GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:14
Tarih:05.11.2026

ZİYA ALTUNYALDIZ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerine söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu ve yüce milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, dünya ve bölgemiz tarihte olmadığı kadar çok farklı bir süreç yaşıyor. Yakın coğrafyamızda ve özellikle Orta Doğu'da devam eden istikrarsızlıklar ve uluslararası ticaret yollarında artan riskler bölgesel iş birliğinin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Böylesi bir dönemde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın ortak güvenlik ve savunma iradesini ortaya koyması son derece önemli ve stratejik bir gelişmedir. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerli kılan en temel husus, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretme anlayışını somut bir iş birliğine dönüştürülmesidir. Anlaşmaya taraf ülkeler, güvenlik meselelerinde çözümü bölge dışı aktörlerden beklemek yerine sorumluluğu bizzat üstlenmek suretiyle hareket etmekte ve çözümün tarafı olma iradesini ortaya koymaktadır, bu yaklaşım bölgesel sahiplenme anlayışının güçlü bir tezahürüdür. Aynı zamanda üç ülke arasındaki tarihî, siyasi ve stratejik ilişkilerin de doğal bir uzantısıdır. Burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var. Bu anlaşma, bölgede güvenlik alanında iş birliğini ve bütünleşmeyi güçlendirme ve artırmayı hedeflemektedir. Herhangi bir üçüncü ülkeyi hedef alan bir yaklaşım asla söz konusu değildir. Tam tersine, ülkelerin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı çerçevesinde ortak güvenlik kapasitesini geliştirmek ve bölgemizde kalıcı istikrar ve barışın tesisine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Burada üzerinde durulması gereken temel kavramlardan biri de elbette kolektif caydırıcılıktır. Biliyorsunuz, caydırıcılık savaşa hazırlanmanın ötesinde, savaşın ortaya çıkmasını engelleme kapasitesidir. Dolayısıyla bu anlaşmanın temel hedefi çatışmaları büyütmek değil, çatışmaların önüne geçmektir. Güç kullanmayı teşvik etmek değil, güç kullanma ihtiyacını ortadan kaldırmaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mekke Anlaşması Türkiye'nin dış politika yaklaşımından ve güvenlik mimarisindeki gelişmelerden bağımsız bir gelişme ve irade değildir. Ülkemiz uzun yıllardır Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Karadeniz'de, Balkanlar'da, Güney Kafkasya'da ve Orta Doğu'da bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretilmesi için önemli girişimlere öncülük etmektedir. Doğu'da Azerbaycan'la Şuşa Beyannamesi ve Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesindeki işbirliklerimiz, batıda NATO'nun köklü ve güçlü üyesi olarak üstlendiğimiz sorumluluklar, kuzeyde Rusya ve Ukrayna'yla sürdürdüğümüz dengeli ilişkiler, güneyimizde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla geliştirdiğimiz yeni iş birliği zemini bu çerçevede birbirini tamamlayan, birbirini destekleyen stratejik açılımlar ve hamlelerdir. Bu noktada, özellikle ifade etmek isterim ki Mekke Ortak Savunma Anlaşması NATO'ya bir alternatif olmadığı gibi, NATO üyeliğimizin de asla bir ikamesi değildir ve söz konusu değildir. Nitekim, anlaşmanın 12'nci maddesinde Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülükler güvence altına alınmıştır. Biz mevcut ittifaklarımızdan kaynaklanan sorumluluklarımızı yerine getirirken dost ve kardeş ülkelerle de karşılıklı güven ve ortak menfaat temelinde yeni iş birliği alanları geliştiriyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu anlaşmanın jeoekonomik boyutunu da asla göz ardı edemeyiz. Körfez'de istikrarın korunması, enerji arz güvenliğimiz, deniz ticaret yollarının emniyeti, uluslararası tedarik zincirlerinin sürekliliği ve güvenliği bölgeye yönelik yatırımlar bakımından son derece önem arz etmektedir. Bölgesel güvenliğin güçlenmesi yalnızca taraf ülkelerin değil bütün bölgenin ekonomik refahına ve güvenliğine katkı sağlayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SERVET MULLAOĞLU (Hatay) - İran nerede, Mısır nerede?

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ZİYA ALTUNYALDIZ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Diğer taraftan, ülkemizin savunma sanayisine gerçekleştirdiği büyük atılım bu anlaşmanın stratejik değerini de artırmaktadır. Bugün, Türkiye insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine, elektronik harp kabiliyetlerinden deniz platformlarına kadar geniş bir alanda geliştirdiği teknolojiyle hem küreselde hem bölgede öne çıkmaktadır. Bu birikim anlaşma kapsamında geliştirilecek savunma sanayisi iş birliğinin en önemli dayanaklarından biri olacaktır. Türkiye'nin savunma sanayi kabiliyeti ortak savunma kapasitesinin geliştirilmesine, teknoloji paylaşımına ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine önemli katkılar ve destekler sağlayacaktır.

Sonuç olarak, değerli arkadaşlar, Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrarına yönelik çok boyutlu dış politika yaklaşımının önemli bir halkası olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZİYA ALTUNYALDIZ (Devamla) - Bu düşüncelerle, anlaşmanın ülkemize, bölgemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)