| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 28.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA SEMRA DİNÇER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha dün akşam Adana'da aynı gece içerisinde 2 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Birisi boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından kendi evinde uyurken tabancayla vuruldu, adı Hatice'ydi; diğeri ise sokakta yürürken hiç tanımadığı biri tarafından ateş edilerek öldürülen Reyhan; biri evinde, biri sokakta; bir eşinin elinden, biri yabancının elinden; bu iki kadının tek ortak noktası, ikisinin de bu ülkede güvende olmayı hak ettiği hâlde güvende olmamış olmasıdır. Sayın milletvekilleri, bu, tek bir gecenin hikâyesi değildir; 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadın cinayete kurban gitti, 151 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti. Yıllardır akıbeti karanlıkta bırakılan Gülistan Doku gibi adalet arayışı yanıtsız kalan nice kadının hesabı sorulmadı. AKP iktidarı "Aile Yılı" söylemiyle kadına durmadan ev, aile ve bakım rolünü dayatıyor oysa veriler çok açık gösteriyor ki kadın en çok o evde öldürülüyor. Bu bir tesadüf değil; bu, AKP iktidarının tasarlamaya çalıştığı toplumsal düzenin ürettiği bir sonuçtur çünkü kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel değildir, ekonomik bağımsızlığı elinden alınmış bir kadının şiddetin ortasından kaçacak gücü zayıflamaktadır. Bugün yaklaşık yarım milyon kadın sosyal devletin üstlenmesi gereken çocuk ve yaşlı bakım yükü yüzünden işinden ayrılmak zorunda kalıyor. Kadını ekonomik olarak bağımlı hâle getiren bu düzen kadını şiddet karşısında savunmasız bırakıyor. Türkiye kadın istihdamında OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor.
Ekonomik kriz derinleştikçe şiddet ve farklı bahaneler de karşımıza çıkmakta. Böylece, kadına yönelik şiddet ekonomik olmanın ötesinde, kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabası hâline geliyor; daha vahimi cezasızlık politikaları faillerini korumaya devam ediyor. Af düzenlemeleri, indirimler, etkisiz uzaklaştırma kararları yüzünden adli sicili şiddetle dolu failler yeniden sokaklarda dolaşıyor ve ilk hedefi yine savunmasız kadınlar oluyor. İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğimiz günden bu yana kadın cinayetleri artıyor. İşte, bu bir rastlantı değil, bu bir tercihin sonucudur. Hatice, Reyhan, Gülistan; bu ülkede yaşam hakkı elinden alınan tüm kadınlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SEMRA DİNÇER (Devamla) - İşte, bu Meclis artık susmamalıdır, sorumluluk almalıdır ve derhâl harekete geçmelidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)