| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Arkadaşlar, Türkiye'de yaklaşık 24 milyon hektar tarım arazisi bulunuyor ve 2002 yılına göre 8 milyon insan işte bu bağda, bahçede, tarlada çalışıyordu fakat AKP iktidarından bu yana, 2024'te bu sayı 5 milyona düştü yani 3 milyon insan tarladan, bağdan, bahçeden elini eteğini çekmek zorunda kaldı. Neden? AKP iktidarının tarım politikası yüzünden.
Ve yine, geldiğimiz aşamada insanlar doğdukları yerlerde doyamıyor arkadaşlar, mevsimlik tarım işçisi olarak insani olmayan koşullarda sefalete sürükleniyorlar. Bakın, nedir mevsimlik tarım işçisi, ben buradan size söyleyeyim: Her yıl karnını doyurabilmek için dört beş ay boyunca bulundukları yerlerden göç etmek demektir. Nedir mevsimlik tarım işçisi olmak? Alın terinin karşılığını alamamak ve sefalet içerisinde yaşamak demektir. Nedir aslında tarım işçisi olmak? 45-50 derece kavurucu sıcaklarda, görüyorsunuz, kıldan çadırlarda yaşamak, tuvaletin olmadığı, hijyenin olmadığı koşullarda yaşamak demektir. Nedir mevsimlik tarım işçisi olmak? En az yılda 200-300 bin çocuğun okulundan edilmesi demek, eğitim hayatından koparılıp böylesi sefalete sürüklenmesi demektir. Nedir aslında mevsimlik tarım işçisi olmak demek? Yine, kasalar arkasında, aşırı derecede yüklenmiş kasalarda, yorganını, yastığını almış, insani olmayan koşullarda yola çıkmak demektir ve bu yolun sonunda ölüm de olabilir, yokluk da olabilir, sefalet de olabilir. Kısacası, mevsimlik tarım işçisi demek, bu ülkeyi doyuran ellerin yıllardır yoksulluğa, güvencesizliğe ve görünmezliğe mahkûm edilmesi demektir.
Bakın değerli milletvekilleri, seçim bölgem olan Urfa 11 milyon dönümlük tarım arazisine sahip ya, Türkiye'nin 3'üncü büyük tarım arazilerine sahip bir şehirden bahsediyoruz ama gelin görün ki her yıl binlerce insan mevsimlik tarım işçisi olarak göç ediyor. Rakamlar da var, 200-300 bin kişiden bahsediliyor arkadaşlar, aileleriyle birlikte milyonları buluyor ve gelin görün ki maalesef insani olmayan koşullarda, yokluk içerisinde yaşamak zorunda kalıyor. Defalarca buralardan ifade ettik fakat iktidar bunu gören bir yerde değil değerli arkadaşlar.
Bakın, geçtiğimiz gün, 12 yaşındaki Mehmet, Akçakale'den Antalya'ya doğru ailesiyle birlikte yola çıktı arkadaşlar. Tatile gitmedi Mehmet, Mehmet orada mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya gitti ve bir kanalda boğularak yaşamını yitirdi. Hatırlarsınız "Mevsimlik tarım işçileri tatile gidiyor." diyen bir AKP gerçekliği var karşımızda ve bunu diyenlere biz üç günlük mevsimlik tarım işçiliği tatil paketini öneriyoruz. Buyursunlar, bir gitsinler bakalım, hangi koşullarda orada çalışıyorlar, "tatil" dedikleri koşullar hangi koşullarmış bir görsünler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Geçtiğimiz hafta biz gittik, Ankara'da Balâ'daydık, yine Urfa'dan gelen mevsimlik tarım işçilerini ziyarete gittik. İnanın, arkadaşlar, elektrik yok, su yok, kıldan çadırlarda yaşıyorlar, mahremiyet yok ya, mahremiyet yok! Ama siz buna ne diyorsunuz? "Tatile gidiyor." diyorsunuz.
Biz buradan bir kez daha ifade ediyoruz, mevsimlik tarım işçiliği ve göçünden en çok mağduriyeti yaşamış bir kentin vekili olarak buradan söylüyoruz: Artık bu sorunları çözmek zorundasınız, bu sorunların üstesinden gelmek zorundasınız, gerekli yasal adım ve politikaları üretmek zorundasınız. Biz Meclisin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini ifade ediyoruz ve en nihayetinde bu önergeye de "evet" oyu vereceğimizi ifade ediyoruz.
Teşekkürler. (DEM PARTİ, Yeni Parti ve CHP sıralarından alkışlar)