GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:116
Tarih:28.07.2026

CEVAHİR UZKURT (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Yükseköğretim Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasını Öngören Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, gecenin bu saatinde yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün şu gerçeğin hepimiz farkındayız: Artık ülkelerin gücü sadece sahip oldukları doğal kaynaklarıyla, ekonomik büyüklükleriyle ya da nüfuslarıyla ölçülmüyor. Artık değişen dünyada asıl güç; bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten, nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten ve bu dinamikleri de toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmekten geçiyor. Bugün yapay zekâdan biyoteknolojiye, savunma sanayiinden sağlık teknolojilerine kadar geleceği şekillendiren bütün alanlarda artık üniversitelerimizin kritik rol oynadığını görüyoruz. Çünkü üniversiteler artık sadece eğitim veren kurumlar olmaktan çıkmıştır. Üniversiteler; araştırma yapan, bilgi üreten, teknoloji geliştiren, patent oluşturan, girişimciliği destekleyen ve ülkelerin kalkınmasına yön veren stratejik kurumlar hâline gelmiştir. Nitekim, Anayasa'mızın 130'uncu maddesinde üniversiteleri bilimsel özerkliğe sahip eğitim öğretim yapan, araştırma gerçekleştiren, bilgi üreten ve topluma hizmet sunan anayasal kurumlar olarak tanımlamaktadır. Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de üniversitelerimizin değişen dünya şartlarına daha güçlü uyum sağlamasını, bilimsel üretim kapasitesinin artırılmasını ve akademik niteliğin geliştirilmesini hedefleyen önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.

Kıymetli milletvekilleri, Türkiye'de yükseköğretim önemli mesafe katetmiştir. Üniversite sayılarımız artmış, yükseköğretime erişim imkânları genişlemiş, araştırma altyapılarımız güçlenmiş ve üniversitelerimizin uluslararası alanda görünürlüğü artmıştır. Tabii, az önce Yeni Parti milletvekilimizin ifade ettiği gibi yükseköğretimdeki başarı kriteri üniversite sayılarıyla ölçülmez, bunun farkındayız. Asıl başarının bilimsel üretimle, bilimsel özerklik ve araştırma kalitesiyle, yetiştirilen insan kaynağıyla, geliştirilen teknolojiyle ve üniversitelerin topluma sağlamış oldukları katkıyla ölçülür. İşte, bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de aslında bu anlayışla hazırlanmış bir tekliftir. Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır.

Değerli milletvekilleri, artık bilim sadece ulusal sınırlar içerisinde gelişmiyor. Araştırmalar uluslararası iş birlikleriyle yapılıyor, akademisyenlerimiz yurt dışındaki öğretim üyeleriyle birlikte çalışıyor, üniversitelerimiz ortak proje geliştiriyor. Dolayısıyla üniversitelerimizin uluslararası görünürlüğünü artıran, yurt dışı akademik çalışmalarını motive eden ve bilimsel iş birliklerini güçlendiren her bir adım aslında sadece yükseköğretim politikası değil, aynı zamanda Türkiye'nin bilim diplomasisini güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir. Bugün Balkanlardan Orta Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya pek çok dost ve kardeş ülke Türkiye'yle yükseköğretim anlamında iş birliği yapmak istemektedirler. Bu ilgi, Türkiye'deki üniversitelerimizin akademik anlamda uluslararası arenada da takdir edildiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Yasa teklifimiz de bu çerçevede üniversitelerimizin yurt dışına açılmalarını ve yurt dışında yerleşke kurmalarını sağlayacak düzenlemeler içermektedir.

Kıymetli milletvekilleri, bugün tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, öğretmen yetiştirme programlarında sadece sınıf ortamında eğitim verilmesinin ötesinde hastanelerde, laboratuvarlarda, araştırma merkezlerinde mesleki eğitim almaktadırlar. Dolayısıyla teklifimiz, bu gerçekten hareketle özellikle internlük aşamasına gelmiş öğrencilerimizin herhangi bir sebeple okullarını bitirememelerinin ya da diploma alamamalarının önündeki bütün engelleri kaldıracak açılımları da içermektedir.

Aynı zamanda, teklifimizde, özellikle çeşitli nedenlerle eğitimini tamamlayamamış üniversite öğrencilerimize yeni bir hak sunan bir öğrenci affı düzenlemesi getirilmektedir. Zannediyorum, az önce hitap eden değerli milletvekilimiz, hemşehrim, geçmiş dönemde aftan yararlanan öğrencilerimizin kapsam dışında olduğunu ifade etti. Komisyon aşamasındaki gelişmeden zannediyorum bilgisi olmadığı için bunu ifade etti. Bu af düzenlemesiyle birlikte, geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu af kapsamında değerlendirilmektedir, bu aftan istifade edebileceklerdir.

Teklifimizin diğer bir önemli düzenlemesi de öğretim üyelerimizin emekliliklerine ilişkindir. Hepimiz biliyoruz ki bir ülkenin en büyük gücü bilgi, tecrübe ve birikimiyle bilim dünyasına katkı yapan akademisyenleridir. Dolayısıyla, bu çerçevede, 67 yaşından sonra, emeklilik yaşından sonra üniversitede görev yapmak isteyen öğretim üyelerimizin mevcut uygulamada alamadıkları birtakım kesintiye uğrayan ücretleri de bu kanun kapsamında ödenerek 75 yaşına kadar üniversitede çalışmalarını sağlayacak düzenlemeler getirilmektedir.

Yine, teklifimizin önemli başlıklarından bir diğeri de akademik etik ve bilimsel dürüstlüğün korunmasıdır değerli milletvekilleri. Bilimin en büyük sermayesi güvendir. Bilimsel çalışmalara duyulan güven zedelendiği takdirde bundan sadece üniversiteler ya da öğretim üyeleri zarar görmez, bundan bütün ülke, bütün toplum zarar görür. Bugün, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de akademik dürüstlük konusunda daha güçlü mekanizmalara ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu nedenle, teklifimiz, başkası tarafından hazırlanan bilimsel çalışmalarla akademik ünvan ya da derece elde edilmesini açık şekilde yaptırıma bağlamakta, akademik dürüstlüğü ve liyakat ilkesini güçlü bir şekilde teminat altına almaktadır. Aynı kapsamda, sahte diploma, sahte akademik belge, izinsiz yükseköğretim faaliyeti gibi fiillere ilişkin de caydırıcı hükümler getirilmektedir. Esas amaç, emeği korumak, dürüstlüğü teşvik etmek ve yükseköğretim sistemimize duyulan güveni artırmaktır.

Değerli milletvekilleri, teklifimizin bir diğer önemli düzenleme alanı ise vakıf yükseköğretim kurumlarıdır. Zaman içerisinde bazı kurumlarımızın teknik altyapı, öğretim elemanı, mali sürdürülebilirlik, fiziki kapasite bakımından çeşitli sorunlar yaşadığına şahit oluyoruz. Tabii, kanun gereği bu sorunların bir yaptırımının olduğunu da biliyoruz. Ama burada önceliğimiz, kurumların kanun kapsamında kapatılmasından ziyade, eksikliklerin giderilerek özellikle buralarda okuyan öğrencilerimizin eğitim hakkının korunmasıdır.

Yine, teklifimizin bir diğer önemli başlığı da üniversitelerimizde üretilen bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüştürüldüğü teknoloji transfer ofislerinin yapılarının güçlendirilmesidir. Yine, bir başka düzenlememiz de üniversitelerimizin araştırma altyapısını ve bilimsel araştırma projelerini desteklemek amacıyla yeni bir düzenleme içeriyor. Buna göre, tıp fakültesi olan ve herhangi bir sağlık tesisi ya da hastaneyle birlikte kullanım protokolü olan ya da afiliye olan üniversitelerimizin bilimsel araştırma projelerinde kullanılmak üzere o sağlık tesisinin aylık gayrisafi hasılatından elde edilen gelirin yüzde 2,5’unun üniversitelerdeki bilimsel araştırma projelerine aktarılması getiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

CEVAHİR UZKURT (Devamla) - Bu şekilde üniversitelerimizin bilimsel araştırma projeleri için de önemli bir destek sağlanmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yükseköğretime yapılan her bir yatırım aslında ülkenin, Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırımdır. Bilimsel çalışmalara yapılan, verilen her bir destek ülkenin toplumsal anlamda gelişmesini ve bağımsızlığını beraberinde getirecektir. Bugün görüştüğümüz kanun teklifi de bu anlayışın bir ürünü olarak hazırlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CEVAHİR UZKURT (Devamla) - Bu düşüncelerle görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin yükseköğretim sistemimize, akademisyenlerimize, öğrencilerimize, bütün milletimize hayırlı olmasını diliyor, özellikle Komisyon aşamasında katkı veren Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunun kıymetli üyelerine teşekkür ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)