| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Yeni Parti Grubu adına sizleri, milletimizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
İki ay önce burada, kürsüde konuştuğumda "Bir müddet ayrı kalabiliriz." demiştim ama daha güçlü bir şekilde, milletimizin desteğiyle Mecliste milletimizin huzurundayız; onun mutluluğunu yaşıyorum.
İki ayda ne değişti? Bir bakıyorum, temmuz ayında Meclis kapanacaktı, ağustos ayındayız. Eylülde, ekimde de çalışalım, günde on iki saat çalışalım ama milletin gerçek sorunlarını tartışıp çözelim burada.
Bakın, enflasyon oranları açıklandı. Ben de ekonomiyle, yoksullukla, yoksunlukla, yüksek enflasyonla sözlerime başlamak istiyorum: Şimdi, temmuz ayında TÜİK 1,78 aylık, yıllık 31,75 enflasyon oranlarını açıkladı. Oysa iktidarın en büyük hedefi yıl sonu yüzde 16'ya düşürmekti enflasyonu; bugün bu rakamlarla bunun imkânsız olduğunu görüyoruz.
Bakalım, bu enflasyon oranlarıyla asgari ücretteki erime 5.576 lira; memur aylığında 8.300 lira artış olmuştu, 1.250 lirası bu ay gitti. Bunları konuşamıyoruz, bunları tartışamıyoruz. Meclis belki ağustos sonuna kadar çalışacak, bunlarla ilgili hiçbir veri yok. Bakın, sürekli olarak enflasyonun, ekonominin düzelmesinden bahseden bir iktidar Venezuela, İran, Güney Sudan ve Arjantin'den sonra yüksek enflasyonda dünyada 5'inci. Bunu kim çözecek? Bu Meclis çözecek, iktidar çözecek ama maalesef ki bundan başka her şeyi konuşuyoruz. Özellikle, TÜİK mi belirliyor bunu, çarşı pazar mı belirliyor? Lütfen, lütfen bir daha söylüyorum, pazara gidin, çarşıya gidin, insanları dinleyin. Çiftçi isyanda. Mesela, 11 liraya sattıkları havuç ki "Zarar ediyoruz." diyor, markette 62 lira. Ben merak ediyorum, yolda bunu altınla mı kaplıyorlar? Ya da 7 lira olan maydanoz 22 lira markette. Biz bunları çözebiliyor muyuz? Bakın, bunlarla ilgili defalarca araştırma önergesi verildi, kanun teklifleri verildi, dinlenmedi. Gıda enflasyonunda Avrupa'da 1'inciyiz, dünyada ilk üçteyiz ve bunları çözmüyoruz, birikmiş yasalar var, uluslararası anlaşmalar var, var, var, var, var, var, var, milletle ilgili hiçbir şey yok maalesef ki. Şimdi, açlık sınırı 37 bin lira olmuş, 28 bin lira asgari ücret, 23 bin lira en düşük emekli maaşı. Biz neyi konuşuyoruz? Bunlarla ilgili verilen araştırma önergeleri maalesef ki reddediliyor, bakın, konuşulmuyor. 25 milyon insan icrada. Bu ülkede 1 milyon 200 bin atanamayan öğretmen var, evladımız var. Bu enflasyona göre İstanbul ve Ankara'da ortalama kira 25 bin lira, insanların kirası 35 bin lira olacak, asgari ücretin de emekli maaşının da üzerinde, bunları konuşmuyoruz. Huzurevlerinde emekliler sıraya girmiş, sıraya. Huzurevlerine sığınıyor bu ülkenin emeklisi ama biz bunları konuşamıyoruz. Bu Meclis neyi konuşuyor, neyi tartışıyor? Neden temmuzdan ağustosa, eylüle kadar çalışıyoruz; millet için mi, insanların sofrası için mi, emekli için mi, atanamayan öğretmen için mi, barınma sorunu için mi, beslenme sorunu için mi; biz niçin buradayız arkadaşlar? Hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey değişmiyor; birikmiş, biriktirilmiş, sipariş edilmiş yasaları burada tartışıyoruz. Olmaz.
Bakın, çok üzüntü verici bir durum; yirmi üç gündür er gaziler, şehit erlerin aileleri nöbet tutuyor, haklarını istiyor, üç gündür açlık grevinde, bir gazimiz kalp krizi geçirdi ve yaşamını yitirdi, iki kişi hastaneye kaldırıldı. Buna kulaklarımızı kapatmışız. Ve bunun üzerine bir kanun teklifi getiriyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ama maalesef ki şehitlerin, gazilerin isteklerinden çok uzak. Bakın, biz de bir kanun teklifi verdik Yeni Parti olarak; şehit yakınları ve gaziler için Ne istemişiz? "Şehit anne ve babalarına bağlanan aylık en az net 1 askeri ücret olsun." demişiz. "TOKİ'den ev verin, faizi almayın." demişiz. "Çocuklarına eğitim yardımında bulunun." demişiz. "Araba verin, ÖTV almayın." demişiz. Çok şey mi istemişiz? Yarın o kanunu Komisyona getirmenize gerek yok, Yeni Parti kanun teklifini verdi; haydi! Ya, bari bunu yapın. Bu, Meclis için utanılacak bir durumdur. Dibimizde, Güvenpark'ta yirmi üç gündür bu ülkenin şehit yakınları, gazileri eylem yapıyor, içlerinden birisi kalp krizi geçiriyor, yaşamını yitiriyor, daha Komisyona gelmiyor, Komisyona gelen yasa teklifi de göstermelik bir yasa teklifi. İşte, bunları konuşamıyoruz. Neyi konuşuyoruz? Birikmiş uluslararası anlaşmaları. Neyi konuşuyoruz? Bugüne kadar hiçbir şekilde uzlaşma yapmadıkları suça sürüklenen çocuklar için yasayı, Kızılay yasasını ya da diğer yasaları. Oysa bir planlama olmalıydı, bu planlama içerisinde düzgün bir şekilde bunların hepsi temmuz ayında bitmeliydi. Ha, madem çalışıyoruz temmuz, ağustosta, gelin, gerçekleri konuşalım, milletin sorunlarını konuşalım, halkın sorunlarını konuşalım ve bunları konuşmadığınız için de konuşamadığınız için de maalesef ki milletin yüzüne bakamıyorsunuz, milletin karşısına çıkıp hesap veremiyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, huzurevleri dedim, bakın. İnsanlar huzurevlerinde sıra bekliyor ama maalesef ki bu ülkede cezaevleri adliyelerden huzurevlerine, sosyal yardıma fırsat gelmiyor. Şimdi, soruyorum, bunu bir sıraya koymuşlar, huzurevleri için yönetmelik çıkarmışlar, kaç ayda, kimlerin, ne şekilde yararlanacağını söylüyorlar ama şunu göremiyorlar: Bu ülkede huzurevine başvuru sayısı neden kat kat arttı son yıllarda? İşte, ülkeyi bu hâle getirdiniz. Emeklisi huzurevinde, emeklisi çocuğunun yanında, birkaç emekli aynı evde barınmak zorunda; bu gerçekleri konuşamıyoruz ama bu Meclisin görevi, muhalefetin görevi, bizlerin görevi, bundan sonra Yeni Parti'nin görevi, milletin sorunlarını bu Mecliste tartışmaktır.
Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)