| Konu: | 23 EKİM 2011 TARİHİNDE VAN İLİNİN ERCİŞ İLÇESİ MERKEZ ÜSSÜ OLMAK ÜZERE MEYDANA GELEN DEPREME VE DEPREM BÖLGESİNE YAPILAN HİZMETLERE İLİŞKİN |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 11 |
| Tarih: | 25.10.2011 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Türkiye olarak büyük bir deprem yaşadık. Hepimize, milletimize geçmiş olsun diyorum önce.
Tabii milletimiz tek vücut oldu. Büyük bir dayanışma içinde, büyük bir duyarlılık içinde depremin yaralarını sarma çalışmaları da devam ediyor. Böyle dönemler, esasen milletimiz için gerçekten çok özel dönemlerdir. Ben de bu büyük afet ve daha sonrası yapılan çalışmalarla ilgili yüce Meclisi bilgilendirmek için söz almış oldum. Tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, geçen pazar günü -23/10/2011- saat 13.45 ve 13.55 arasında, peş peşe, Van ilimizde iki önemli, şiddeti yüksek deprem meydana gelmiştir. Depremin şiddeti 7,2'dir ve devam eden artçı şoklar da söz konusudur. Depremin etkisi ve hasarı ağırlıkla Erciş ve bazı köylerde görülmüştür. Van merkezde çok katlı 6 bina tamamen yıkılmıştır ve enkaz hâline gelmiştir, Erciş ilçemizde 80 bina tamamen yıkılmıştır, 19 köyümüzde de 1.362 konut, okul ve benzeri bina yıkılmıştır.
Şu ana kadar 370 can kaybı olmuştur. Ölenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bütün vatandaşlarımızın, hepimizin başı sağ olsun. Bu can kayıplarından 248'i Erciş'te, 122'si Van merkez ve köylerinde meydana gelmiştir.
Toplam yaralı sayısı 1.300'dür, bir kısmı ayakta tedavi görmüş, bir kısmının ise tedavisi devam etmektedir. Şu anda hastanelerde, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 181 yaralı, Van'a çevre illerde 273 yaralı tedavi görmektedir. Genel olarak sonuçlarıyla ilgili vereceğim rakamsal bilgiler hem hasar olarak hem tabii, insanımızın gördüğü zarar olarak bunlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, olay pazar günü olmuştu, bildiğiniz gibi, hemen haber aldıktan kısa süre sonra Başbakanlıkta afet acil durum koordinasyon toplantısı yapılmıştır benim başkanlığımda. Bütün bakanlıklarımıza ve kurumlarımıza kendi görevleri orada bir defa daha hatırlatılmıştır ve acele kararlar alınmış ve hemen uygulamaya geçirilmiştir. AFAD, Afet ve Acil Durum Başkanlığı Ankara'da koordinasyonu yürütmektedir ve biz de Ankara'dan bazı bakan arkadaşlarımızla birlikte hemen Van'a hareket ettik o gün, Başbakanımız İstanbul'dan yine aynı şekilde ve ilk anda, daha Van'a hareket etmeden önce, Türkiye genelinde arama ve kurtarma ekipleri harekete geçirilmiştir. Biliyorsunuz, böyle afet durumlarında, özellikle bu afet ağır bir depremse ilk anda en önemli husus, arama ve kurtarma çalışmalarının en hızlı şekilde yürütülmesidir. Önce yakın illerden olmak üzere bütün Türkiye'de kamu veya özel veya sivil topluma ait bu tür uzmanlığı olan çalışma ekipleri Van'a yönlendirilmiştir ve buna paralel olarak da hemen en etkili şekilde sağlık sistemi orada çalışmaya başlatılmıştır, yaralılar için çok kapsamlı hemen çalışmalar başlatılmıştır.
Biz, Başbakanımızla birlikte hemen Erciş'e ulaştık, çalışmaları yerinde gördük, vatandaşlarımızla görüşmeler yaptık. Sonra tekrar Van'a döndük, gerekli talimatlar verildi ve gece 03.00'e kadar da hastanede daha çok yaralı yakınları ve yaralılarla ilgilenildi. Bu süreç içinde çalışmaları, Erciş'te İçişleri Bakanımız ve Kalkınma Bakanımız ve Ağrı Valimiz yürüttüler, Van'da ise ben, Sağlık Bakanımız, Şehircilik Bakanımız ve Van Valimiz birlikte yürüttük.
Arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili biraz daha detay vermek istiyorum. Bu tabii, şuna şükretmek lazım, Türkiye bu konuda çok büyük bir birikime sahip. Evet, acı tecrübelerle bu birikim oluşmuştur ama dünyanın bu konuda neredeyse en tecrübeli ekipleri Türkiye'de. Bu konuda doğrusu hemen hava köprüsü kuruldu, bütün illerimizden, Ankara, İstanbul, İzmir, nerede bu konuda bir ekip varsa hepsinin en hızlı şekilde, önce Van'a, sonra Erciş ve merkez köylerimize ulaştırılması sağlandı ve orada da, doğrusu, Van Havaalanında da helikopterler hazırdı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, emniyetin ve Sağlık Bakanlığının, tabii, ambulans helikopterleri. Çok hızlı şekilde olay yerine ulaşıldı. Yani şunu söyleyebilirim: Türkiye'nin her tarafından bütün birikimimiz -depremle ilgili, arama kurtarma ve diğer hizmetlerle ilgili- şu anda Van'dadır.
Burada, personel olarak yaklaşık 3 bin arama kurtarma personeli var. Her enkazın başında mutlaka iki üç grup var. Ulaşılmamış bir enkaz, bir köy yok. Bütün binalarda, bir kısmında enkaz çalışmaları tamamlandı. Mesela Van merkezde 3 binada şu anda sürüyor, 3'ü tamamlandı. Köylerimizde tamamen bitmiştir enkaz çalışmaları. Sadece Erciş'te devam ediyor, orada da hiç aralık vermeden, gece gündüz devam ediliyor.
Burada, iş makinesi, vinç vesaire sıkıntısı çekilmedi. Özellikle buradan huzurunuzda vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz, özel teşebbüse. Herkes kendi elindeki vinci veya bu konudaki faydalanılacak araçları çevre illerden oraya seferber etmiştir. Burada özel olarak anmaya değer.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, üzerinde önemle durulan, en kapsamlı ve başarılı şekilde yürütülen bir diğer çalışma sağlık çalışmasıdır. Hemen çevre illerden yine oraya büyük bir takviye olmuştur. 2 ambulans uçağımız hemen oraya gelmiştir ki Sağlık Bakanımız bizzat Erzincan'dan hemen uçağın biriyle gelmiştir. 7 ambulans helikopterimiz hemen orada hazır olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin helikopterleri orada hazır olmuştur ve Erciş'ten yaralıların tamamı helikopterlerle, ambulanslarla taşınmıştır. 210 tane de ambulans vardır ve özellikle Van'da daha yeni hizmete açılan eğitim ve araştırma hastanesi gerçekten büyük bir hizmet görmüştür. Çünkü Erciş'te hastanede belli bir tahribat vardır. Van'daki bir iki hastanemizde biraz çatlaklar oluştu ama Van merkezde büyük hastane, yeni hastane gerçekten bu konuda en önemli hizmeti gördü. Aynı şekilde, tabii, uçaklarla mesela Ankara'ya 37 yaralı getirilmiştir daha ilk akşam ve büyük hastanelere, çevre hastanelere de hızlı şekilde ulaştırılmıştır.
Hızlı şekilde, tabii, hasar tespiti yapılıyor, önce kamu binaları ve sonra da vatandaşların oturulamayacak durumda olan binaları. Mesela, Van'da sadece 10 apartman çökmüştür ama oturulamayacak durumda, ağır hasarlı binalar vardır ve bazı okullarımızda yine hasarlar vardır. Mesela, Van merkezde, Emniyet Müdürlüğü binası da dâhil, kamu binalarında bir miktar hasar vardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, ihtiyaçların karşılanmasıyla ilgili -çadır başta- ve diğer malzemelerle ilgili hemen bir hava köprüsü kurulmuştur. Şu ana kadar Van, Erciş ve köylerimize 15 bin civarında çadır ulaşmıştır. Tabii, çadırdan bilindiği gibi Kızılay sorumludur, Kızılayın bu hizmeti yürütmesi daima esas alınmıştır. Yarın sabaha kadar da çadır sayısı 25 bine ulaşacaktır. Yani sürekli, Türkiye'nin neresinde varsa -Kızılayın veya diğer kurumlarımızın- çadırlar, uçaklarla oraya ulaştırılıyor.
Ama yine de çadır konusunda vatandaşlarımızın daha fazla talebi olmuştur ve belli bir yetersizlik de çekilmektedir, bunu da ifade etmek istiyorum. Bunun sebebi şu: Aslında, hemen ilk akşam çadır kentler kuruldu, evi tamamen yıkılan vatandaşlar oraya yerleştirildi ama artçı sarsıntılar olduğu için, Van'da ve Erciş'te hiçbir vatandaşımız kendi evine girip oturmak istemiyor. Şiddetli bir deprem, onun psikolojik etkisi var. Dolayısıyla vatandaşlarımız çadır kentlere de gitmek istemiyor, bir çadır sahibi olmak ve evinin yakınında bir yerde çadırı kurmak, evden de zaman zaman ihtiyaçlarını karşılamak istiyor. Bu da çok tabii bir ihtiyaç, tabii bir talep. Biz de bunu haklı bir talep olarak gördük ve mümkün olabildiğince bu yolu da açtık. Evi hiç olmayanlar genelde çadır kentlerde ama diğer vatandaşlarımıza yettiği kadar çadır veriliyor. Özellikle ben bunu Erciş'te gördüm, evinin yanında bir çadırı var ama evine de girip çıkıyor zaman zaman.
Tabii çadır konusunda -işin doğrusu- bu kadar yüksek talep beklenmiyordu. Şimdi kısa sürede artık bu hasar tespiti hızlı yapılıyor, vatandaşlarımıza "Evlerinize girebilirsiniz." telkini yapılıyor -sağlam evi olanlara tabii- diğerlerine kırmızı çarpı işareti konuluyor ki asla burada oturulmasın diye. Ama vatandaşlarımızın hepsi -ki, bu Van ve Erciş yaklaşık 100 bin hanedir- 100 bin hane çadır talebinde bulunduğunda tabii onu karşılayamıyorsunuz. Şu anda çadır dışında ve ısıtıcı dışında özellikle gıda ve diğer ihtiyaçlarla ilgili orada bir sıkıntı yok. Hem bölgede diğer şehirlerden hem devlet kurumlarımızdan hem sivil toplum kuruluşlarından doğrusu çok ciddi şekilde yardım, özellikle dün geceden itibaren Van'a akmaya başladı ama çadırla ilgili -biraz önce ifade ettiğim sebeple- hâlen belli bir sıkışıklık da söz konusu. Biz de onu karşılamak için çadır üreticileri de dâhil, bütün stoklar da dâhil, Türkiye'nin bütün imkânlarını seferber ettik hatta komşu ülkelerden de -bir, iki yerden- bu konuda çadır nakli sağlanıyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda doğrusu Van merkezde normal hayata dönülüyor, marketler açık, mağazalar açık, işyerleri açık. Van'ın merkezinde bir deprem şehri, atmosferi giderek azalıyor. Sadece gece eve girme endişesi olduğu için çadır talepleri ve onun karşılanmasıyla ilgili çalışmalar sürüyor.
Sıcak yemek konusunda bir sıkıntı yok. Köylere kadar dün akşam mesela bütün köylere? 19 köyümüz özellikle hasarlıdır, bunların içinden 5 tanesi tamamen hasarlıdır, okul ve cami de dâhil köyde gerçekten bina kalmamıştır. Buralara dün akşamdan itibaren sıcak yemek de gönderilmeye başlandı.
Tabii böyle dönemler -başta da ifade ettiğim gibi- hem kamu kurumlarımızın hem sivil toplumun hem bütün vatandaşlarımızın çok yakın, duyarlı bir iş birliğini getiriyor. Bizim milletimizin temel özelliklerinden birisi bu ve dün, tabii, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı, muhalefet partilerimizin üst yöneticilerinin bölgeyi ziyareti ve gelip bilgi almaları da bu bütünleşmenin başka bir parçası ve önemli bir destektir; kendilerine de teşekkür ediyorum. Meclisimiz, kurumlarımız, milletimiz iş birliği içinde bunların üstesinden gelecektir.
Ben, şunu da ifade edeyim: Çadırla ilgili, şu anda, köyler de dâhil -bugün, bu gece yine köylerimize takviye ettik- evi yıkılan ve çadır ihtiyacı olan vatandaşımızın ihtiyacı karşılanmıştır ama diğerleriyle ilgili de ekstra çadır isteyen, evi olduğu hâlde girmeyen, onlar için de çalışılıyor.
Yaklaşık bir ay çadırlarda geçici iskânı öngörüyoruz köylerimizde ve Erciş'te. Bir ay sonra kışa dayanıklı, soğuya dayanaklı, içinde banyo, tuvalet ve mutfağı da olan konteynerleri devreye sokmayı planlıyoruz. Şu anda TOKİ Başkanımız, Şehircilik Bakanımız, bunun çalışması, pazarı ve ihale şartları vesaire üzerinde Van'da çalışıyorlar. Konteynerlerle bu kışı geçirmeyi planlıyoruz ama şu günlerde de hemen kalıcı konutlar için ihale şartları, arazi temini vesaire konusunda çalışmalar başlatıldı. En geç bir yıl içinde de inşallah bu vatandaşlarımıza, evi tamamen yıkılan vatandaşlarımıza en iyi şartlarda konutları teslim edilecek. Bunun planı içindeyiz.
Okullar, Kurban Bayramı sonrası pazartesi gününe kadar tatil edildi çünkü bazı okullarımızda hasar var. Bunların iyi tespiti ve kolay telafi edileceklerin telafisi gerekiyor. Üniversite de tatil edildi. Böylece o güne kadar okullarımız tekrar eğitime hazırlanmış olacaktır.
Enerji olarak, Van'ın tamamında elektrik var. Dün akşam itibarıyla Erciş'in yüzde 70'ine elektrik verildi ve bugün yoğun şekilde tamamına verilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Köylerimizde elektrik hâlen verilemiyor.
Ulaşımla ilgili: Van Havaalanı en yoğun günlerini yaşıyor, tabii hem kargo uçakları Türkiye'nin her tarafından ihtiyaç maddeleri taşıyor hem ekstra, ek yolcu uçakları seferleri konuldu vatandaşlarımız başka yere gidecekleri için, orada da çok ciddi bir hareketlilik var.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim genel olarak size kısaca sunmak istediğim temel bilgiler bunlar. Milletvekillerimiz, grup temsilcilerimiz söz alacaklar, soruları olursa daha sonra cevap verebilirim.
Tekrar milletimize geçmiş olsun diyorum, vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Büyük bir hassasiyet içinde, büyük bir gayret içinde oralarda çalışan, gece gündüz gerçekten yirmi dört saat hiç uyumadan çalışan sağlık personeline, arama kurtarma personeline, sivil, kamu bütün yetkililere de buradan huzurunuzda bir defa daha teşekkür ediyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)