olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. O gün bu siyasi krizi çözen ve barış ve uzlaşı içerisinde de siyasi partilerin gayet rahat birlikte çalışabileceğini gösteren Sayın Devlet Bahçeli'ye tekrar teşekkür ederken bu siyasi kültürü ve geleneği devam ettiren DEM PARTİ'sinin Genel Başkanı Sayın Tuncer Bakırhan'a da göstermiş oldukları nezaketten dolayı çok teşekkür ederim. Umarım, bu ve benzeri şeyler siyasetin rekabet olduğunu ama aynı zamanda birbirimize karşılıklı saygı çerçevesinde, barış içerisinde de bu Türkiye Büyük Millet Meclisini çalıştırabileceğimizi, herhangi bir grubu ya da şeyi yok sayarak, onlara zorluk çıkararak çalışmanın buranın barışına hizmet etmeyeceğini hep beraber anlamış oluruz diye düşünüyorum.
Yine, Filenin Sultanları Milletler Ligi'nde şampiyon oldu. Dünya şampiyonu olan Voleybol Millî Takımımızı da buradan tebrik ediyorum.
Bir çerçeve yasa gündemde. Adalet ve Kalkınma Partili yetkililer sürekli her konuştuklarında, her mikrofonu ellerine aldıklarında "Meclis kapanmadan" diye belirsiz bir tarih veriyorlar. Buradan AK PARTİ'li yetkililere hatırlatmak isterim ki Meclis aslında 1 Temmuzda kapandı, biz şu an kapanmış olan Meclisi Genel Kurulun kararıyla uzatıyoruz ve daha ne zamana kadar uzatacağımız bile belli değil. Dolayısıyla "Meclis kapanmadan" gibi belirsiz ifadelerden daha ziyade artık bu yasayı bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisine getireceklerse getirmelerini ve bu çerçeve yasadan dolayı Meclisin uzatmaları oynamasına sebep olmamalarını diliyorum.
Tabii, çerçeve yasa demişken kamuoyunda yoğun olarak adli mahkûmlarla ilgili bir beklenti var. Hele hele toplumsal vicdanda, çerçeve yasayla ilgili adımlar atılırken adli mahkûmların yok sayılması, cezaevinde sayıları 450 bine yaklaşan ve çoğu vardiyalı olarak yatmak zorunda kalan, kapasite ve kontenjanın üstünde mahkûmların çok zor şartlarda hükümlerinin infaz edilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Adli mahkûmlar sürekli bizlere ulaşıyor. Dolayısıyla, böyle bir çerçeve yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirildiği bir dönemde adli mahkûmların ıskalanmış olması ya da bunların hiç dile getirilmemiş olmasının gerçekten toplumsal vicdanda ciddi zararlara yol açacağını buradan ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, bu konu ele alınırken mutlaka ve mutlaka adli mahkûmların da taleplerinin dikkate alınması gerektiğini buradan bir kez daha ifade etmek isterim.
Yine, sanal bahis, kara para, uyuşturucuyla mücadelede önemli operasyonların yapıldığını görüyoruz. Biz, bu ve benzeri operasyonları aslında 28 Mayıs 2023 seçimlerinden hemen sonra göreve gelen İçişleri Bakanının âdeta her gün kahraman ilan edilerek bir PR yaptığı çalışma üzerinden görmüştük. O dönemde de şunları ifade ettik: "Doğru, siz her ne kadar seçimi yeni kazanmış olsanız da yirmi yılı aşkın bir siyasi iktidarsınız. Peki, bu kadar operasyon yapıyorsunuz da bunlar ne zaman, hangi ara doğdu da bu operasyonları yapıyorsunuz? Bir de dönüp geçmişinize bakmanız lazım." demiştik. Bugün, yine, sanal bahis, kara para, uyuşturucuyla ilgili hemen hemen her gün Adalet Bakanının paylaşımlarından operasyonları görünce sayın Adalet Bakanına dönüp "Siz yeni Bakanlığa gelmiş olabilirsiniz ama Adalet ve Kalkınma Partisi yaklaşık yirmi beş yıldır iktidarda; bugün temizlemeye çalıştığınız bütün bu kötülükler maalesef bu yirmi beş yılda meydana geldi." demekten de kendimizi alamıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Bugün 7 gruplu bir Meclisi yönettiğiniz için ben de sizin sabrınızı fazla zorlamadan sade, kısa bir şekilde toparlamaya gayret edeceğim.
Son olarak, AHBAP soruşturmasıyla ilgili yardım kuruluşlarına dönük bir operasyon oldu. Elbette, sivil toplum kuruluşları; kamunun yükünü hafifleten, kamunun ulaşamadığı yerlerde bu toplumun sivil alanda harekete geçmesini gerektiren önemli kurumlar. Bu kurumların şeffaflık içerisinde, devletin belirlediği kurallar içerisinde hareket etmesini temin etmek elbette devletin birinci vazifesidir ama bu ve benzeri operasyonlar üzerinden "birinci dalga" "ikinci dalga" "üçüncü ve dördüncü dalga" diye her gün birilerinin ifadeye çağırılmış olmasının sanki bu konuyu amacından uzaklaştıran bir mecraya doğru gitmekte olduğunu da hissediyoruz. Dolayısıyla, yardım kuruluşlarıyla ilgili denetimler son derece önemli, bunları mutlaka yapmamız lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Son bir dakikayla toparlayacağım Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Ama bunları yaparken de eşitlik kuralları içerisinde, ifadeye çağırdığımız kişilerin lekelenmeme hakkı olduğunu da dikkate alarak bu soruşturmaların sonuna kadar yapılması ama soruşturmaları yaparken de insanların lekelenmeme hakkına dikkat edilmesi ve benzeri durumda olan bütün yardım kuruluşlarının İçişleri Bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından mutlaka ve mutlaka detaylı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.