| Konu: | KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN VE KAMU İHALE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 31.03.2012 |
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin son maddesinde görüşleri dinledik.
Bu düzenleme, Katma Değer Vergisi Kanunu'nda, Yap- İşlet-Devret Kanunu'nda ve Kamu İhale Kanunu'nda küçük birer değişiklik getiriyor. Katma Değer Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle birlikte, büyük ölçekli yap-işlet-devret projelerinin katma değer vergisinden yapım sırasında istisna olmasını öngörüyor. Bu projelerin bir yapım bir süresi var, bir de işletme süresi var. Eğer bu değişikliği yapmasaydık ne olacaktı? Yapım süresinde KDV ödeyecekti, işletme süresinde de o KDV'yi geri alacaktı. Yapım süresi işletmeden çok daha kısa olduğu için üç yıl, dört yıla varan sürede 10 katrilyonluk projede örneğin 1,5 katrilyon KDV için bir finansman bulup bunu devlete ödemesi gerekiyor. Bunun da bir maliyeti var. Bu maliyet de yine bu projenin üzerine biniyor. Dolayısıyla, bundan kamu bir şey kazanamadığı gibi, daha fazla yükümlülüğe girmiş oluyor. Yapılan düzenlemeyle bu KDV'den vazgeçiliyor ama işletme sırasındaki KDV tahsil edilmeye devam ediliyor. Olay budur. Herhangi bir KDV gelirinden vazgeçme diye bir şey söz konusun değil.
İkinci düzenlemede ise, bu proje yapım esnasında diyelim ki akamete uğradı, bir şekilde durdu. Yapılan işlerin boşa gitmemesi için, projenin tamamlanıp hizmete alınabilmesi için bu borcun üstlenilmesi lazım. Bunu da Hazine belirleyeceği şartlar altında üstlenecek. Peki, buna niye ihtiyaç duyduk? Sözleşmelerinde var ama bizim Kamu Borç Yönetimi Kanunu'nda bu konuda açık bir düzenleme yok. Dolayısıyla, bunu sözleşmedeki hükümlere uygun hâlde bir değişiklikle düzeltmiş oluyoruz.
Bir başka konu: Devlet Demiryollarının iştiraklerine doğrudan iş vermesini öngören Kamu İhale Kurumu Kanunu'nda değişiklik yapıyoruz. Zaten şu anda veriyor. Yaklaşık 6,6 milyon mertebesinde işleri doğrudan veriyor. Ne yapıyor Demiryolları? Parça parça veriyor. Bunun da bir anlamı yok. Bugün lokomotiflerin bedelleri, trenlerin bedelleri bunun üzerinde olduğu için burada bir tıkanıklık yaşanıyor. Son yıllarda demir yollarında yapılan atılımlar dolayısıyla bu demir yolu araçlarına çok büyük ihtiyaç var. Burada da zaman kaybını önlemek için? İştirak de yüzde 100 kendinin, şirket de kendinin, bir cebinden bir cebine, yapılan düzenleme bu.
Ama burada bir ayrıntıyı gözden kaçırmayalım, o da şudur: İştirakler, Demiryollarından aldıkları işi dışarı verirken ihaleyle verecek, orada bir muafiyet yok, üçüncü kişilerde ihale şartı devam ediyor. Bir de fizibilite, danışmanlık, proje işlerinin açık ihaleyle yapılan sınırının 172.927 liradan 4 kat artışla 691.708 liraya çıkarılması. Bu, esasında, kamu yararı bakımından çok daha faydalı bir düzenleme. Önce, 172 bin altındakiler, açık rekabete dayalı ihale yapılıyordu, üstündekiler istekliler arasında yani ön yeterlilikle yapılıyordu; şimdi bu sınırı artırdık. Bu sınırın altında yani yaklaşık 691 binin altındaki bütün bu işleri açık ihaleye tabi tutuyoruz, dolayısıyla daha fazla rekabet olacak. Peki, niye böyle yapıyoruz? Belirli istekliler arasında yaptığınız zaman, burada itirazlarla bir proje yaptıracaksınız. 10 kilometrelik yol projesi, itirazlar araya giriyor, süreçler altı ay, yedi aya kadar uzuyor. Yapacağınız yol bile o kadar tutmadığı hâlde projede tıkanıyorsunuz. Bunun önünü açmak, projeleri daha rahat gerçekleştirmek için?
Değerli milletvekilleri, sayın konuşmacıların değerlendirmeleriyle ilgili iki hususa değinmek istiyorum: Bir tanesi, Kazım Kurt, Eskişehir Milletvekilimiz; Eskişehir Hızlı Tren Projesi'nin Eskişehir'deki kısmıyla ilgili burada birtakım konuları dile getirdi. Bu proje, malum, şehir içinden geçiyor, şehir içinden geçen kısmın da yer altına alınma kararını biz yıllar önce verdik, inşaatına da başladık. Ancak, tabii orada Büyükşehir Belediyesiyle beraber çalışma mecburiyeti var, şu anda arkadaşlar da Büyükşehir Belediyesiyle çalışıyorlar; o, yer altına alınınca nereye kadar yer altında olacak, yer üstünde kalan kısmın nasıl düzenlemesi yapılacak, oradaki trafik nasıl olacak, oranın mülkiyeti ne olacak, bu konuları görüşüyorlar. Umarım, Büyükşehir Belediye Başkanı da gerekli esnekliği gösterir, bir an önce anlaşmaya varılır.
Biz "Hizmet olunca siyaset ikinci plandadır." diyoruz. Görevimiz hizmet etmek; bunun örneğini İzmir'de, İzmir Büyükşehir Belediyesiyle Demiryolları gerçekleştiriyor. Eskişehir'de benzer şeyi mutlaka yapabiliriz. Önemli olan, orada yaşayan insanlara hizmet etmektir; bunun böyle bilinmesini arzu ediyorum, bunun için bu açıklamaya ihtiyaç duydum.
Tabii, Sayın BDP Sözcüsünün yaptığı açıklamalar aslında doğru olabilir ama tabii onun tarihine bakmak lazım. Belki Grup Başkan Vekilimiz bu konuda daha detay verecektir. Her kötü örneği ele alarak, kötü örnekten yola çıkarak "yap-işlet-devret projelerinin tamamı kamuya yüktür, kamuya zarardır" gibi bir kanaate ulaşmak çok adil ve insaflı bir yaklaşım değil. Bizim havaalanlarında çok başarılı örneklerimiz var, Ankara Esenboğa Havaalanı, İstanbul, Antalya, İzmir, Dalaman, Milas, şimdi Zafer Havaalanı, Çukurova Havaalanı, bunlar hep yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilmiş, garantiyi karşılamak, kısmen karşılamak bir yana, garanti üzeri de ilave para aldığımız projeler hâline gelmiştir; hem projeler kısa sürede yapılmış hem de kamuya ilave kaynak temin edilmiştir. O bakımdan, tabii ki yanlış uygulamaları konuşacağız, ona da gerekli tedbirleri alacağız ama topyekûn bu modeli terk etmek doğru bir şey değil çünkü artık dünya bu modele gidiyor. Genel bütçeden projelere yeteri kadar kaynak ayrılamıyor, ayrılsaydı yetmiş dokuz yılda, 2002 yılına kadar 6 bin kilometre bölünmüş yol değil, 20 bin kilometre yapılırdı; ayrılamadı. Ne yaptık? Ülkenin ihtiyacı var, onun üzerine geldik 16 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Fena mı oldu? Gayet güzel oldu. Şimdi, araç sayısı 4 kat arttı, insanlar daha fazla seyahat ediyor, güzel güzel yollar açıldı, millet emniyetle, rahat, huzur içerisinde memleketine gidiyor, sevdikleriyle buluşuyor, ticaret yapıyor. Hava yolu ülkenin her tarafına yayıldı, her tarafa uçakla gitmek mümkün hâle geldi, ekonomik fiyatlarla uçmak mümkün hâle geldi.
Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, yaptığımız bu düzenlemeler ülkemize, milletimize hizmet olarak geri dönecektir, bundan emin olabilirsiniz.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.