| Konu: | KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART VE 32 MİLLETVEKİLİNİN, DENİZ FENERİ DERNEĞİYLE İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRECİNE MÜDAHİL OLARAK GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANDIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİNİN ÖN GÖRÜŞMESİ |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 31.03.2012 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, konuşulan konuyla ilgili? Bu yeni bir konu değil arkadaşlar, onu önce ifade ederek başlamak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı değişik platformlarda bunu zaten daha önce gündeme getirmişti, aynı hususlar bu defa Meclise gelmiş oldu. Şöyle, o ne zaman meydana gelmiş, söylenmiş ve ne cevap verdik, onları da kısaca aktarmak istiyorum.
Önce, tabii, partimle ve şahsımla ilgili yakışıksız sözlerle ve iftiralarla, bir bayram günü, geçen yaz Eylülün 2'sinde, Ramazan Bayramı'nda, biraz önce sözü edilen Kenya mı, Somali mi, nereye gitti, oradan dönerken gazetecilere böyle bir bilgi veriyor ve gazetelerde yer alıyor. Aynı gün şu açıklamayı yaptık yani aynı konu olduğu için ben daha fazla burada açıklama yapmamak için bunu okuyorum:
"Bugün çeşitli yayın organlarında İçişleri Bakanlığı dönemimi ilzam eden bazı haberler yer almakta, devam eden bir yargılama sürecine müdahale edildiğine dair bazı iddialar gündeme getirilmektedir.
İçişleri Bakanlığım döneminde, öncesinde veya sonrasında devam eden hiçbir davayla ilgili herhangi bir yönlendirmem kesinlikle söz konusu olmamıştır. Şahsıma atfen dile getirilen bu iddialar tamamen gerçek dışıdır, asılsızdır ve külliyen yalandır. Bahse konu olan davayla ne bir ilgimiz söz konusudur ne de davanın gidişatını etkilemeye yönelik bir müdahalemiz vuku bulmuştur. Bu iddialar, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı tarafından şahsımı, İçişleri Bakanlığını ve AK PARTİ Hükûmetini suçlayacak şekilde gündeme getirilerek, siyasi iftira ve karalama kampanyasına dönüştürülmüştür.
CHP Genel Başkanı'nın devam eden davanın savcısı gibi kendisini konumlandırarak, davayla şahsımı ve AK PARTİ' yi ilişkilendirmeye çalışması büyük bir sorumsuzluk örneğidir, çirkin ve yakışıksız bir siyaset tarzıdır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun süren davayla ilgili yorum ve değerlendirmede bulunması suç olduğu gibi, masum insanları suçlu ilan ederek isimlerini karalamaya çalışması da ahlak ve insaf ölçülerini aşan bir sorumsuzluk örneğidir.''
Bunu o gün yazılı olarak açıkladık ve aynen bugünkü şeyler söyleniyordu ve ertesi gün bütün basında yer aldı. Fakat bunun üzerinden bir süre geçti ve bir Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısında biraz önce sözü edilen, ellerinde -sanki bunlar savcı ve iddianame hazırlamış gibi- kırmızı bir dosyayı sallayarak yine aynı konuları dile getirdiler. Yine bir iftira dosyası bu. O zaman da açıklama yaptık, o zaman da bu başta söylediklerimi söyledikten sonra "Cumhuriyet Halk Partisinin yalan ve iftiradan medet uman bir yaklaşım içine girerek şahsıma ve AK PARTİ Hükûmetine karşı bu derece sakil bir karalama kampanyasına başvurması Türk siyaseti açısından büyük bir talihsizliktir. Halkımızı ilgilendiren ülke meseleleriyle ilgili ciddi bir söylem geliştiremeyen CHP Genel Başkanının parti içi rahatsızlıkları geri plana düşürmek için sarıldığı bu yöntem siyasetimiz açısından ciddi bir seviye kaybıdır. CHP Genel Başkanının kendisini hafiye gibi konumlandırmasının ucuz ve düşük düzeyli bir durum olması CHP yönetiminin takdirinde olan bir konudur?" Bu o zaman yaptığım yazılı açıklama, yeni değil yani onun için tekrar okuyorum. "Ancak Sayın Kılıçdaroğlu'nun söyleminin hukuk devleti anlayışı açısından doğurduğu sakıncalar ve tehlikeler tüm kamuoyu açısından göz ardı edilemeyecek bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Öncelikle şu hususları vurgulamak durumundayım: Devam etmekte olan bir soruşturmayla ilgili yorum ve değerlendirmede bulunmak suçtur. Masum insanları suçlu ilan etmek, onur ve haysiyetleriyle oynamak hem suçtur hem ahlak yoksunluğudur. Kendi onuruna düşkün olmayanlar başkalarının onuruyla da kolay oynarlar." Aynı şeyi yine söylüyorum. "Gizli olan soruşturma dosyasından bilgiler aktarmak, sızdırılan dosya bilgilerini henüz doğruluğu bilinmeden ve avukatları dahi olmadan kamuoyuyla paylaşmak hukuk ihlalidir. Bu hassasiyetleri gözetmek hukuka saygısı olan ve vicdan taşıyan herkesin görevidir." Bundan sonra da Sayın Kılıçdaroğlu'yla ilgili dava açtım ve o davam sürüyor.
Değerli arkadaşlar, şimdi benim aslında burada söylenen hususlarla ilgili yine söyleyeceğim bunlar. Yani ben o ayrıntılara hiç girmiyorum, sağ olsun, Zeyid Kardeşim zaten bazılarını ifade etti. Ama ben şunu diyorum: Yine aynı şeyler, bir tane artı yok, orada söylenenler bu defa gensoru olarak Meclise getiriliyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, konuşulanları dinlediniz. Son olarak, bizim terbiyemize sığmıyor diye, burada işte söylenen o kelimeleri ben ağzıma almak istemiyorum ama burası ciddi konuların, düşünce, fikir ve bilgi ortamında değerlendirilmesi gereken bir yer. Kimse kimsenin onuruyla, haysiyetiyle burada savcı gibi, hâkim gibi oynayamaz. Mecliste hiçbir oturum, hiçbir gensoru görüşmesi, insanların, burada olan veya olmayan insanların böyle ucuz şekilde onurlarıyla oynama yeri değildir. Bu dosya dava dosyasıdır ve bu yargıdadır ve bize bir tezkere falan da gelmiş değildir.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, on binlerce gurbetçiye, yazık değil mi bu insanlara, bunlar ne şartlarda paralarını kazanıyorlar!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Onun yanında, tabii, gensorunun usulüyle ilgili arkadaşlarım söylediler. Ben, bunu, buna muhatap olan kişi olarak söylemeden geçemem yani şunu hepimiz biliyoruz: Doğrudur, gensoru bu Parlamentonun en etkili enstrümanıdır denetleme olarak, yürütmeyi denetleme olarak, buna hepimiz katılırız ama burada bir somut belge olacak. Gensoru çok önemlidir, gensoru bir yazılı soru önergesi değildir arkadaşlar. Gensoru çok ciddi zamanlarda ele alınabilecek bir konudur ve böyle, hiçbirinin somutluğu olmayan, tamamen iftira? Bakın, burada söylüyorum, kelimeyi bilerek konuşuyorum: Tamamı yalan ve iftira olan buradaki iddialarla gensoru olamaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Arkadaşlar, onun için somutuna girmiyorum, vay bilmem on beş yıl önce falancayla falanca şirket kurmuş, bilmem ne? Ayıp bir şey, ayıp bu Parlamentoda!
FATMA NUR SERTER (İstanbul) - Yalan mı, yalan mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, burada, bu önergeyle, buna benzer önergelerle haksızlık yapıyorsunuz. Bu haksızlıktır, ben bunu söylüyorum ve diğer taraftan?
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Efendim, iddialarla ilgili ne söyleyeceksiniz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Diğer taraftan, bakın, arkadaşlarım söyledi, bu da Anayasa, bu Anayasa'da Parlamentoyla ilgili tahsis edilmiş bir madde vardır, biraz önce Zeyid söyledi.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - O Anayasa'da savcılarla ilgili madde de var, niye görevden aldınız?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - 138'inci maddenin üçüncü paragrafı, okuyorum: "Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz." Bu, Anayasa'nın 138'in üçüdür.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - "Savcılar da görevden alınamaz." diyor, niye aldınız?
BAŞKAN - Şimdi, değerli arkadaşlar, bu gensoru?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - O Anayasa ne diyor? "Savcılar da görevden alınamaz." diyor, niye aldınız?
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Dinle kardeşim!
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bilmiyorsun Sağlık Bakanı, o Anayasa diyor, "Savcılar da görevden alınamaz." diyor.
BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen ama?
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Dinlemeyi öğren!
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bilmiyorsun Sağlık Bakanı, bilmiyorsun işte...
BAŞKAN - Sayın Tanal?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - CHP tarafından bu gensorunun verilmemesi gerekiyor, Meclis Başkanlığının da bu gensoruyu kabul etmemesi gerekiyor. Ben bunu burada ifade ediyorum. Yani, bunun gündeme alınması Anayasa'ya aykırıdır.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - O Anayasa'yı da oku, o Anayasa'ya göre savcıyı da görevden alamazsın, niye aldınız?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yoksa, eğer iddianız varsa yürüyen bir dava vardır, savcılığa verirsiniz. O kırmızı dosyanızı savcılığa gönderdiniz, savcılık zaten onun gereğini yapacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar, tabii, burada, konuşmacılar Sayın Başbakanımızın, AK PARTİ'nin ismini anıyorlar, işte, bunların yolsuzluk olaylarıyla ilgisine falan değiniyorlar.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Gelin, şu anda Mecliste herkesin servet kaynağını açıklayalım.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, vicdanı olan herkes şunu görür?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bu Mecliste herkesin servet kaynağını açıklayalım.
BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen ama?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Efendim, şeffaf bir devlette herkesin servet kaynağı açık olur.
BAŞKAN - Sözcüleriniz konuştular yani bu Mecliste ne yapalım, konuşturmayalım mı? Hem iddialarda bulundunuz, konuşturmayalım mı Sayın Bakanı? Lütfen ama?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değerli Başkan, şeffaf bir ülkede herkesin servetinin kaynağı şeffaf olmalı.
BAŞKAN - Bir usulü var, bir adabı var Meclisin de yani, lütfen?
Buyurun Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, biz, AK PARTİ'liler olarak vatandaşımıza hizmet verirken vatandaşımıza ve Allah'a hesap vereceğimizin bilincindeyiz; biz, o hesabı vereceğimizi her gün hesap ederiz, bundan herkes emin olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Belki işlerimizde çok iyi yapamadığımız olur ama bize, Allah'ın izniyle, 1 kuruşun hesabını kimse soramaz ve bizim hayatlarımız çok açıktır, hayatlarımız çok şeffaftır, berraktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, bunun adı dini siyasete alet etmektir, bu kavramı yolsuzlukla kullanmayın lütfen.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) -Öyle, AK PARTİ'nin ismini yolsuzlukla vesaire bir araya getirmeyi başaramayacaksınız, Allah'ın izniyle kimse bunu başaramayacak.
OKTAY VURAL (İzmir) - Zaten siz yapıyorsunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - AK PARTİ bir hizmet partisidir, ülkesi için dertli insanların partisidir.
ATİLLA KART (Konya) - İddialara cevap vermiyorsunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben o iddialarla ilgili baştaki, daha önce grup konuşmanızda ne cevabı verdiysem burada da onu veriyorum, o kadar, ondan sonrasını vermiyorum.
ATİLLA KART (Konya) - Ama başka iddialar ileri sürüyoruz, belgeler ileri sürüyoruz, onlara cevap vermek zorundasınız.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Evet, şimdi, tabii, bütün mesele?
ATİLLA KART (Konya) - Arkadaşlarınız "Sayın Bakan cevap verecek." dedi, sözcüleriniz "Bakan cevap verecek." dedi.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkanım?
BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Mahmut Tanal'a laf söyleyeceğinize eşkıyaya laf söyleyin siz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri?
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sana yakışıyor mu?
BAŞKAN - Sayın Ağbaba?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?tabii, bütün mesele?
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sana yakışıyor mu eşkıyaya laf söylememek?
BAŞKAN - Sayın Ağbaba, dün burada söz verdiniz, lütfen? Dün kürsüde söz verdiniz, lütfen?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?vizyonsuz bir ana muhalefet partisi var, bütün mesele bu.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vicdansız olacağıma vizyonsuz olayım.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Düşünce teklif edecek perspektifi olmayan bir ana muhalefet partisi. Umudunu negatif siyasete bağlamış bir ana muhalefet partisi. Oysa negatif siyasetle iktidar olan dünyada bir tane bile parti yoktur.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Efendim, iddiaları yanıtlayın, iddiaları.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Her gün olup biten her şeyi eleştiren, hiçbir vizyon ortaya koymayan, hiçbir teklif ortaya koymayan, böyle ucuz hafiyelik dosyaları, altı boş dosyalar? Sayın Genel Başkanın bugüne kadar ortaya çıkardığı dosyaların hepsinin altı boş çıkmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dengir Mir Fırat nerede? Dengir Mir Fırat nerede?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bunlarla iktidar olunmuyor arkadaşlar. Vatandaş gelecek için vizyon istiyor, vatandaş gelecek için umut istiyor, politika istiyor, strateji istiyor, onlarla iktidar olunuyor.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Sayın Bakan, siz iddiaları yanıtlayın, iddialara cevap verin.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yani öyle negatif, onun bunun eksiğini arayarak, umudunu iktidarın, bakanların eksiğini bulayım da onlarla her gün vakit geçireyim diyerek iktidar olunmuyor. Bir şey üreteceksin, bir şey; umut vereceksin vatandaşa, umut.
FATMA NUR SERTER (İstanbul) - İddialara cevap ver.
OKTAY VURAL (İzmir) - Dürüst olacaksın, dürüst. Dürüstlük önemli değil mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) -Dürüstlüğün ölçüsü, vatandaş?
OKTAY VURAL (İzmir) - Hah, aklına yeni geldi, aklına yeni geldi.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?onu vicdanıyla, bilgisiyle, sezgisiyle çok iyi ölçer.
Bakın, size bir örnek vereyim. Şu günlerde kamuoyu yoklamaları var.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Sayın Bakan, iddialara cevap verin. İddialara yanıtınızı dinlemeye geldik.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bizim yaptırdığımız veya başka kuruluşların yaptığı beş tane araştırma var, beş tane.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - İktidara gelmeniz için herkesi kumpasa getirdiniz.
OKTAY VURAL (İzmir) - Araştırma şirketlerinin sahibi sensin!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hepsinde de CHP'nin oyu düşüyor, hepsinde AK PARTİ'nin oyu yükseliyor. Niye acaba?
OKTAY VURAL (İzmir) - Efendim, bu reklamlara giriyor, Sayın Başkan, reklamlara giriyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ana muhalefet olup da, bakın?
OKTAY VURAL (İzmir) - Kendi araştırma şirketinin reklamını yapıyor yahu!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?muhalefette olup da oyunu düşürmek sadece Türkiye'ye mahsustur, sadece? (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)
OKTAY VURAL (İzmir) - Ticari reklam yeri değil burası.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Dünyanın hiçbir yerinde yoktur bu.
OKTAY VURAL (İzmir) - Burası ticari reklam yeri değil.
BAŞKAN - İsim vermedi, isim vermedi. Biliyorum.
OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan, reklamlara giriyor bu. Şirket reklamı yapıyor.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O şirketlerin gizli ortağı olabilir misiniz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) -Böyle iftira dosyalarıyla falan, ucuz hafiyelikle falan iktidar olunmuyor, vatandaş da oy vermiyor.
MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) - Ayıp! Ayıp! Hiç yakışıyor mu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ama bizim tesellimiz şu: Milletimiz bunun hepsini iyi biliyor, kimin dürüst olduğunu, kimin olmadığını, kimin neyi istismar ettiğini, kimin hizmet ettiğini, kimin etmediğini, kimin laf ürettiğini milletimiz biliyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Sayın Bakan, lütfen iddialara cevap verin. Bu kadar kişi bunu bekliyor, hepimiz bunu bekliyoruz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, tabii, şunu da burada ifade etmek istiyorum?
FATMA NUR SERTER (İstanbul) - Er geç cevap vereceksiniz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hamdolsun?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Bakan, bu işin bir de sorgu meleklerinin sorduğu kısmı var. Bence, siz orayı düşünün bir de.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hamdolsun, AK PARTİ olarak, AK PARTİ kimliği altında olmaktan büyük bir gurur ve onur duyuyorum, Allah'ın bize verdiği en büyük nimetlerden birisi olarak görüyorum ve burada olmayı bir ayrıcalık olarak görüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - İddialara cevap verin. Bakın, herkes bekliyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu, kutlu bir harekettir ve Türkiye'yi değiştiren bir harekettir. Türkiye'yi değiştiriyoruz biz.
Bugün? Onlar, muhalefet bilmiyor mu Türkiye'nin değiştiğini? O yollardan onlar gitmiyorlar mı? O imkânları onlar görmüyorlar mı? Türkiye'nin ne kadar geliştiğini bilmiyorlar mı? Ama her gün buraya böyle iftiralarla, yalanlarla geliyorlar.
Değerli arkadaşlar, önemli olan milletin bilmesi. Bizim alnımız ak, başımız dik, gizleyecek hiçbir şeyimiz yok.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Milleti kandırıyorsunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hepinizi saygılarla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Sağ olun.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.