GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:30.07.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; YÖK kanununu konuşuyoruz. Bu vesileyle gençlerin problemlerini tekrar dile getirme ihtiyacı hissediyorum. Sadullah Bey'in bıraktığı yerden ben de serzenişime devam etmek istiyorum aynı zamanda.

Önce sormamız gereken soru şu: Her genç üniversite okumalı mı? Bugün Türkiye'de 8,5 milyon lisans öğrencisi var. "Her ile üniversite" projesiyle beraber aslında sözde "Üniversiteleri milletin ayağına götürdüm." derken diğer sorunları, sosyal, psikolojik sorunlarını, sonuçlarını maalesef hesap edemediğinizi görüyoruz. Türkiye'de nüfus 86 milyon, lisans öğrencisi 8 milyon ve Türkiye 16'ncı büyük ekonomi; Fransa'da nüfus 70 milyon, öğrenci sayısı 3 milyon, Fransa 7'nci büyük ekonomi; Almanya'da nüfus 85 milyon, öğrenci sayısı 2,9 milyon, Almanya 3'üncü büyük ekonomi; İtalya'da nüfus 60 milyon, öğrenci sayısı 1,9 milyon, 8'inci büyük ekonomi; İran'da nüfus 93 milyon, öğrenci sayısı 3,5 milyon; Suudi Arabistan'da nüfus 35 milyon, öğrenci sayısı 2 milyon; Türkiye'de 8,5 milyon. Şimdi "8,5 milyon üniversite öğrencimiz var." diyerek bunu bir başarı hikâyesine çeviriyorsunuz ama birazdan sayacağım sosyal ve psikolojik sonuçlarıyla beraber nasıl mücadele edeceğinizi bilmiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, şu anda ev gençlerinin sayısının gittikçe arttığını görüyoruz. "6,5 milyon." diyen var "5 milyon." diyen var "7 milyon." diyen var, bunların içerisinde 1,3 milyon üniversite mezunu çocuğumuzun olduğunu söyleyenler var. Bu istatistikler neticesinde, üniversite mezunu hâline getirdiğiniz gençlerimizin ev gencine dönüştüğünü göremiyorsunuz. Uyuşturucu kullanımının gençler arasında yaygın olmasının sebepleri nelerdir? Şimdi, bir gence önce üniversiteye yönlendirip ondan sonra eline "işsizlik sertifikası" diye bilinen diplomayı verdikten sonra o gencin hayallerini gerçekleştirecek zemini oluşturamazsanız bu çocuğun sosyal ve psikolojik açıdan kendisini nereye yerleştireceğini bilemezsiniz. Uyuşturucu kullanımı ile mezun sayısının artışı arasındaki korelasyon nedir, bunu doğru bir şekilde takip etmeniz gerekir. Peki, Türkiye'de ara eleman sıkıntısının sebepleri nelerdir arkadaşlar? Şu anda sanayiye gidin, Antep'e, Kayseri'ye, İstanbul'a gidin, herkesin dert yandığı bir şey var, diyorlar ki: "Ara eleman bulamıyoruz." ama siz de diyorsunuz ki: "İş var, çalışan yok." Şimdi, bir taraftan "İş var, çalışan yok." diyorsunuz, diğer taraftan gençlere "İlla üniversite oku, üniversite okumazsan adam değilsin." diyorsunuz. Sonra bu arada kalan gençlere gelecekle ilgili bir çözüm bulamadığınız için bu sefer ara eleman sıkıntısı yaşayan sanayinin dertlerini çözmekten de maalesef acizsiniz arkadaşlar.

Şimdi, hani bazen karikatürler olurdu, fotoğraflar olurdu "İki resim arasındaki 7 farkı bulun." diye. Arkadaşlar, atanamayan öğretmenler ile sözleşmeli öğretmenler arasındaki 7 farkı bulun lütfen. Bir ülkede atanamayan öğretmen olur mu? Atanamayan öğretmenin olduğu yerde sözleşmeli öğretmen nasıl olur arkadaşlar? Bu ikisi arasındaki farkı nasıl izah edeceğiz? Ve üniversite sonrası hani önümüzdeki yılları "Aile Yılı" ilan ettiniz, gençler kendilerine göre "Üniversite eğitimimi tamamlayayım, iş bulayım, iş bulduktan sonra aile kurayım." diye böyle bir beklenti içerisine bir planlama içerisine giriyorlar. Peki, üniversite sonrası iş bulamadığı için atıl kalan, ev gencine dönüşen, kendi geleceğini kurmaktan aciz olan gençlerimizin aile kuramama neticesinde karşı karşıya kaldığımız sosyal sorunların sonuçları nelerdir? Bununla ilgili bir istatistik var mı elinizde? Ayrıca nüfus artış hızıyla ilgili sürekli açıklamalar yapıyoruz: 1,41'e düştü, 1,51'e düştü. İşte 2,18 nüfusun kendisini yenileme oranı vesaire. Şimdi, bu ortamda, gençleri bu noktaya getirirseniz, gençler bir çıkış bulamazsa, gençler geleceklerinden ümidini keserlerse siz aileyi de sanayiyi de gençleri de ülkenin geleceğini de koruyamaz, kurtaramazsınız arkadaşlar.

Ayrıca, her ile üniversite açma stratejisi ilk baştan böyle, insanların, o illerde yaşayan vatandaşlarımızın hoşuna giden bir şeydi. Niye?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Çünkü aynı zamanda bu üniversiteler o illere ekonomik bir katkı sağlayacak. Siz aslında üniversite açmakla şunu söylediniz: "Biz, sanayi, teknoloji yatırımlarını o illere götüremediğimiz için kısa vadede o bölgedeki esnafa ekonomik katkı olsun diye üniversite açıyoruz." Bunun açıklaması budur.

Son olarak da şunu ifade edeyim: Gençler aidiyet hislerini neden kaybediyor? Partili kimliklerden bağımsız söylüyorum, ister AK PARTİ'li, ister CHP'li, ister Yeni Parti'li, ister Saadet Parti'li fark etmez; hangi evladımıza mikrofon uzatsanız çocuklarımız diyorlar ki: "Yaşamımızın kalan kısmını Kanada'da, Almanya'da, Avrupa'da, şurada, burada geçirmek istiyoruz." Bunu sadece dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla açıklayamazsınız. Burada yapılan yanlışlar var. Vakit henüz erken ve mutlaka zararın neresinden dönersen kârdır mantığıyla hareket edilmeli diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)