GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:12
Tarih:03.11.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, 1990'lı yıllarda bu ülkede insanlar gözaltına alındılar ve bir daha kendilerinden haber alınamadı, insanlar sokak ortasında öldürüldü, failleri bulunamadı, failleri ortaya çıkarılamadı, sorumlular hesap vermedi, ailelerin yakınlarının akıbetini bile öğrenemedikleri anlar oldu. O yıllarda işlenen cinayetlerin, zorla kaybetmelerin bir kısmı bugün hâlâ faili meçhul olarak anılıyor. Oysa faili meçhul, bir cinayetin değişmez niteliği olmamalıdır.

Sayın vekiller, bakınız, Cumartesi Annelerine. Ben de çözüm süreci komisyonunun bir üyesi olarak Cumartesi Annelerini gözlerim yaşlı şekilde iktidar milletvekilleriyle birlikte dinledim ve izledim; kendileri de orada gözyaşlarını tutamadılar ama bugün, 1995 yılından bu yana her hafta ellerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla Galatasaray Meydanı'nda duran Cumartesi Anneleri yasaklandılar, darbedildiler, gözaltına alındılar, bir meydana sıkıştırıldılar ve artık basın açıklaması yapmaları için bile bir kişi sınırlaması var, o da 10, 10 kişiden fazla toplanıp açıklama yapamıyorlar çünkü yasak ve sadece tek bir soru soruyorlar aslında "Yakınlarımız nerede?" Otuz yılı aşkındır aynı soruya aynı cevap veriliyorsa bunun bir tercih olduğu da burada atlanmamalıdır. Artık tartışmamız gereken bu tercihlerin neden yapıldığı olmalıdır. Yalnızca yakınlarını kaybetmenin acısıyla değil, hakikat arayışlarının engellenmesiyle de aynı anda mücadele ediyorlar. Son olarak, İstanbul'da 1995 yılında zorla kaybedilen Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak dosyaları etkin soruşturma yapılmaksızın zaman aşımıyla kapatılma tehdidi altında. Biz tabii, bu zaman aşımının ne demek olduğunu biliyoruz. İşte, biraz önce vekilimiz anlattı, Ekim 1993'te Muş'un Vartinis köyünde yaşananlar, bu köyde 9 kişilik bir ailenin yakılarak -bakın, altını çiziyorum, yakılarak- öldürülmüş olması, bunlardan 7'sinin çocuk olduğunu da hatırlatıyorum. Tabii, yıllar sonra bunun davası açılabildi, Muş'ta işlenen suçun hesabı Kırıkkale'de sorulmaya çalışıldı. Yargıtay bu köyün yakılması emrini veren kişinin kimliğini de tespit etti yani aslında ortada bir faili meçhul bile yoktu ama işte o kişi firar etti, kırmızı bültenle arandı, bulunamadı ve 2023 sonunda da dava maalesef klasik sonla karşılaşarak zaman aşımından düştü.

Sayın vekiller, bakınız, faili meçhul yalnızca bir insanın kaybedilmesi değildir; bir köyün, bir ilçenin, bir hafızanın komple silinmesidir. 90'lı yıllar bu ülkenin en karanlık zamanlarıydı ve biz bu 90'lı yılları bugünden daha geriye baktığımızda hatırlıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

TURAN TAŞKIN ÖZER (Devamla) - O dönemde yaşatılanlar insanlığa karşı işlenmiş suçlardır ve failleri hâlâ bulunamamıştır. O dönemler aydınlatılmadan, sorumlular hesap vermeden, mağdurların adalet talepleri yerine getirilmeden bu işlenen suçların sorumluluğu, yine bu işlenen suçların vebali, bakın, üzerinizdedir demiyorum, üzerimizdedir; o yüzden bu önergeler veriliyor, o yüzden bunların araştırılması isteniyor, o yüzden bu vebal hepimizin üzerindedir.

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının siyasi cinayetler ve zorla kaybetme hakkında çalışma yürütemeyeceği de malum, bugünlerde, baktığımız zaman, aşikârdır. Bakanlığın imajını düzenlemek adına kurulmuş bir yerden medet ummak da en basit ifadesiyle saflık olur. Bu nedenle, burada Meclis devreye girmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURAN TAŞKIN ÖZER (Devamla) - DEM PARTİ önergesine olumlu oy kullanacağımızı belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti, DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)