GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:14
Tarih:05.11.2026

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum.

(AK PARTİ ve Yeni Parti sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Başkanım...

BAŞKAN - Sen devam et, devam et.

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Genel Kurulumuzu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Niyet okumadan ben de konuşmamı yapmaya çalışacağım. Evet, öncelikle az önce burada çıkan bir hatiple ilgili bir şey söylemek istiyorum. Savunma sanayimizin hak etmediği bazı cümleler burada sarf edildi, uçaklarımızın uçmadığı söylendi ama biz şunu biliyoruz ki biz savunma sanayisinde bugün yüzde 80 yerli ve millî orana ulaştık, bizim uçaklarımız uçuyor. Bakın, bu uçan uçak KAAN, KAAN uçuyor.

ŞEREF ARPACI (Denizli) - Amerikan motoruyla uçuyor, Hakan Fidan başka bir şey söylüyor.

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Bu uçan uçak HÜRJET, HÜRJET de uçuyor. Bakın, uçuyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYŞE KEŞİR (Düzce) - HÜRJET yeni pistine gidiyor, eğitim uçağı ilk envantere giren.

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Bu uçak HÜRKUŞ, bu da uçuyor ve bu da göz bebeğimiz ANKA-3, bu da uçuyor. Yani bizim uçaklarımız uçuyor arkadaşlar, biz milletimize verdiğimiz sözleri tutuyoruz. Bizim mühendislerimizin, yerli ve millî mühendislerimizin ürettiği uçakların milletimiz için yapıldığını ve milletimize hizmet için yapıldığını biliyoruz.

Öncelikle, bugün burada Mekke Anlaşmasını görüşüyoruz. Mekke Anlaşması'yla alakalı çok önemli değerlendirmeler yapıldı. Bir güvenlik ortaklığını değerlendirirken soracağımız temel sorulardan bir tanesi şudur: Bu ortaklık Türkiye'nin güvenliğine, milletimizin huzuruna, bölgemizin ve dünyamızın geleceğine ne kazandıracak? Vereceğimiz cevap üstlendiğimiz sorumluluğun da ölçüsüdür. Bölgemizde güvenliğin karşılıklı bağımlı niteliğini, çatışmaların sınır aşan etkilerini hepimiz için ortak bir mesele hâline getiriyor. Kesintiye uğrayan enerji akışı üretimi, kapanan deniz yolları ticareti, artan maliyetler ise toplumumuzu doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkiliyor. Bölgesel istikrarı güçlendirmek, yalnızca sınırlarımızı korumanın değil, üretimimizi, ticaretimizi ve milletimizin refahını güvence altına almanın da gereğidir. Bu nedenle, devletimizin görevi, tehditleri zamanında tespit etmek, önleyici diplomasi ve güçlü savunma kapasitesiyle krizlerin büyümesini barışçıl yollarla engellemek, vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamaktır. Güçlü ordumuz, gelişen savunma sanayimiz ve diplomatik tecrübemiz bu sorumluluğun temel dayanakları, kabiliyetlerimiz doğrultusunda kurduğumuz ortaklıklar ise önleyici politikalarımızın destekleyicileridir. Amaç, sahip olduğun savunma kapasitesini ve diplomatik tecrübeyi çatışmaları önleyecek, krizleri yönetebilir kılacak ve milletimizin güvenliğini koruyacak bir etkiye dönüştürmektir.

Değerli milletvekilleri, Mekke Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkileri, karşılıklı savunma taahhüdü ve düzenli iş birliğiyle yeni bir aşamaya taşımayı amaçlamaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı üzere bölgenin meselelerinin çözümünde bölge ülkelerinin iradesi ve ortak aklı belirleyici olmalıdır. Anlaşma bu yaklaşımın güvenlik alanında kurumsal bir karşılık kazanması bakımından önemli bir adımdır. Farklı güvenlik önceliklerini istişareyle ele alarak ortak çıkarlar temelinde sürdürülebilir iş birliği ve kalıcı bir barış için çalışıyoruz. Kriz anlarında zamanında ve sağlıklı kararlar alabilmek için iletişim kanallarının sürekliliği ve istişare mekanizmalarının kurumsallaşması önem taşır. Tarafların stratejik kültürlerini ve tehdit algılarını karşılıklı olarak anlaması, görüş ayrılıklarını zamanında ele alması ve ortak hareket alanlarını belirlemesi iş birliğinin sürdürülebilirliği açısından önemlidir. Düzenli temas ve açık iletişim, stratejik öngörülebilirliği artırarak belirsizliği azaltır ve gerilimlerin yönetilmesini kolaylaştırır. Yine, ortak eğitim ve tatbikatlar, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğini geliştirmeye yardımcı olur. Koordinasyonun güçlendirilmesi, güvenlik iş birliğinin somut kabiliyetlere dönüşmesine katkı sağlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Müşterek projeler, ülkemizin teknolojik kabiliyetini ve üretim kapasitesini geliştirecek fırsatlar sunabilir. Savunma sanayi iş birliğini, yerli tasarım ve üretim yetkinliğimize sağlayacağı katkı üzerinden değerlendiriyoruz. Önceliğimiz, Türk Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaçlarını gözetirken yerli sanayimizi güçlendirmek, insan kaynağımızın kapasitesini nitelik ve nicelik yönünden geliştirmektir.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; üzerinde konuştuğumuz 3'üncü madde, kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesini düzenliyor. Bu vesileyle, uygulamaya ilişkin temel hususu açıkça ifade etmek isterim: Türkiye, üstlendiği sorumluluğun ağırlığını da millî menfaatlerinin gereğini de bilir. Savunma taahhütlerinin güvenilirliği, siyasi iradeye, gerekli kapasiteye ve yükümlülüklerin hangi şartlarda, nasıl yerine getirileceğinin açıklığına dayanır. Ortaklıklarımızın, millî önceliklerimizin doğrultusunda karar alma ve hareket etme kapasitemizi dolayısıyla, stratejik özerkliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Bu anlayışla, kanun teklifini destekliyor; ülkemiz, taraf ülkeler ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)