| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 28.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Teşekkürler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO zirvesinde liderlerin önüne konan sofrayı hatırlıyoruz. O sofrada Denizli'mizin meşhur yanık yoğurdu vardı. Ülkece hepimiz onu konuştuk. Denizli'mizin yoğurdunun konuşulmasından elbette mutluluk duyuyorum ama Denizli'nin sadece yoğurdu yanık değil; sanayicisinin, çiftçisinin, esnafının, bağrı yanık. Sadece Denizli mi? Hayır, bu ülkede kepenk açan bütün esnafların bağrı yanık.
Bakın, Denizli'den bir hikâye. Bu hikâye sadece memleketimin de değil, zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan KOBİ'lerin, küçük esnafın hikâyesi. Denizli Acıpayam ilçesinde Yeşilyuva beldemiz var. Yeşilyuva üç asırdır ayakkabı üretiyor, tam üç yüz yıldır; babadan oğula, ustadan çırağa, küçük atölyelerde, hakiki deriden el emeğiyle. Osmanlı'yı gördü bu atölyeler, savaşları gördü, krizleri gördü, cumhuriyeti gördü; hepsinin altından kalktı. Bugün ise birer birer kapanıyorlar. Neden? Yüksek enflasyon bir yandan vuruyor, artan maliyetler öbür yandan belini kırıyor. Yetmedi, belini kırdığınız o üreticiyi bir de küresel şirketlerin insafına terk ediyorsunuz.
Gelin, basit bir hesap yapalım. Yeşilyuva'da bir usta bir çift ayakkabıyı 400 liraya mal etse, "Belki bu sefer kâr ederim." diyerek 800 liraya satsa fiyatını tam 2'ye katlıyor. Sonuç mu? 100 lira zarar. 2 katına sattı ama yine zarar etti. Ustanın elinden çıkan para ustanın kasasına uğramadan nereye gitti peki? Uluslararası dev şirketlerin Türkiye'deki pazar yerlerine. Sadece e-ticaret platformlarına mı? Hayır. Anadolu'nun bir köşesinde helalinden kazanan esnafımız aynı zamanda kargo şirketlerinin kâr hırsına da kurban bırakılıyor, oysa köklü kurumumuz PTT esnafın elinden tutamaz mıydı? Grup önerimizde bunları soruyoruz işte, "Elektronik pazar yerlerinin esnafı nasıl bitirdiğini araştıralım." diyoruz, "Bu firmalara verilen teşviklerin bütçede açtığı yarayı konuşalım." diyoruz.
Rakamlar ortada, Esnaf ve Sanatkârlar Odasının verilerine bakalım. Bu yılın ilk beş ayında açılan iş yeri sayısı sadece yüzde 9,66 azaldı, kapanan iş yeri sayısı ise yüzde 8,15 arttı. Bunun Türkçesi şudur: Her gün ortalama 354 esnaf yok oluyor. 2022'den bu yana 600 bine yakın esnaf kapısına kilit vurdu, sadece geçen yıl 120 bin esnaf kepenk indirdi; bu, orta ölçekli bir kentin tamamen boşalması demek. Esnaf iki ateş arasında kaldı; bir yanda domatesten tekneye kadar her şeyi satan zincir marketler, öbür yanda elektronik pazar yerlerinin acımasız komisyon düzeni var.
Esnaf sessizce boğuluyor, sokaklar sessizleşiyor, mahalleler yabancılaşıyor ve 4,5 trilyon lirayı geçen e-ticaret hacmiyle övünen Bakanlık bir gerçeği gizliyor: O rakama esnaf âdeta boğularak ulaşıldı. Aslına bakarsanız "ekonomik kriz" ifadesi yetersiz kalıyor, kriz bir yerde başlar ve biter, bizim yaşadığımız şey doğrudan gelir transferi. Kimden, kime? Alın teri dökenden emek vermeden kazanana, üretenden aracıya, Yeşilyuvalı ustadan adını bile okuyamadığımız dev şirketlere. Esnafa verilmeyen destekler bu platform şirketlerine tek kalemde verilebiliyor. O şirketler için bu Meclis yasa da çıkarabiliyor. Hesaplamalara göre o firma için devlet olarak 40 ile 80 milyar lira arasında bir gelirden gönüllü vazgeçtik. "İhracatı teşvik ediyoruz." dediler, yapacağı ihracatın 4 katı kolaylık sağladılar. Konfeksiyona kolaylık yok, ayakkabıcıya kredi yok ama trilyonluk şirkete teşvik kanunu var. Elbette çağın gerçekleri var, dijital dünyaya ayak uydurmak bir zorunluluk, bunu kimse inkâr etmiyor ancak iktidar eliyle beslenen bu düzen açık bir ekonomik işgale dönüştü. Geleneksel pazarların üzerinden algoritmik bir istila geçiyor. Unutmayın değerli arkadaşlar, üretimi ölen piyasanın tüketicisi de ölür.
Peki, biz ne istiyoruz? Tekel olan platformlar esnaftan ticaretin doğasına aykırı şekilde keyfî komisyonlar alıyor. İlk başta, girişte başladığınız komisyonlar zamanla artırılıyor ve bunu antlaşmalara koyabiliyorlar, hiçbir ticaret hukukunda olmayan bir şey. Esnaf 5 ürün satıyor, birini baştan platforma vermiş oluyor. Esnafı küresel şirketlerin insafına daha fazla bırakamazsınız. Köklü kurumumuz PTT lojistik ağıyla esnafın yanında olmak zorunda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.
Yanlış ekonomi politikalarının getirdiği maliyet yükünü telafi etmek için finansmana erişimdeki tıkanıklık aşılmak zorunda, küçük işletmeler için düşük faizli kredi imkânı derhâl açılmalıdır. Yüzde 29'luk tecil faizi esnaf için ödenemez durumdadır, bu faiz oranıyla kimseye kolaylık sağlamış olmazsınız. Vergi ve SGK primlerinde faizler ödenmez hâle gelen borçlar için faizsiz bir yapılanmanın önü açılmalıdır.
Sözlerimi şöyle tamamlamak isterim: NATO sofrasındaki yanık yoğurt dünyaya Denizli'nin marifetini gösterdi. Peki, Yeşilyuva'nın üç yüz yıllık ayakkabısını kim gösterecek, onu kim koruyacak? Bu Meclis bugün bir tercih yapacak: Ya üç yüz yıllık esnafın yanında duracak ya da komisyon kesen algoritmanın. Biz tercihimizi yaptık, hepinize grup önerimize destek verme çağrısında bulunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)