| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 30.07.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL ARSLAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Kamu varlıklarına ilişkin alınan kararlar yalnızca bugünü değil, devletimizin geleceği ve gelecek nesiller hakkını da ilgilendirmektedir. Bu nedenle devlet bütçe sıkışıklığında satacak mal arayan bir tüccar gibi değil, milletin emanetini koruyan bir anlayışla hareket etmek zorundadır. Dolayısıyla bugün cevaplanması gereken temel soru şudur: Kamu varlıkları gerçekten kamu yararı gözetilerek mi satılıyor, yoksa bütçedeki geçici açıkları kapatmak için mi elden çıkarılıyor? Eğer amaç bütçedeki geçici sıkıntıları gidermek ise şunu da açıkça belirtmek zorundayız: Milletin taşınmazlarını satarak elde edeceğiniz gelirle artan faiz giderlerinin çok küçük bir kısmını dahi karşılayamıyoruz. İşte, bu nedenle özelleştirme süreçlerinin tüm yönleriyle araştırılması büyük önem taşımaktadır.
Nitekim son yıllarda uygulamalara baktığımızda bunun en somut örneklerinden biri de Ankara'da karşımıza çıkmaktadır. Etlik Şehir Hastanesinin çevresine bir göz atalım, kupon arazi hepsi, gözden geçirelim. Bölgede Antares Alışveriş Merkezi, çok sayıda yüksek blok. Buranın hemen karşısında yine kamuya ait bir arazi, belediyeye ait bir arazi borç karşılığında birilerine verilmiş, 3 bin konut, 137 ofis ve 95 dükkân yapılmış. "Merkez Ankara" diye bir yer var, yüzlerce yüksek blok. Tesadüfe bakın ki yeni Ankara Adliyesi de aynı bölgeye taşınıyor ve inşaatı hızla devam ediyor. Yine, aynı bölgede, GATA'nın tam karşısında, Zübeyde Hanım Hastanesinin bulunduğu arazi de birilerine tahsis edildi, çok yüksek bloklar yapılacak. Bununla birlikte Varlık Mahallesi'nde Karayollarına ait arazi de yine satıldı, gökdelen ve alışveriş merkezi yapılmak üzere müteahhitlere satıldı. Rant söz konusu olunca bu bölgenin trafik sorunu, altyapısı ne olacak kimsenin gözü görmüyor. Ondan sonra Ankara'da trafik ne olacak?
Değerli milletvekilleri, ülkemizin bu talan anlayışı yirmi dört yıldır bitmedi. Hatırlayalım, geçmiş yıllarda PETKİM'i sattık, demir çeliği sattık, şeker fabrikalarını sattık, TEKEL'i sattık, limanları sattık, otoyolları teker teker sattık; zarar kamunun oldu, kâr ve rant AK PARTİ'li sermayelerin oldu. "Gelirleriyle faiz borçlarını kapatmak istiyoruz." gibi bir anlayış var; bu mümkün değil. 2025 yılında faize ayda 171,2 milyar, günde 5,6 milyar, saatte 235 milyon; toplam 2 trilyon 54,4 milyar faiz gideri ödendi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - Sat-harca-yeniden sat mantığı üzerinde kurulamaz. Dolayısıyla hepimizin cevaplaması gereken soru şudur: Bu özelleştirmeler, kamu kurum ve taşınmazlarının satışı gerçekten ülkemize uzun vadeli ekonomik güç mü kazandırdı yoksa kamu gelirlerini azaltan geçici finansman yöntemleri olarak mı kaldı? Ayrıca, istiyoruz ki milletin malı üzerinde yapılan her tasarruf şeffaf olsun, satış gerekçeleri, diğer tespitler ve elde edilen gelirlerin nerelere kullandığı milletimizle de paylaşılsın. Bu düşüncelerle, söz konusu grup önerisini destekliyoruz.
Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)