| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
YÖK Kanunu'nda değişiklik yapılması önerisiyle karşımızda bir teklif var. Üzülerek söyleyeyim, Komisyonda da söylemiştim, aslında akademik hayata ilişkin temel sorunları çözmekten uzak bir teklifle karşı karşıyayız.
Bakın, o günden bu yana, en son elime gelen bir banka dekontu göstereyim size. Yabancı uyruklu bir tıp fakültesi asistanı "maaş" adı altında kendilerine yapılan ödemenin dekontunu göndermiş, 17.905 lira. Bu ülkede, yabancı uyruklu tıp fakültesi asistanlarına "maaş" adı altında 17.905 lira verilirken bunun üstüne ek olarak verilen ödemelerin ortadan kaldırılması için bir teklifin karşımıza getirilmiş olması gerçekten kabul edilemez. Bu teklifin geri çekilmiş olmasını olumlu buluyoruz ama böylesine teklifler neden karşımıza getiriliyor, gerçekten bunu anlamak mümkün değil.
Değerli milletvekilleri, bu kanun kapsamında çok önemli düzenlemeler var ama akademisyenlerin beklediği, onların yaşam koşullarını ve refah düzeylerini artıracak herhangi bir düzenleme maalesef karşımızda yok. 14'üncü maddede vakıf üniversitesi tıp fakülteleri için bir düzenleme yapılıyor. Düzenlemenin ayrıntılarına girmeyeceğim ama öncelikle şunu söylemek isterim -bugün Sağlık Komisyonunda da konuştuk- vakıf tıp fakültelerinin birçoğunun ne öğrencileri ne de asistanları iyi yetiştiremediği ortada. Hatta TUS'u kazanıp bir vakıf üniversitesi tıp fakültesine gittikten sonra öğretim üyesi ve kliniği olmadığı için bir yıldır evde duran asistanlar var. Değerli milletvekilleri, böylesine kabul edilemez bir durum ortadayken ve beş yıllık bir süre verilmiş olduğu hâlde, şimdi bazı vakıf üniversitelerine tekrar hastane yapılması için yaklaşık yirmi aylık bir fiilî sürenin verilmesi gerçekten anlaşılabilir gibi değil. Üstelik şöyle de bir şey var, siz vakıf tıp fakültesi kurulması aşamasında bu üniversiteleri hastane yapmakla zorunlu kılmamışsınız, demişsiniz ki: "Herhangi bir hastaneyle afiliasyon yapın, bundan sonra öğrenci olmaya devam edin." Sonradan bu kuralı getirmişsiniz, kuralı getirdiğiniz birçok tıp fakültesinde de bu kurala maalesef uyulmamış.
Bakın, Sayın YÖK Başkanının Sağlık Komisyonunda yaptığı sunumdan size bazı rakamlar vereyim; burada YÖK Başkanımız yok ama YÖK'ten arkadaşlarımız var. Kendisi bize yaptığı sonunda dedi ki: "Türkiye'de 34 tane vakıf tıp fakültesi var. Bunlardan yalnızca 11 tanesinin hastanesi var. Bir tanesi 500 yatağın üstünde olmak üzere, bazıları 200 yatak civarında." Peki, geri kalanları? Geri kalanlarının bazıları ya var olan bir özel hastaneyi satın alabilmek için ya da kendisi bir hastane kurabilmek için beş yıllık süreyi geride bırakmışlar ve henüz bu işlem gerçekleşmemiş. Çok ilginç bir şey söyleyeyim size: Bu vakıf tıp fakültelerinin 4 tanesinde ise -aynen, YÖK Başkanının bize gösterdiği sunumdan söyleyeyim- süre içerisinde uygun belgeler sunulmamıştır. Bir tanesini örnek vereceğim şimdi: Bu uygun belgeler sunmayan vakıf tıp fakültelerinden bir tanesinin afiliye olduğu hastanenin adı Özel Avcılar Hastanesi. Bu ad bir yerden size tanıdık geliyor mu? Yenidoğan çetesi kapsamında kapatılan, kapısına mühür vurulan hastaneden söz ediyorum. Peki, başka ilginç bir şey göstereyim size: Böylesine bir durum olduğu hâlde -YÖK Atlas'a bakın- bu vakıf tıp fakültesine bu sene 153 tane kontenjan ilan edilmiş. Değerli arkadaşlar, bu kadar büyük sorunlar varken bu sorunlar masaya yatırılmadan, vakıf üniversitelerinin yeterliği ve niteliği tartışılmadan onlar için yeni bir kaynak yaratmak kesinlikle kabul edilemez. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Buradan bir kez daha bunun altını çizmek isterim. Üstelik, "vakıf üniversiteleri" dediğimiz zaman, bakın, vakıflarda çok ciddi bir akademik kıyım var, yüzlerce öğretim üyesinin işine son verilmiş durumda, burada buna ilişkin herhangi bir düzenleme yok. Ayrıca, vakıf tıp fakültesi ücretleri uçmuş durumda değerli hocam, bunları geçen gün konuştuk. Rakamlara bakın: En düşüğü yıllık 1 milyon 980 bin lira, 3 milyon 740 bin liraya kadar vakıf tıp fakültesi ücretleri var. Buradan YÖK Başkanına sorduk, yanıt vermedi ama bir kez daha söyleyelim: Hani vakıf ücretleri yıllık TÜFE miktarını aşmayacaktı? TÜFE miktarının 2 katından daha fazla bir ücretlendirme söz konusu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Hocam, buyurun, devam edin.
KAYIHAN PALA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Türkiye'de öğrencileri vakıfta okumak zorunda bırakan sistemi tartışmadan, bu kadar fahiş hâle gelmiş ücretleri masaya koymadan, akademik kıyımları önleyecek bir mekanizmayı tartışmadan YÖK'le ilgili bir düzenlemenin yapılması kabul edilemez. Ayrıca, bu maddedeki hastanelerin hangi vakıf tıp fakültelerine ait olduğuna ilişkin sorularımıza da bugüne kadar yanıt verilmemiştir. Gerçekten, örneğin, eski Sağlık Bakanının sahibi olduğu söylenen Ankara'daki Medipol Üniversitesi için mi bir özel düzenleme yapılmaktadır, yoksa başka üniversiteler için mi, bunun olup olmadığına ilişkin bile bir yanıt verilmemektedir. Bu kadar şeffaflıktan uzak ve bu kadar ihtiyaca yanıt vermeyen bir düzenlemenin karşımıza getirilmiş olmasını doğru bulmuyoruz. Bu yüzden de bu yasa teklifine karşı olduğumuzu söylemek isterim.
Hepinize saygılar sunarım. (Yeni Parti, DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)