GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:117
Tarih:29.07.2026

CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aslında bugün tam da gününde, çok daha önemli bir önerge ile sizlerin karşısında konuşma fırsatını bulmuş oldum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının büyük bir kısmını ya da başvurularının önemli bir kısmını makul sürede yargılamanın tamamlanamamasına ilişkin bireysel başvurular oluşturmaktadır. Bunun yanında, uzun tutukluluk süreleri, iddianameler hazırlanmadan geçen ve yargılamayı, savunmayı yapmayı bekler iken tutukluluğun bir cezai yaptırıma dönüştüğü bir hukuk ve yargılama anlayışını bugün konuşacağız ve eğer böyle devam ederse "ekonomik kriz" diyoruz, bir adalet krizinin de en önde gelen sebeplerinden birini burada araştırmak durumunda olmalıyız diye düşünüyorum.

Şimdi size bir örnek vereceğim: Bugün bir belediye başkanı Sinem Dedetaş'ı, Üsküdar halkının yüzde 50'den fazlasının oyunu alarak seçilmiş birisini siz sabahın altısında, altı buçuğunda alıp derdest edip götürüyorsunuz. Şimdi, Sinem Dedetaş Başkanımızla ilgili söylenecek çok şey var; çanınızı neden yaktığını biliyoruz çünkü atı aldınız, biniciyi hazırladınız ama Sinem Başkan o atla Üsküdar'ı geçmenize izin vermedi. (CHP sıralarından alkışlar) Yine kamunun mallarına çökmenize izin vermedi, Üsküdar halkının parasını kendi yandaş vakıflarınıza aktarmaya Dur." dedi, canınızı çok yaktı, biliyoruz, bu nedenle de bugün ona böyle bir muameleyi reva görüyorsunuz.

Adalet Bakanlığı istatistiklere göre cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma süresi 155 gün. Diyelim ki dava açıldı, ceza mahkemesinde, ilk derece ceza mahkemesinde ortalama 248 gün sürüyor, istinafta 245 gün, Yargıtay Ceza Kurulularında 628 gün, eğer Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı kullanırsa 533 gün, yetmiyor, AYM'ye giderse 551 gün, toplam 2.360 günde ancak adalete erişebilmek ve haksızlığa uğradığını ispat edebilmek gibi bir durumla karşı karşıya kalacak; bu böyle olmaz arkadaşlar. İzmir önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız bir yılı aşkın süredir tutuklu, iddianamesi hazırlanmamış ve her tutukluluğunun gözden geçirilmesi için mahkemenin karşısına çıktığında diyor ki: "Suçum ne?" Suçunu dahi bilmeden hakkında iddianame hazırlanmadan bir yılı aşkın süredir tutuklu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun devam edin.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Bunun gibi aslında birçok belediye başkanımız, birçok yurttaşımız maalesef aynı muameleyle karşı karşıya.

Değerli arkadaşlar, koca koca adliye sarayları var ama içinde adalet yoksa hukuk devletine olan güven, hukuka güven endeksinde yerle bir ediliyorsa o zaman hukuk devletinden de bahsedemezsiniz, o zaman adil yargılanma hakkından da bahsedemezsiniz. Hele ki bütün bu süreçleri geçirip hak ihlaline uğradığını ispat edenler Anayasa Mahkemesi kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen adalete erişemiyorsa o zaman hukuk devletinin ruhuna el Fatiha demek lazım.

Ben son olarak diyorum ki: Hukuk devleti varsa ekonomi, toplumsal sorunlar çözülebilir. Demişler ya "Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun." Gelin, adalet yerini bulsun, yeter ki kıyamet kopsun.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)