GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, çok değerli milletvekillerimiz, ekranları başında bizi izleyen aziz vatandaşlarımız; ben de Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında başta şehitlerimiz olmak üzere, bu vatan için fedayı can eyleyen tüm kahramanlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle anıyoruz; gazilerimize hayırlı, güzel ömürler diliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; adına her ne dersek diyelim ciddi bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu meseleye ister kalkınma meselesi diyelim, ister geri kalmışlık meselesi diyelim, ister terör meselesi diyelim, ister Kürt meselesi diyelim, ister demokratikleşme meselesi diyelim, son tahlilde bu mesele Türkiye'nin kendisiyle imtihanı meselesidir. Bu mesele, bizim meselemizdir; bu mesele, Türkiye'nin sorun çözme yeteneğini, kapasitesini artırma meselesidir; bu mesele, Türkiye'nin demokrasisinin standartlarını artırma meselesidir. Dolayısıyla bu mesele bir devlet politikasıdır, bir millet politikasıdır ve milletimizin geleceğini ilgilendiren bir meseledir.

Bu vesileyle, bu süreci başlatan çok Değerli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve bu süreçte sürekli pozitif anlamda öncülük rolü üstlenen ve sorunlar çıktığında bu sorunların aşılmasına en büyük katkıyı veren Sayın Devlet Bahçeli'ye, Sayın Numan Kurtulmuş'a, AK PARTİ Grup Başkanımız Abdullah Bey'e, Sayın Efkan Ala Başkanımıza, Milliyetçi Hareket Partimizin grubuna, DEM PARTİ Grubuna, Yeni Parti Grubuna ve emeği geçen tüm gruplara ve tüm milletvekillerimize teşekkür etmek isteriz. Bir teşekkür de Millî İstihbarat Başkanına: Her zaman bu süreçte yapıcı rol oynayan ve bu sürecin görünmez kahramanlarından olan MİT Başkanı İbrahim Kalın'a teşekkür etmek isteriz.

Değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; bu meselede söylenmemiş hiçbir söz kalmamıştır, kurulmamış hiçbir cümle kalmamıştır. Dolayısıyla artık yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Paradigma değişmiştir. Türkiye Yüzyılı'nın başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetimizin 2'nci yüzyılına başlarken artık bu meseleyi, terörün son bulması, örgütün feshedilmesi meselesini ele almak durumundayız.

Sürekli tekrar ettiğimiz bir söz vardır, David Hume'a atfedilen çok önemli bir söz vardır: Eğer burada durup daha ileri gitmeyeceksek niçin buraya kadar geldik? Evet, şimdi daha ileri gitme zamanıdır. Yapılamaz denen işler yapılmıştır; Komisyonun kurulması çok önemlidir, kurulmuştur; Komisyonun adaya gitmesi önemlidir, yapılmıştır; Komisyonun rapor yazması önemlidir, rapor yazılmıştır ve bu yasa teklifinin hazırlanması çok önemlidir, bu hazırlanmıştır. İşte, bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sorun çözme kapasitesinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı siyonist emperyalistler tarafından kurulan sinsi tuzaklarını boşa çıkarma hamlesidir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinin en önemli çalışmalarından birini yerine getirmektedir. Biz inanıyoruz ki şiddetin son bulduğu bir dönemde Türkiye'nin konuşamayacak hiçbir meselesi yoktur. Siyasetin alanı genişledikçe, demokrasimizin standartları yükseldikçe inşallah Türkiye bu meselede daha ileri adımlar atacaktır. Tarihte görülmemiş bir biçimde bir toplumsal destek vardır, bir politik destek vardır ve bu meselede inşallah artık yeni bir dönemin başlangıcındayız ve bu yeni dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisinde iktidarıyla muhalefetiyle birlikte yürüteceğiz.

Değerli milletvekillerimiz, burada konuşuldu, daha önceki çözüm süreçlerinden bahsedildi. Bu konuda tecrübeli bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bir kardeşiniz olarak bir hususu belirtmek isterim. Bir Türk akademisyen olarak, Türkiye'nin Kürt Sorunu Hafızası'nı yazan, Osmanlı'dan miras kalan meseleleri ve cumhuriyetin tek parti dönemindeki Şark Islahat Planı'ndan bugüne kadar yapılan çalışmaları ve tüm sözleri, iktidarıyla muhalefetiyle, askeriyle bürokrasisiyle tüm güvenlik raporlarını inceleyen biri olarak ve 2009'da demokratik açılım süreci olarak belirtilen Polis Akademisinde başlayan süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisinin davetiyle gelip bu Mecliste konuşan, 2013'te akil insanlar heyetinde bulunan ve şimdiki süreçte bulunan biri olarak artık şunu açıklıkla söyleyebiliriz: Çözümün şafağındayız. Geçmişte olmadı çünkü geçmişte Sayın Devlet Bahçeli yoktu. Geçmişte olmadı çünkü süreci bozucu etkiler çok fazlaydı, önce Arap Baharı sonra bölgemizdeki diğer gelişmeler, Suriye sahasındaki gelişmeler ve FETÖ'cülerin her süreçteki bozucu etkisi maalesef sonuç alınmasına engel oldu. Şimdi, Cumhur İttifakı olarak geçmişten aldığımız pratikle, tecrübeyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde inşallah bu süreci olumlu bir noktaya getireceğiz çünkü milletimizin desteği Türkiye Büyük Millet Meclisindedir, milletimizin kararı bu meselenin çözümü noktasındadır. Dolayısıyla bu noktada çok ileri adımlar atıldı, inşallah atılmaya devam edecek.

Bir hususu da bu vesileyle belirtmek isterim: AK PARTİ Kürt sorununu çözmüştür. AK PARTİ 2002'den bu yana sessiz devrimleri gerçekleştirmiştir. Yirmi beş yılda OHAL kaldırılmıştır, DGM'ler kaldırılmıştır, olağanüstü hâl bölge valiliği kaldırılmıştır, Kürt dili ve edebiyatı bölümü açılmıştır. Kürt dili enstitüsü kurulmuştur, Kürtçe seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmıştır, yirmi dört saat yayın yapan TRT Kürdî açılmıştır; Kürtçe dergi, gazete ve kitap basımı yapılmıştır; eski yerleşim yerlerinin isimlerinin iadesi sağlanmıştır, cezaevlerinde ana dilde görüşme ve savunma hakkı tanınmıştır, seçimlerde Kürtçe propaganda ve siyasetin önündeki engeller kaldırılmıştır, özel radyo ve televizyonların Türkçe dışında dillerde yayın yapmasının önündeki engeller kaldırılmıştır, Kürtçe edebiyat klasikleri basılmıştır, özel okullarda Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde Kürtçe eğitim ve öğretim yapılması imkânı tanınmıştır; bunlar yetmemiştir ve yine terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması için gerekli adımlar atılmıştır. Hatırlayın, klavyedeki Q, X ve W harfleriyle ilgili yasaklar Türkiye'de çok ciddi bir tartışma konusu olmuştur ama bunlar kaldırılmıştır. Çocuklara isim verilmesi, Rojda isminin verilmesi bu ülkede yasaktı, Şivan Perwer'in kasetlerinin dinlenmesi yasaktı; bunları AK PARTİ kaldırmıştır, Recep Tayyip Erdoğan kaldırmıştır arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu meselede sembol isimlerden biri olan Diyarbakır 5 No.lu Cezaevi şimdi müze hâline gelmiştir ve yine, Kültür Turizm Bakanlığımız tarafından Melayê Cizîrî'nin "Divan"ı, Ahmed-i Hani'nin "Mem-û Zîn"i, Feqiyê Teyran'ın eserleri Kürtçe basılmıştır ve pek çok reform yapılmıştır. Dolayısıyla geçmişten bugüne çok sayıda düzenlemeler yapılmıştır, şimdi artık, çözümün zamanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu irade vardır; kazanan Türkiye olacaktır, kazanan 86 milyon olacaktır. Artık paradigma değişmiştir, geleceği birlikte kurma zamanı gelmiştir. Sultan Alparslan'ın çocukları ile Salâhaddin Eyyubî'nin çocukları yan yana geldiğinde Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Adriyatik'ten Çin Seddi'ne atlarının nal sesinden bütün dünya yeniden ayağa kalkacaktır. Dolayısıyla bu yasa Türkiye modelinin yazıya dökülmüş halidir. Bu yasa acılarımızı inkâr etmeden geleceği birlikte kurma iradesinin adıdır. Bugün büyük bir çözümün başlangıcındayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HÜSEYİN YAYMAN (Devamla) - İsimlerimiz farklı olsa da soyadımız Türkiye'dir ve toplumsal bütünleşme yasası iç cephenin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi yasasıdır. Bu yasa Türkiye Yüzyılı'nın başlangıcına atılan imzadır ve bu yasa 86 milyonun kaderdaş, duygudaş, vatandaş ve tarihdaş olarak geleceğe birlikte söz söylemesinin yeridir. Bu yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinin "Kendi meselemizi kendimiz çözeriz." demesinin meselesidir. Dilimize dikkat etmeliyiz, yeni bir dönem başlıyor; herkesin, sorumluluk makamında olan insanların çözümün tarafında olması gerekiyor ve provokasyonlara, saldırılara karşı daha dikkatli olmamız gerekiyor çünkü çözüme ne zaman yaklaşdıysak provokasyonların arttığını ve yükseldiğini görüyoruz.

Son olarak, şunu söylemek isterim: Hani, Cahit Sıtkı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Süre vermiyoruz.

Buyurun.

HÜSEYİN YAYMAN (Devamla) - Evet, Genel Kurulu, yüce Meclisimizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Bu düzenlemenin milletimiz için, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)