| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
MEHMET SAİT YAZ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin barış ve huzuru açısından Diyarbakır'ın tarihsel ve sosyolojik konumu üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Diyarbakır, Anadolu ile Mezopotamya'nın buluştuğu, binlerce yıllık devlet geleneğinin, medeniyetlerin ve farklı kültürlerin kesiştiği kadim bir şehirdir. Bu şehir, tarih boyunca sadece coğrafi bir merkez hâline gelmemiş, aynı zamanda siyasal, ekonomik ve kültürel etkileşimin de merkezi olmuştur.
Ülkemiz, terörden arındırılmış, huzurun ve güvenin hâkim olduğu bir gelecek inşa etme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Bu nedenle, Diyarbakır'ın taşıdığı anlam sadece bölgesel değil ulusal ölçektedir. Diyarbakır uzun yıllar boyunca terörün sosyal, ekonomik ve insani maliyetlerini en ağır bir şekilde yaşamasına rağmen kardeşliğini bozmamış; devletine, milletine ve ortak geleceğine olan inancını korumayı başarmıştır. Artık çatışmanın dili yerine siyasetin, şiddetin yerine demokratik mücadelenin, korkunun yerine güvenin hâkim olduğu bir dönemin kalıcı hâle gelmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bunun yolu da vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini güçlendiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, kalkınmayı hızlandıran ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaları kararlılıkla sürdürmekten geçer.
Değerli milletvekilleri, Diyarbakır'ın dinî ve sosyolojik yapısı bize önemli bir gerçeği göstermekte ve Türkiye için bir rol model teşkil etmektedir çünkü bu şehir farklı kimliklerin, farklı kültürlerin ve farklı inançların asırlardır bir arada yaşayabildiği güçlü bir toplumsal hafızaya sahiptir. Bu birikim ayrışmanın değil ortak yaşamın ve ortak geleceğin en önemli dayanaklarından biridir. Ancak kalıcı barışın yalnızca güvenlik politikalarıyla sağlanamadığı aşikârdır. Bugün herkesin rahatlıkla iş imkânına sahip olduğu, çiftçinin daha ucuz üretebildiği, sanayicinin daha fazla yatırım yapabildiği, üniversitelerin bilim ve teknoloji ürettiği, kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katkı sağladığı bir Diyarbakır'ın inşası barışı daha kalıcı bir hâle getirecektir.
Değerli milletvekilleri, Diyarbakır'ın tarihî surları, Zerzevan Kalesi, Salâhaddin Camisi, tarihî kiliseleri ve Hevsel Bahçeleri, bu kadim medeniyetimizin mirası yalnızca geçmişimizi değil, geleceğimizi de temsil etmektedir. Bu tarihî mirasın turizm, kültür ve ekonomiyle buluşturulması bölgenin refahına ve Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bugün siyasi partiler, STK'ler ve toplum olarak hepimize düşen görev farklı düşüncelerimizi demokratik zeminde ifade ederken milletimizin birlik ve beraberliğini güçlendirecek ortak bir dil geliştirmektir çünkü bu ülkenin kazancı da kaybı da ortaktır. Bu vesileyle, Diyarbakır'ın huzuru Türkiye'nin de huzurudur, Diyarbakır'ın kalkınması Türkiye'nin de kalkınması demektir.
Toplum olarak geçmişimizin acılarından, geçmişin acılarından hep birlikte ders çıkarmalıyız çünkü geleceğimizi geçmişin yüküyle değil, ortak umutlarımızla inşa etmek zorundayız. Terörün yerine demokrasinin, ayrışmanın yerine kardeşliğin, umutsuzluğun yerine umudun ve kalkınmanın konuşulduğu bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Bu vesileyle, barışın, kardeşliğin ve ortak yaşam bilincinin inşasında Diyarbakır'ın kozmopolit yapısı bu sürece örnek teşkil edeceğine inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)