GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

MHP GRUBU ADINA KONUR ALP KOÇAK (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 289 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlarken cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm millî mücadele kahramanlarımızı saygıyla yâd ediyor, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize, ailelerine ve şehit yakınlarına esenlik içerisinde uzun, hayırlı ömürler diliyorum.

Sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler güçlü Türkiye'nin ancak güçlü bir orduyla mümkün olduğuna inanıyor, güçlü ordunun temin edilebilmesi için de askerî personelin geleceğe güvenle bakabilmesi, görevini huzur içinde yerine getirebilmesi ve görevinden emeklilik, maluliyet ya da herhangi bir sebeple ayrılsa dahi devletinin her zaman yanında olduğunu hissedebilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ordu mensuplarımızın, şehit aileleri ve gazilerimizin mali ve sosyal haklarının geliştirilmesi yönündeki teklifleri şimdiye kadar desteklediğimiz gibi bundan sonra da destekleyeceğimizi, eksik kalan ya da önümüzdeki dönemlerde neşet eden ihtiyaçların gerektireceği ilave düzenlemelerin takipçisi olacağımızı da bu vesileyle kayda geçirmek istiyoruz.

Şehit ve gazilerimiz başta olmak üzere askerî öğrencilerimizden emeklilerimize, erlerimizden generallerimize şanlı Türk ordusuna hizmet veren asker olsun, sivil olsun herkesin kutsal bir vazife yürüttüğüne inanıyor, onların hakkını ödemenin mümkün olmadığını savunuyoruz. "Ölürsem şehit, kalırsam gazi." şiarıyla hareket eden kahramanlarımızın canları pahasına ifa ettikleri görevin maddi karşılığını ölçmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Rütbesi, unvanı, görevi ne olursa olsun tüm ordu mensuplarının ve emeklilerinin, şehit yakınları ve gazilerimizin müreffeh bir hayat sürdürmeyi fazlasıyla hak ettiklerinden zerre kadar şüphe etmiyoruz. Bu çerçevede, görüşmekte olduğumuz kanun teklifiyle grubumuz tarafından daha önce birçok kez dile getirilmiş olan, seçim beyannamelerimizde de temas ettiğimiz bazı sorunların giderildiğini, şehit yakınları ve gazilerimizin refahını artırmaya yönelik olumlu adımlar atıldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz.

Söz konusu kanun teklifinde tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarın asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin yüzde 25 artırılması, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarının yükseltilmesi, terörle mücadele sırasında yaralanmış olmalarına rağmen mevzuat gereği şimdiye dek malul sayılmamış olanlara ilk defa aylık bağlanıyor olması, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü sırasında yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul sayılmayan veya derece tespiti yapılamayanlara aylık bağlanması gibi önemli düzenlemeler yer almaktadır. Şehit yakınları ve gazilerimizin refahını nispeten artıracak bu düzenlemeleri desteklemekle birlikte şehitlik ve gazilik ünvanıyla müşerref olan kahramanlarımızın hayat standartlarını geliştirmeye yönelik daha birçok ilave düzenlemenin hayata geçirilebileceğini de düşünüyoruz.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin veciz ifadeleriyle "Bizim için gazilik, kahramanca bir mücadelenin ömür boyunca taşınacak onur ve övünç madalyasıdır." Kolunu, bacağını verse de vatanını vermeyen; gözünü, kulağını kaybetse de bayrağını kaybetmeyen; cesaret timsali bir kahramanımızın aldığı yararının şiddetine ya da maluliyet derecesine bakarak gazi sayılıp sayılmayacağına karar verilmesi bize göre manevi, vicdani ve ahlaki açıdan doğru değildir. Bu sebeple kanun teklifiyle aylık tazminat gibi bazı yeni haklara erişen, malul sayılmayan terörle mücadele kahramanlarına yaralanma derecesine bakılmaksızın "gazilik" unvanı mutlaka verilmelidir. Zira bizler için "şehitlik" ve "gazilik" para, pul, makam meselesi değil şan, şeref ve haysiyet meselesidir. Bu düzenlemelere ilaveten şehit yetimlerinin tamamına istihdam hakkının getirilmesini, şehit ana ve babalarına birer asgari ücret olmak üzere toplam iki asgari ücret tutarında aylık ödenmesini, ÖTV'siz araç alımı hakkından gazilerimizin de yararlanabilmesini, terör eylemleri sonucunda yaralanmış olan öğretmen, doktor, hemşire gibi kamu personelinin tamamına "gazilik" unvanının verilmesini, şehitlik ve gazilik tanımlarını da içeren şehit yakınları ve gazilerin haklarını düzenleyen bütüncül, kapsamlı bir kod kanun çıkarılmasını, bu kanunu ve benzer düzenlemeleri hayata geçirmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinde "şehit yakını ve gaziler komisyonu" adında daimi nitelikte bir ihtisas komisyonu kurulmasını gerekli görüyoruz.

Terörle mücadele görevlilerinin doğası gereği yaralanmaların yalnızca silahlı çatışma esnasında meydana gelmediğini dikkate alarak eğitim faaliyetleri, olay yerine intikal, mevzi değiştirme, siper alma ve ateşten korunmaya yönelik manevralar sırasında meydana gelen yaralanmalara maruz kalan personelin de 2330 sayılı Kanun kapsamına alınmasının isabetli olacağını düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, ordusunu peygamber ocağı olarak nitelendiren Türk milleti için şehitlik ve gazilik makamlarının müstesna bir anlam ve önem taşıdığı tartışmasızdır. Bize göre bu yüce makamlar eşsiz bir fedakârlığın vatan sevgisinin ve millet uğruna canını ortaya koyabilme cesaretinin en yüksek nişanesidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler vatan uğruna canını ortaya koyan şehitlerimizin kutsal emanetlerine sahip çıkmayı, şehit yakınlarıyla gazilerimizi en iyi şartlarda yaşatabilmeyi Türk töresinin, İslam inancının ve Anayasa'mızın bizlere yüklediği millî ve ahlaki bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bize göre devlet şehidinin geride bıraktığı ailesini hiçbir zaman yalnız hissettirmemeli gazisine de fedakârlığının unutulmadığını her fırsatta göstermelidir. Bugün kabul edeceğimiz bu kanunun daha kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük edeceğinden, şehit yakınları ve gazilerimizin karşılaştıkları idari, hukuki, mali ve sosyal sorunların bütüncül bir yaklaşımla ele alınıp en kısa sürede giderileceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Acılarını yüreğimizde taşıdığımız şehit ve gazilerimizin haklı beklenti ve talepleri gündelik siyasetin malzemesi hâline getirilmemeli kahramanlarımız asla istismar edilmemelidir. Zira, devletimiz ve hükûmetimiz şehit yakınları ve gazilerimize desteklerini güçlendirmeye mutlaka devam edecektir. Bu çerçevede, 3434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 72'nci maddesinin şehitlerimizin ana ve babalarına bağlanan aylıkların Cumhurbaşkanı kararıyla yüzde 200'e kadar artırılabilmesine imkân tanıdığını hatırlatıyor, Sayın Cumhurbaşkanımıza kanunun kendisine verdiği bu yetkiyi kullanarak şehit ana ve babalarına bağlanan aylıkları 2 asgari ücret tutarına yükseltmesi çağrısında bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yönde atacağı adım şüphesiz ki bugün hayata geçirdiğimiz düzenlemeleri daha ileri bir noktaya taşıyacaktır.

Bu düşüncelerle, kanun teklifinin başta şehit aileleri ve gazilerimiz olmak üzere, aziz Türk milletine hayırlar getirmesini diliyor, şehitlerimizi rahmetle anarken gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)