| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen sevgili halklarımız; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Evet, kapatılamayan, üstü örtülemeyen ve asla örtülmesi de mümkün olmayan bir konuyu, fon operasyonunu ve soygununu konuşuyoruz. Aslında bu yeni bir durum değil ama sanırım Adalet Bakanı bugün farkına varmış ki bu konuyla ilgili bir açıklama yapıyor ve açıklamasında "Tahmin edildiğinden çok daha derin ve örgütlenmiş bir çeteyle ve organize suç örgütüyle karşı karşıyayız." diye bir tespit yapıyor. Biz, burada özellikle Sayın Cevdet Yılmaz'ın Başkanlığında oluşan bir komisyon vasıtasıyla yürütülen çalışmalar konusunu ve kendisinin sunumunu değerlendirdiğimizde bir tespit yapmıştık, "Bu ülkede bu mevcut durum, aslına bakarsanız bir tarz lağım patlamasıdır, artık önüne geçilemez, kapatılamaz ve sizler bu soru önergesini eğer kabul etmeseniz bile asla da gündemden düşürülemez." demiştik. Bu gerçekleşti ve Türkiye'de yaklaşık kırk beş günü geçen bir zaman içerisinde bu konu sürekli konuşuluyor. Evet, gerçekten böyledir, pansuman tedavisiyle bu işi yapamazsınız; sizin oluşturduğunuz Komisyonun neredeyse yarısı soruşturma altındadır, bir kısmı cezaevindedir; sözde soruşturmayı yönetecek ve aynı zamanda plan program yapacak Komisyonun bir kısım üyeleri de cezaevine girmiştir. Böyle bir hayat olamaz! Siz aslında suçlular tarafından oluşturulmuş bir komisyonla bu meseleyi çözmeye çalıştınız ama maalesef beceremediniz ve açığa çıktı bu durum. Dolayısıyla, halkın nezdinde şu anda yürüttüğünüz çalışmaların hiçbir güveni kalmamıştır. Dolayısıyla, piyasaya karşı asla güven verecek bir çalışma içerisinde olmadığınız görülmektedir. Bunu önleyemezsiniz, önleyemediğiniz gibi Türkiye halklarının bütün kaynaklarını, gelirlerini batırmak üzeresiniz. Savaştaki bir ülkenin bile yapmayacağı, yaşamayacağı krizleri yaşamaktasınız. Ukrayna'da savaş oluyor, enflasyonun sınırı bellidir ama bizim ülkemizde bütün kapatma çalışmalarınıza rağmen enflasyon bellidir. Buradaki temel problem de halkın küçük birikimlerinin tümü resmen soyulmuştur, birilerine peşkeş çekilmiştir. Dolayısıyla, siyasi iktidarın bu siyasi sorumluluğu almadan, bunun hesabını vermeden asla bunun altından kalkamayacağını buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum. Herkesin söylediklerini tekrar etmek gerekirse bu mesele basit bir mesele değildir, Türkiye'nin içinde bulunduğu durum bakımından da bir siyasi sistem meselesidir. Bu sistem aslında yoksulları soyan, zenginleri zengin yapmaya çalışan bir avuç çetenin iktidar hâline gelmiş yapısıyla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bunun sürdürülmesi de mümkün değildir ve şu andaki mevcut rejim sadece ekonomik boyut bakımından değil her alanda -sağlığımızdan eğitime kadar, şu andaki bütçenin tasarlanmasına kadar hepsi- nasıl bir sistem içerisinde olduğumuzu göstermektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Bugün Meclise gelen 4 insan kapımızı çalıp "Açız, ekmek verin." dediler. Biz bu insanlara bundan sonra hayatlarını geçindirebilecekleri hiçbir olanak ve taahhütte bulunamaz hâle gelmiş durumdayız. Dolayısıyla bu ülkenin bu kadar yoksulluk, açlık içerisinde, ekolojisinden ekonomisine, siyasetinden bütün toplumsal dinamiklerine kadar sürdürülemez hâle gelmiş bu sistemi böyle sürdüremezsiniz. Dolayısıyla, bir kısım AKP'li milletvekilinin söylediği gibi, Reisin yanına başkalarını takviye ederek kontrol altına alamazsınız. Desteklenecek bütün şey şudur: Açık, şeffaf, demokratik bir hayatı inşa etmek, demokratik sistemi inşa etmek. Denetlenebilir ve herkesin bu süreç içerisinde söz ve karar süreçlerine katıldığı bir yapıyı kurmadan bu meseleyi çözmek mümkün değildir. Sistem çökmüştür, bu çökmüş sistem altında eğer iktidar yüzleşmeyi kabul etmezse, bu mesele gündemden düşmez ve bunun altında kalırsınız.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)