GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:13
Tarih:04.11.2026

CHP GRUBU ADINA KADİM DURMAZ (Tokat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'mızın 2'nci maddesi "demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir." diye devletimizi, ülkemizi tanımlar. Hukuk devleti olmak yalnızca kanun yapmak değil, Anayasa'ya, mahkeme kararlarına ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere uymaktır. 2 barışçı güç vardır: Biri adalet, diğeri de ahlak. Adaletsizliği engelleyecek gücün olmadığı zamanlar olabilir ama itiraz etmeyi beceremediğiniz zaman olmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, Anayasa'mızın 90'ıncı maddesi açıktır: "Temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalarla kanunlarımız arasında uyuşmazlık olduğunda uluslararası anlaşma hükümleri esas alınır." der, Gazi Meclisimizin onayladığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sözleşmesi'nin 46'ncı maddesi ve AİHM'nin kesinleşmiş kararlarına uyulmasını da zorunlu kılar. Ancak bugün ülkemizde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ve Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararlarının uygulanmaması ciddi bir hukuk güvenliği sorunu yaratmaktadır. Buradan soruyorum: Gazi Meclisimizin onayladığı uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'mızın açık hükümleri ilgili kamu kurumları tarafından hangi gerekçelerle uygulanmamaktadır? Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı kurumların veya siyasi makamların takdirine bırakılamaz, bırakılmamalıdır.

Sayın Başkanım ve değerli milletvekilleri; Anayasa'mızın 83'üncü maddesi milletvekillerinin Meclis çalışmalarındaki sözlerini ve oylarını güvence altına almakta, yasama dokunulmazlığını düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ve Enis Berberoğlu kararları ile AİHM'in Selahattin Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararları bu meselenin yalnızca kişilerle değil demokratik temsil ve hukuk temel haklarıyla ilgili olduğunu açıkça göstermektedir. Hukuk kişinin kimliğine, düşüncesine veya siyasi görüşüne göre değişmez ve değişmemelidir. Bizim savunduğumuz adalet yalnızca bizimle aynı düşünceler için değil herkes için olmalıdır. Nitekim, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2017 yılında Ankara'dan İstanbul'a yüzlerce kilometre yürüyerek yükselttiği "hak, hukuk, adalet" çağrısı; bu da evrensel talebin toplu bir ifadesiydi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

KADİM DURMAZ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı adil yargılanma hakkının temel güvencesidir. Biz cumhuriyetin bağımsızlığına, millî egemenliğimize ve milletimizin iradesine sahip çıkıyoruz ve çıkmak zorundayız çünkü güçlü, saygın bir devlet hukukun gücü üzerinde duran değil hukuka bağlı kalan bir devlettir. Devletimizin uluslararası insan hakları yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği ve yargı kararlarının uygulandığı, herkesin adalete güven duyduğu bir hukuk düzenini savunuyoruz, savunmak da Gazi Meclisimizin görevidir diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)