GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:30.07.2026

KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Değerli milletvekilleri, 15'inci maddede yer alan terör örgütlerine "iltisakı yahut bunlarla irtibatı" ifadesi benzer durumda bulunan öğrenciler arasında objektif ve makul bir ölçüte dayanmayan sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. "İltisak ve irtibat" kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir. Yakın geçmişte özellikle olağanüstü hâl döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler yapıldığı, bu işlemlerin eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğu bilinmektedir. Eğitim ve öğretim hakkıyla eşitlik ilkesi birlikte değerlendirildiğinde yükseköğretime yeniden dönüş hakkının bu denli belirsiz bir ölçüte dayandırılması son derece sıkıntılı bir durum açığa çıkarmaktadır. Teklifte yer alan bu "kapsam dışı bırakma" hükmü temel haklar bakımından değerlendirilmelidir. Eğitim hakkı demokratik toplumun temel güvencelerinden biridir ve bu hakkın sınırlandırılması ancak açık, belirli ve ölçülü kurallarla hükmedilebilir. Düzenlemede yer alan "iltisak ve irtibat" kavramları ise uygulamada uzun yıllardır hukuki belirlilik bakımından tartışmalara konu olmakta, kesinleşmiş mahkûmiyet kararına dayanmayan idari değerlendirmelere de temel oluşturabilmektedir. Yakın geçmişte özellikle olağanüstü hâl döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiği bu işlemlerin eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğu bilinmektedir. "İrtibat ve iltisak" kavramı bize OHAL döneminden kalan bir miras gibi her keyfî uygulamanın içine, ucuna iliştirilen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, bir KHK'li öğretmen olarak benim de dosyamda Emniyetten istenen dosyamda "irtibatlı ve iltisaklı" diye pek çok örgüt saymışlar, hiç alakası olmayan örgütlerden biri de FETÖ örgütü. Vallahi bilmiyorum, AKP'nin içinde olabilir ama bizim partimizde FETÖ'yle irtibat ve iltisak söz konusu değildir. Ancak, oradan bir şey bulamamışlar, buradan bir şey bulamamışlar "Onu da koyalım, bunu da koyalım." diye FETÖ'yle, yok PKK'yle, yok şununla diye irtibat ve iltisak kavramları üzerinden açık olan bir dosyam dahi olmadığı hâlde KHK'yle ihraç edildim hâlâ dosyam Danıştayda. Bu şekilde, biz benzer bir durumun, bu keyfîliğin öğrenci affında uygulanmasının önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Burada, AKP adına çıkıp konuşan milletvekili "Anlaştık, pürüzleri kaldırdık." dedi. Hayır, biz Komisyonda da bu maddeye itirazlarımızı dile getirdik, kesinlikle bu kavram çıkarılmalı eşitlik ilkesi açısından.

Bir diğer sorunlu nokta ise, kanun çıktıktan sonra dört ayla sınırlandırılıyor başvuru süresi. Bu dört ay içinde on binlerce öğrencinin bu kadar kısa bir sürede haberi olacak, başvuracak, gerek şartları sağlayacak bunun da sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyoruz hem bu kanun maddesinden irtibat ve iltisak kavramı çıkarılmalı hem de başvuru süresi uzatılmalıdır. Ancak eğitim öğretim hakkının kısıtlanmasıyla ilgili en önemli sorun ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk, yüksek kira bedelleri, artan ulaşım ve yaşam maliyetleri ve bunun yanında yetersiz burs ve kredi olanaklarıdır. Kiraların artış oranına baktığımızda, yanı sıra kredilerin, bursların artış oranına baktığımızda birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan makasın git gide açıldığını görmekteyiz, bu makasın kapatılması gerekiyor. Bu teklifle, öğrenci affından faydalanmak isteyen pek çok öğrencinin ekonomik sorunlar yüzünden faydalanamayacağının farkındayız. Bunlardan en önemlisi barınma hakkıdır. İlim olan İstanbul'da kiralar git gide artmaktadır ve öğrenciler yurtlarda yer çıkmadığı zaman... Ki şu an güncel rakamları vereyim ben size: Yükseköğretimde toplam 7 milyon öğrenci var ancak 1 milyon öğrenciyi karşılayacak kamu yurdu olanağı, barınma olanağı var. Kamusal barınma olanaklarının öğrenciler açısından artırılması gerekliliğinin kesinlikle altını çiziyoruz. Burs ve kredi oranlarının da tekrar güncel olarak değerlendirilmesi ve artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kalıcı çözüm ancak eğitim öğretim hakkının eşitlik ilkesi temelinde bütün insanlar için faydalanılabilecek bir noktaya getirilebilmesi için, ekonomik meseleleri ele almadan, bu konularla ilgili kalıcı çözümler ortaya koymadan bu affın da karşılığı olmasının sıkıntılı olacağını görüyoruz ve mutlaka bu konuyla ilgili de biz zaten Komisyonda da dile getirmiştik, "İlgili ek maddeler olmalı." diye önerilerimizi de yapmıştık. Kalıcı çözüm kamusal yurt kapasitesinin artırılması, barınma desteklerinin güçlendirilmesidir; kalıcı çözüm belirli dönemlerde çıkarılan af düzenlemeleri değil, öğrencileri eğitimden uzaklaştıran yapısal sorunların ortadan kaldırılmasıdır. Af gibi kavramları da genelde pek sevmiyoruz, bir kibir ve ego barındırdığını düşünüyoruz, "Kim kimi affediyor?" diye düşünüyoruz. Bütün öğrencilerin, eğitim hakkından mahrum kalan, her ne nedenle olursa olsun eğitim hakkından mahrum kalan öğrencilerin eğitim hakkını savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.

Kimse sizi affetmiyor, siz hakkınızı kullanacaksınız arkadaşlar, hepinizi partim adına selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (DEM PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)