GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:117
Tarih:29.07.2026

SİNAN ÇİFTYÜREK (Van) - Sayın Başkan, sayın vekiller; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün iki nedenle faili meçhul cinayetler üzerine konuşacağım, onlarla ilgili görüş ve önerilerimi sizinle paylaşacağım. Birincisi, Adalet Bakanı Sayın Gürlek'in "Faili meçhul cinayetler bürosunu kurduk, oluşturduk, bugüne kadar 28 tane dosyayı aydınlığa kavuşturduk, 680 dosya ise inceleme konusu." demesi üzerine. İkincisi, silahlar bırakıldı, bu çerçeve yasanın Meclise gelmesinin eli kulağında, bu nedenle bu faili meçhul cinayetler üzerine birkaç noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, cumhuriyet tarihi boyunca kim, hangi amaçla işlemiş olursa olsun bütün siyasal cinayetleri şiddetle lanetliyorum. Somutta Sabahattin Ali'den Gün Sazak'a, Kemal Türkler'den Hamit Fendoğlu'na, Vedat Aydın'dan Ape Musa'ya, Tahir Elçi'den Mehmet Sincar'a ve Uğur Mumcu'dan Çetin Emeç'e, Bahriye Üçok'tan Doğan Öz'e varana kadar işlenmiş olan bu cinayetleri şiddetle lanetliyorum, hepsini saygıyla anıyorum.

Şimdi, "siyasi cinayetler" denildiği zaman tabii ki Anadolu ve kürdistan coğrafyasına aynayı tutacağız ama esas itibarıyla bunun ağırlık merkezini hepimiz biliyoruz ki kürdistan kentleridir. Sadece şahsiyet olarak değil, şahıs ya da kişi olarak değil, aynı zamanda toplu katliamlar yaşanmıştır. Bunlara aynanın tutulması lazım ki bunların hemen hemen tamamı sivil, silahsız; ya bir "Nevroz" etkinliğinde ya herhangi bir haksızlığa karşı bir kentte yürüyüş yaparken, mesela Digor, mesela Cizre "Nevroz" etkinliği ya da Roboski'de olduğu gibi tamamıyla sivil, silahsız, halkın demokratik tepkisinin dile getirildiği sırada saldırıya uğramışlardır. Bu nedenle, komisyon hangi amaçla kurulursa aynanın bunlara tutulması lazım.

Sayın Bakanın atmış olduğu adım önemlidir ama eksiklidir; devlet merkezli yani Adalet Bakanlığı merkezli bir komisyon hakikatleri gerçek manasıyla orta yere koyamaz çünkü devlet bir biçimiyle taraftır onda. Taraf olduğunu size somut Sayın Demirel üzerinden aktarayım ben. Ne demişti Sayın Demirel? Hatırlarsınız, Tansu Çiller Başbakan iken "Elimizde PKK'ya yardım eden Kürt işverenleri listesi var, bunlar 60 kişi. PKK'yla mücadele edildiği gibi bunlarla da mücadele edilecektir." denmiş ve arkası yağmur gibi gelmişti. Malum, Sapanca-Gebze ve Hendek üçgeninde ki ona "ölüm üçgeni" deniyordu, orada sayısız cinayet işlendi. Sadece orada işlenmedi, paralelinde, aynı zamanda Kürt kentlerinde sayısız cinayet işlendi. Bunun üzerine Sayın Demirel'e soru sorulmuş, Sayın Demirel de ne demişti? Hatırlıyoruz hepimiz, bir itiraftı o. Demişti ki: "Devlet gerektiğinde rutinin dışına çıkar." Yani bu işlenmiş olan gerek kitle katliamlarında gerekse şahsi, bireysel katliamlarda, şahsi cinayetlerde devletin bir kanadı, bir kolu bir biçimiyle doğrudan ya da dolaylı olarak taraftır, işin içindedir. Bu nedenle bir araştırma komisyonu ya da hakikatleri araştırma komisyonu mutlaka kurulmalıdır. Bu komisyonda sağıyla, soluyla farklı siyasi görüşlerden, eğilimlerden insan hakları dernekleri, barolar, farklı cephelerden anneler yani gözyaşı döken annelerimiz, aynı zamanda Adalet Bakanlığından da bir temsilci olmalıdır. Meclis bunu gündemine almalı. İllaki önümüzdeki süreçte bu, Meclisin gündemine kaçınılmaz olarak gelecektir diyorum.

Son olarak, girilen süreç hakikaten zor bir süreç, kritik bir süreç. Bir bütün olarak bir dönem sorgulanacak ki Meclise geldiği zaman üzerinde konuşulacak bunun üzerine.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Burada hepimiz ama hepimiz annelerin gözyaşlarını döktükleri yakınının siyasi kimliğine bakmadan yani gözyaşı döken annenin oğlunun, kardeşinin, damadının, kızının siyasi kimliğine bakmadan meseleye bakmamız gerekir. Yoksa gerçekten kalıcı barış ve demokrasiyi bu topraklara getiremeyiz diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)