GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:116
Tarih:28.07.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA BİLİCİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; haber başlıklarına baktığımız zaman Hükûmetin kayıt dışı ekonominin bir boyutuna, kayıt dışı istihdama ciddiyetle eğildiğini görüyoruz. SGK verilerine göre, 2025 yılında 131 binden fazla iş yeri denetlendi, yaklaşık 34 bin kişinin sigortasız çalıştırıldığı tespit edildi ve 4 milyar liranın üzerinde de idari para cezası kesildi. Bu denetimler değerlidir zira sigortalı çalışmak anayasal bir haktır ve kayıt dışı istihdam çalışanı emeklilikten mahrum bırakırken sosyal güvenlik sistemini de haksız rekabet ve prim kaybıyla zayıflatır. Ancak değerli arkadaşlar, meselenin sigortasız işçide bittiğini savunmak en büyük yanılgıdır. Kayıt dışı ekonominin bir de siyasi ve finansal ayağı vardır ve rakamlar bu ayağın küçük esnaftan çok daha büyük olduğunu göstermektedir. Adalet Bakanlığının verilerine göre, kara para aklama davaları 2024 yılında 5.060'a, sanık sayısı 10 binin üzerine ulaşmıştır, MASAK'a bildirilen şüpheli işlem sayısı ise 2019'da 226 binden 2023'te 615 bine fırlamıştır. Tek bir soruşturmada 21 şirkete ait 312 pos cihazının iki yılda 47 milyar liralık şüpheli işlem geçirdiği, bir başkasında 93 kabuk şirketle 9 milyar liralık kirli paranın aklandığı tespit edilmiştir. Bu tablo tesadüf değildir. Türkiye, 2025 Küresel Organize Suç Endeksi'nde 193 ülke arasında 10'uncu, devlet yapıları içinde faaliyet gösteren suç türleri bakımından ise 7'nci sıradadır. Nitekim, bu ülke denetim zafiyetleri gerekçesiyle 2024'te FATF gri listesine alınmış, ancak bankacılık, gayri menkul, kıymetli maden ve kayıt dışı transfer kanallarındaki denetimleri güçlendirdiğinden dolayı 2024'te bu listeden çıkarılabilinmiştir. Yani, devlet istediğinde denetleyebileceğini kanıtlamıştır. Mesele kapasite değil, iradedir. O hâlde asıl soru şudur: Sigortasız işçinin peşine düşen kararlılığı ihaleye, imtiyaza, kamu gücünün arkasına gizlenen servete karşı neden gösteremiyoruz? Çünkü yolsuzluk basit bir rüşvet sorunu değildir. Kamu kaynağının kuralsız ve istismar edilerek kullanılmasına yol açan her karar bu ekonominin parçasıdır. Çözüm yalnızca ceza kesmek de değil, kamu ahlakını yeniden tesis etmektedir. Kamu adına güç kullanan herkes yalnızca yasalar karşısında değil, toplum önünde de hesap verebilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUSTAFA BİLİCİ (Devamla) -

Bunun için, şeffaflığı erdem sayan bir yasal düzen siyasi etiğin konuğunu güvenceye kavuşturulması ve liyakata dayalı bir kamu istihdamı şarttır. Bir devlet hesap verdikçe ekonomisi güçlenir, şeffaflaştıkça toplumsal barışı sağlamlaşır.

Bu inançla Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)