GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:14
Tarih:05.11.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, 7 Ağustosta imzalanmış bir anlaşmanın üç ay gecikmeyle Meclis Genel Kuruluna getirilmiş olması elbette ki yasama tekniği bakımından da yapılan görüşmelerin usulü açısından bir kısım itirazları hak eder mahiyette çünkü özü itibarıyla Mekke Anlaşması'nı bir savunma ortaklığı anlaşması olarak siz Meclis Genel Kuruluna sunuyorsanız o takdirde bu anlaşmanın görüşüleceği yer hiç şüphesiz ki Millî Savunma Komisyonu olmak durumunda ancak siz böyle önemli bir savunma hattında Türk askerini yurt dışına göndermeyi düşünebileceğiniz ve ortaklaşa imza koyduğunuz bu ülkelerden birine yapılacak saldırıyı kendi ülkemize yapılmış bir saldırı olarak kabul edeceğimizin altına imza koyduğunuz ve biraz sonra oylarınızla oylayacağımız bu yasa Millî Savunma Komisyonunda görüşülmeyen, sadece Dışişleri Komisyonunda görüşülmüş bir kanun teklifi. Dolayısıyla, usulen çok büyük bir hata içerisinde olduğunuzu ifade etmek isterim. Elbette ki Türkiye'nin bölgesinde aktif bir diplomasi yürütmesi Türk milletinin her bir ferdini ziyadesiyle memnun eder ancak "ortak savunma" dediğimizde savunma iş birliğine biz "Evet." diyoruz lakin sınırları belirsiz askerî taahhütlere de "Hayır." diyoruz değerli milletvekilleri çünkü Türkiye'nin güvenliği, askerimizin geleceği ve milletimizin kaynakları söz konusu ise hiçbir soru cevapsız, hiçbir sorumluluk belirsiz bırakılamaz. Bu kanun içerisinde çok büyük belirsizlikler var ve sorulan pek çok soru da cevapsız kalmış durumda.

Şimdi ben Dışişleri Komisyonu Başkanımıza buradan soruyorum: Sayın Başkan, 7 Ağustosta imzalanmış bir anlaşmanın gereği olarak bu kanun Parlamentodan geçmeden Türk askeri Riyad'da, Cidde'de veya Mekke'de konuşlanmış mıdır, herhangi bir görev alıp oraya gitmiş midir? Öncelikle bunu sizden net olarak öğrenmek istiyoruz çünkü bir ay öncesinden bizim askerimizin orada olduğunu ve yeni bir görevlendirmeyle onların yerine, bir ay önce gidenlerin yerine yeni takviye kuvvetlerin gittiğine yönelik bilgiler, gelen duyumlar bizde var. Bu konunun doğru olup olmadığını bizatihi sizden duymak istiyoruz.

Evet, bu anlaşma bölge barışına katkı sağlayacak bir anlaşma olarak görünmüyor çünkü Mekke Anlaşması mevcut askerî iş birliğinin ötesine geçerek karşılıklı savunma yükümlülükleri getiriyor. Şimdi, Allah için konuşalım; birlikte imza koyduğumuz ülkeler bize hangi konuda savunacak? Ola ki Türkiye'ye bir saldırı olması hâlinde biz NATO'nun bir ferdi değil miyiz, NATO'nun en güçlü 2'nci ordusuna sahip değil miyiz? Yıllarca bu fedakârlığı NATO içinde niçin yapıyoruz? Eğer biz Türkiye'ye sağından, solundan, komşularından gelebilecek bir saldırıda Pakistan ve Suudi Arabistan'ın savunma gücüne güvenerek bir anlaşmayı imzaya koyuyorsak vah bizim halimize! O zaman şanlı ordumuza çok büyük haksızlık etmiş oluruz, yapmayın arkadaşlar! Türkiye bu ittifaka hangi somut katkıları sağlayacak ve bu iş birliğinden ne gibi kazanımlar elde edecek? Bu kanunun içeriğinde böyle bir şey yok, bize bunları net olarak ifade etmeniz lazım. Bunları görmeden bu kanuna nasıl bizden "evet" oyu isteyeceksiniz? Türkiye'nin güvenlik öncelikleri ile diğer tarafların karşı karşıya olduğu tehditler her konuda örtüşmeyebilir. Bu nedenle, üstlenilecek sorumlulukların, sağlanabilecek askerî katkıların ve karşılıklı yardım yükümlülüklerinin kapsamı açıkça ortaya konulmalıdır ve bu kanun teklifinin içerisinde maalesef bunlar da yok. O yüzden, değerli milletvekilleri, çok büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu unutmayalım. Adı Mekke olunca bu ülkede her bir vatandaşın farklı duygularla hareket ettiği, farklı bir yaklaşım gösterdiği bir kanun teklifini görüşüyoruz ama emin olun içerikleri itibarıyla nasıl bir sorumluluk içerisine girdiğimizi bu sıralardaki arkadaşlarımızın çoğu bilmiyor. Biraz önce ifade ettim, bize oradan uçaklarımızın, oradan bir kısım askerlerimizin görevlendirildiği ve şu an itibarıyla orada konuşlandığına ilişkin bilgiler gelirken 7 Ağustosta imzalamış olduğumuz bir sözleşmenin bugün, üç ay sonra Genel Kurulda konuşulmuş olması çok büyük bir yanlışlık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Yine ifade edeyim ki burada bu kanunun görüşmeleri devam ederken Dışişleri Bakanının, Millî Savunma Bakanının gelip bu Parlamentoyu bir bilgilendirmesi gerekiyordu çünkü bu Parlamentoya azıcık saygınız varsa bu kadar önemli bir kanun görüşülürken hem Dışişleri Bakanının hem Millî Savunma Bakanının Türkiye Büyük Millet Meclisini ciddiye almamasının ve burada sorumlu bir yönetici gibi hareket etmemesinin gerçekten kabul edilebilir bir yanı yok. O yüzden bir kez daha söylüyoruz: Mekke ismi hepimize hoş geliyor ama bunun içerikleri itibarıyla Türkiye'yi bir belirsizliğe götürüyorsunuz. Yapmayın arkadaşlar, yarın çok geç olabilir. O yüzden bu kanuna, gelin, hep birlikte "hayır" diyelim diyorum.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)