| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA ALİ KARAOBA (Uşak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ben de Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı ve tabii ki Uşaklı hemşerilerimi yürekten selamlıyorum.
YENİ YOL'un vermiş olduğu grup önerisinde doğurganlık hızının düşmesi üzerine konuşacağım. 2001'de 2,8 olan çocuk yapma oranı şu an 1,42'ye düşmüş durumda. Yani doğurganlık oranının düşmesi tek başına ele alınacak bir konu değil, sosyolojik bir analiz zorunluluğu var. "Neden doğurganlık oranı düşüyor?" diye mutlaka bakmak gerekir. Bakın, bir tablo göstereyim: 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık oranı bugün 1,42'lere kadar düşmüş. Bunda onlarca parametre var, ben birkaç başlık altında incelemek istiyorum. Ekonomik sebepler, bakın, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, ev kiraları ve yeni doğmuş bir çocuğun 1 yaşına gelinceye kadar olan masrafını kısaca size anlatayım: Eğer devlet hastanesinde doğum yaptıysa ücret vermiyor ama özel hastane ortalamalarında ortalama doğum ücreti 50 bin lira. Bebek arabası, beşik, temel ihtiyaçlarını saydığınızda 60 bin TL para gidiyor. Bir bebeğin günde ortalama 7-8 bez tükettiğini düşünün, ilk yıl içerisinde hesaplarsanız ortalama 15 bin lira, ilk altı ayda anne sütüyle beslendiğini -ki öneriyoruz- daha sonra da mamayla beslendiğini düşünürseniz bunların hepsini hesapladığınızda arkadaşlar, Türkiye'nin en ucuz yerinde bile 130 bin lira, büyükşehirlerde ise 300 bin liraya denk geliyor. Peki, asgari ücretli bir insan ne kadar para alıyor? Bir yılda 336 bin lira para alıyor. Bu parayla nasıl doğum yapacak, oturun siz düşünün.
Doğurganlık hızının 2025'te en fazla olduğu il Şanlıurfa 3,15'le; bunu Şırnak ve Mardin izliyor. Daha önce 3 çocuk ve üzeri çocuk yapan il sayısı 2017'de 10 ilin üzerindeyken şu an Türkiye'de sadece 1 tane ilde görüyoruz, o da Şanlıurfa. Bakın, ilkokul mezunlarında doğurganlık oranı 2,51'ken yüksek eğitime çıktıkça bu oran 1,24'e kadar düşüyor yani siz taşrada tarımı, hayvancılığı bitirirseniz insanlar merkeze geliyor ve doğurganlık oranı düşüyor. Bir maaşla geçinemiyorlar. Ev kirasına mı versin, yeme içmeye mi versin, bunun geçimini mi sağlasın? Oturup bunu düşündüğünde insanların çocuk yapması çok zor.
Kadınların eğitim ve iş hayatı... Kariyer çok daha öne geçmeye başladı. Daha önce 20-24 yaşlarında çocuk yaparken şu an 25-39 yaşına kadar gitti. Geç evlilikler doğurganlık oranını ciddi bir şekilde düşürüyor. Yaşam tarzındaki değişiklikler yani Büyükşehir Yasası'ndan tutun da kırsaldaki insanların sigortasını ödemezseniz, orada çalışmasına sebep olmazsanız şehre geliyor ve kariyer daha öne çıkıyor.
Barınma sorunları... Çocuk bakımının maliyeti, doğumun ertelenmesi, toplumsal beklentiler, demografik dönüşümlerin hepsi etkileniyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ KARAOBA (Devamla) - Bunlar yetmiyor, bir de Sağlık Bakanı yüksek sezaryen oranına sahip doktorları, Türkiye'nin en yüksek eğitimine sahip kadın doğum uzmanlarını altı ay görevden alıyor, normal eğitim görsün diye maaş vermeden görevlendiriyor. Hangi meslek grubuna bunu yapıyorsunuz? Kulak burun boğazcı çok bademcik aldı diye tekrar eğitime mi alıyorsunuz ya da Zafer Havalimanı'nı yüzde 97 hatayla yapan mühendisleri tekrar eğitime mi gönderiyorsunuz? Ekonomiyi bu kadar berbat hâle getirmişken doğurganlık hızını konuşan bir Meclisin yapısını çok samimi olarak görmüyorum. Doğurganlığı arttırmak için iktidarıyla muhalefetiyle 2030 senesine kadar bu sorunu çözmemiz gerektiğini düşünüyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)