| Konu: | AÇIKLAMALAR |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
"Aydınlığa açık, karanlığa kapalı." Bu söz, aslında milletimizin ortak hafızasında yer eden bir umudun, güzel yarınlara duyulan inancın ve aydınlık bir gelecek arzusunun ifadesidir. Çünkü milletimiz tarih boyunca her zorluğun ardından yeniden ayağa kalkmayı, umudunu korumayı ve geleceğe birlikte yürümeyi bilmiştir. 3 Kasım 2002 bu inancın ve ortak iradenin güçlü bir şekilde ortaya konulduğu tarihî dönüm noktalarından biridir. O gün milletimiz sandıkta bir tercihte bulunmuş, geleceğine, umuduna ve kendi iradesine sahip çıkmıştır. Türkiye'nin önünde yeni bir yol açılmış, milletimizin değişim ve güçlü bir gelecek arzusu sandıktan açık bir irade olarak yükselmiştir. Bu tarihî yürüyüşün öncüsü, bugün de milletimizin desteğiyle köklü tarihi, güçlü devlet geleneği ve büyük medeniyet mirasıyla bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan, Türkiye'ye liderlik eden Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Onun liderliğinde başlayan bu yürüyüş, milletimizin inancı, duası ve kararlılığıyla büyümüş, Türkiye siyasetten ekonomiye, diplomasiden savunma sanayisine kadar pek çok alanda önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir. Geçen yıllar içerisinde eser ve hizmet siyasetiyle ülkemizin dört bir yanında büyük bir değişim gerçekleştirilmiştir. Sağlıktan eğitime, ulaşımdan enerjiye, altyapıdan savunma sanayisine kadar hayata geçirilen yatırımlarla Türkiye'nin imkânları genişlemiş, vatandaşlarımızın yaşam standartları yükselmiş, ülkemizin küresel ölçekteki konumu güçlenmiştir. Yerli ve millî üretim hamleleriyle kendi teknolojisini geliştiren, kendi savunma sistemlerini üreten ve her alanda daha güçlü bir Türkiye hedefiyle ilerleyen bir ülke konumuna ulaşılmıştır. Bütün bu kazanımlar milletimize hizmeti esas alan güçlü bir siyasi iradenin eseridir. Elbette bu yolculuk kolay olmamıştır; nice zorluklar, nice sınamalar ve nice engeller aşılmıştır ancak her defasında milletimizin iradesinden alınan güçle yolumuza devam etmişizdir çünkü bu yürüyüşün asıl sahibi millettir, gücünü de meşruiyetini de milletten almaktadır.
Kıymetli milletvekilleri, bugün 3 Kasım 2002'nin üzerinden yirmi dört yıl geçmiş olsa da o gün ortaya konulan irade ve başlatılan büyük değişim kararlılığı önemini korumaktadır. Bizlere düşen, bu tarihî sorumluluğun bilinciyle büyük ve güçlü Türkiye hedeflerimize kararlılıkla yürümektir. Bu vesileyle, 3 Kasım 2002'de milletimizin ortaya koyduğu güçlü iradeyi saygıyla selamlıyor, bu kutlu yürüyüşün öncüsü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarımı sunuyorum.
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası ve aynı zamanda 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası vesilesiyle iki önemli toplumsal sorumluluğumuza da dikkat çekmek istiyorum. Lösemiyle mücadele eden çocuklarımızın ve ailelerinin yanında olmak, onların tedavi süreçlerine destek vermek, toplumsal farkındalığı artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bir çocuğun sağlığına kavuşması, bir ailenin yeniden umutla geleceğe bakabilmesi hepimiz için son derece kıymetlidir. Bu mücadelede erken teşhis, tedavi imkânları, uzman sağlık kadroları ve güçlü sağlık altyapısı büyük önem taşımaktadır. Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalar, hastanelerimizin imkânları, hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın fedakârlığı bu mücadelenin en önemli unsurlarıdır. Lösemiyle mücadele eden bütün evlatlarımıza acil şifalar, ailelerine sabır ve güç diliyorum.
Organ bağışı, aynı zamanda insan hayatına dokunmanın, bir başka insana umut olmanın da en anlamlı yollarından biridir. Organ nakli bekleyen vatandaşlarımız için her bağış yeni bir hayat ihtimalidir. Bir insanın bağışıyla başka bir insanın hayata tutunabilmesi toplumsal dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir. Bu vesileyle, organ bağışında bulunan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyor ve organ bağışı konusundaki farkındalığı arttırmaya yönelik faaliyetlerin hâlâ büyük bir önem taşıdığını ve bu konudaki doğru bilgilendirmelerin yapılmasıyla vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesinin çok kıymetli olduğunu tekrar bu vesileyle hatırlatmak istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; millet iradesinden başka irade tanımayan siyasi anlayışımızla yaptığımız hizmetlerimizle elbette ki yirmi dört yılı tamamladık, 25'inci yılımızdayız. Biz her seferinde seçimle bu ülkeyi yönetmek için milletimizden aldığımız güçle yola çıktık. Bugün fon vurgunuyla ilgili tavrımız net.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Suça kim bulaşmış ise hepsinin hesabı soruluyor ve sorulacak. Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor ve bakılmayacak ve ister bürokraside olsun ister siyaset ayağı olsun, hepsi hesap verecek. Fon zararlarının kamu kaynağıyla karşılanmayacağını her seferinde söyledik, söylemeye de devam edeceğiz.
Biz bunları çok net söylerken yönettikleri belediyelerinde ve partilerinde her türlü rüşveti, yolsuzluğu, usulsüzlükleri savunanlara, kirliliğin üstünü örtmeye çalıştıkları için kendilerine bir öneride ve tavsiyede bulunuyoruz. Yargı süreçlerini takip edin, siz de hırsızı, arsızı, ahlaksızı savunmaktan vazgeçin ve sizin de hırsızlarla ve yolsuzluklarla ilgili belediyelerinizdekileri savunmama noktasındaki kararlılığınızı duymak istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Cumhurbaşkanımız bu vurguncuların ümüğüne çökmüştür, bunların burunlarından da fitil fitil getirmek için de çalışmaktadır.
AYHAN BARUT (Adana) - Hiç görmedik.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Listeyi açıklayın o zaman.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Kendiniz sahip çıktığınız hırsızlarınızı, ahlaksızlarınızı nasıl görmezden geliyorsunuz? Bunları da izah etmenizi bekliyoruz.
AYHAN BARUT (Adana) - Kırk sekiz gün geçmiş, ortada bir şey yok.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Liste, liste...
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Kimsenin hakkını kimsede bırakmayacağız ve hiçbir zaman da ne hırsızı ne arsızı ne ahlaksızı ne de yolsuzu savunmadık ve savunmayacağız.
Teşekkür ederim Başkanım.