| Konu: | TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU KANUNU TASARISI |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 20.06.2012 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bugün ülkemizde demokrasi ve insan hakları alanında önemli bir tasarıyı görüşüyoruz. İlk defa ülkemizde kanunla "İnsan Hakları Kurumu" diye bir kurum kuruluyor. Ben de bu tasarı üzerinde Hükûmetimiz adına söz almış bulunuyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, insan hakları, çağdaş, siyasal ve toplumsal düzenlerin en ayırt edici vasfı ve meşruiyet kriteri hâline gelmiştir bugün. Uluslararası alanda da toplumları, ülkeleri, devletleri değerlendirirken en önemli kriterlerden birisidir. Demokrasi konusunda en önemli, dikkat edilecek hususlardan birisidir. Daha doğrusu, modern dünyayla konuşmanın, iş birliğinin bir anlamda yeni dili insan haklarıdır.
Biz AK PARTİ hükûmetleri olarak, parti olarak, hükûmetler olarak kurulduğumuz günden bugüne en temel hassasiyetimiz bu olmuştur. Bunu bilerek söylüyorum. Partimizin kuruluşundan ve hükûmet oluşundan beri içinde olan birisi olarak ve özellikle bu boyutunda stratejik katkıyı en fazla vermeye çalışanlardan birisi olarak bunu söylüyorum. Yani hükûmetlerimizin en önemli hassasiyetidir. Hatta bu konuda, demokratikleşme ve insan hakları konusunda ta 58'inci Hükûmet kurulduğunda -şöyle bakılırsa- hemen Avrupa Birliği sürecinin hızlı başlatılması falan? Ha, "biz demokratikleşme adımlarımızı daha hızlı atalım, Avrupa Birliği rüzgârını da arkamıza alalım" şeklindeki değerlendirmelerle de irtibatlıdır. Dolayısıyla genel manada AK PARTİ dönemi tabii, bir demokratikleşme dönemidir.
Sayın Halaçoğlu konuşmasının ilk kısmında çok güzel ifadelerde bulundu, tarihimizle ilgili değerlendirmeler? Kendisine çok teşekkür ederim. Yani aslında insan hakları bizim medeniyetimizin özüdür, kendi öz medeniyetimizdir. Burada birkaç defa da atıfta bulunuldu Şeyh Edebali'ye. Tabii, o kavramları farklı söyleyebiliriz. "Yaşat ki, yücelt ki" anlamları vardır. "İnsanı yücelt ki devlet yücelsin" falan ama özü şudur: Kendisinin hem damadı hem müridi Osman Bey'e, -Osmanlı imparatorluğunun kurucu ismi, ecdadımız- diyor ki: "Evladım, -yeni bey olmuş, yeni yönetici olmuş. İmparatorluğun ilk günleri, ilk yılları- dikkat et." O vasiyetname muhteşem bir şeydir. "İnsana değer ver önce. İnsana değer ver, insan memnun olmazsa devlet güçlü olmaz. Önce insan memnun olacak, mutlu olacak. Onun devlete ve yönetime güveni artacak ve o zaman sen daha güçlü olursun." Demek istediği bu. Ve bizim medeniyetimize, şöyle geçmişimize bakarsak medeniyetimizin özü bu değerli arkadaşlar.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Söylediğinizin tam tersi bir tablo var. Yazık!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve inanın, biz kendi hükûmetlerimiz döneminde, beğenilir, beğenilmez, yetersizlikler vardır, bu bir süreçtir, insan hakları, demokratikleşme konusu bir süreçtir, daima en iyileri vardır ama hep bunun iyisinin arayışında olduk ve burada mümkün olabildiğince bunun altyapısını kurmaya, yasalarını çıkarmaya çalıştık. Ben şimdi onlara girmeyeceğim, son on yılda yapılan şeyleri burada sıralayacak değilim ama bunu pek çoğumuz zaten biliyoruz.
Bu haziran ayının, Parlamentomuzun bu yasama yılının bitmek üzere olduğu şu günlerinde de doğrusu Meclisimizde, yüce Mecliste insan haklarıyla ilgili önemli kurumların kurulması, önemli yasaların görüşülmesi çok sevindiricidir. Biz de bunu Hükûmet olarak arzu ettik. İşte, geçen hafta ombudsmanlık, kamu denetçiliği yüce Mecliste görüşüldü, kabul edildi. Hatırlanırsa, onu 2005 yılında yasalaştırmıştık ama bir önceki Cumhurbaşkanı veto etti, Anayasa Mahkemesi de "Anayasa'da Meclise böyle bir görev verilmemiştir." diye bir gerekçeyle iptal etti. Ve dolayısıyla, 12 Eylül 2010'da Anayasa değişikliğinde ombudsmanlık anayasal kuruluş hâline getirildi ve şimdi de kanunu çıkmış oldu.
Şimdi İnsan Hakları Kurumu inşallah Meclisten bu vesileyle çıkmış olursa, yüce Meclis kabul ederse, peşinden kolluk gözetim mekanizması gelecek. O da çok önemli doğrusu, özellikle kollukla vatandaş ilişkisinde yeni bir mekanizma getiriyoruz. Ben İçişleri Bakanlığım döneminde onu hazırlatmıştım ama Meclise geldi, kadük oldu; şimdi tekrar geldi, herhâlde Kurula gelecek.
Bir de tabii, 3'üncü ve 4'üncü yargı paketlerini çok önemli görüyoruz. Yani 3'üncü yargı paketi özellikle, bir an önce tabii, Genel Kurulun gündeminde? Böylece insan haklarıyla ilgili -orada da insan haklarıyla ilgili çok boyut vardır- önemli tasarılar bugünlerde görüşülmüş oluyor.
Değerli milletvekilleri, gruplar adına konuşan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, şahsı adına konuşan arkadaşımıza ve Komisyon Başkanımıza, bu tasarının çok önemli boyutlarını esasen açıkladılar ama ben de birkaç hususa yine değinmek istiyorum.
Tabii, bu tasarıyı değerlendirirken insafla bakmak lazım yani burada söylenecek, bu konuda, olumlu-olumsuz pek çok şey olabilir ama iyi bir değerlendirme, dikkatli bir değerlendirme yapıldığında bu, gerçekten, ülkemizde ileri bir adımdır insan haklarıyla ilgili. Yani sadece Birleşmiş Milletlerin Paris İlkeleri'ni karşılama anlamında değil, bir kurum kuruyoruz. Yani böyle bir kurumun ismi bile bu alanda tabii, Türkiye'nin hassasiyetlerini ifade ediyor. Yani "hep ve hiç" değerlendirmesi yerine şöyle bakalım: Burada olumlu, iyi şeyler var, başka şeyler de olabilir miydi? Mesela ne olabilirdi? İşte, Meclis?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Urfa Cezaevinde 13 tane insan yanmazdı mesela.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Meclis işte seçsin, Meclis? Hatta bir milletvekilimiz dedi ki: "Milletvekillerimizden korkuyorsunuz, Meclise seçtirmiyorsunuz." Değerli Milletvekilimiz Tanrıkulu'nun bu konularda çalışması var, insan haklarıyla ilgili güzel bir kitabı var, ben çok değer veririm ama bunu açıkladık komisyonda da.
Değerli arkadaşlar, Meclis bizim için önemli. Meclis, millet. Millet, burada temsil ediliyor. Yani bizim Hükûmet ve parti olarak en önemli hassasiyetimiz milletin rehberliği ve Meclisin iradesi.
AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) - Yapmayın ya!
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) -Onun için mi temel kanun olarak getiriyorsunuz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Biz her konuyu Meclise getirmeye çok önem veriyoruz.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Öyleyse niye kanun hükmünde kararnamelerle yönetiyorsunuz ülkeyi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, bu konuda da?
ALİ SERİNDAĞ (İstanbul) - Meclis AKP'nin...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?biz düşünebilirdik ve yine düşünebiliriz ama biraz önce Komisyon Başkanımız Ayhan Bey de ifade etti, ombudsmanlıkla ilgili konuyu ben tekrar hatırlatıyorum, Burhan Hocam da burada, çok iyi biliyorlar: Meclise ancak Anayasa'yla görev verebilirsiniz, kanunla görev veremezsiniz. Yani kanunla Meclis kendi kendine görev veremez. Bu konuda Anayasa'da Meclise bir görev verilmemiş. Ha, yeni anayasa yapılıyor, verelim, bu görevi de oraya verelim yeni anayasada ve seçsin.
Ben biraz önce ombudsmanlığı örnek verdim. Ombudsmanlığı 2005 yılında biz kanunlaştırdık, bu Meclisten çıktı, gitti. O zamanki Cumhurbaşkanı "Bu Anayasa'da ombudsman atamak gibi, seçmek gibi bir görev verilmemiş Meclise." dedi ve Anayasa Mahkemesine gönderdi, Anayasa Mahkemesi de iptal etti. Ondan sonra işte anayasal kurum hâline getirdik.
Dolayısıyla, biz, inanın samimiyetle bunu ifade ederiz daima Hükûmet olarak, parti olarak, bu konuların hepsinin esas çözüm yeri Meclis olsun, karar yeri Meclis. Çünkü demokrasinin özü bu. Buna açığız, buradan da ifade ediyorum, bütün partilerimiz bilsin, biz de o konuda rahatça şey yaparız. Yani bu kurumla ilgili istenirse Anayasa Uzlaşma Komisyonunda gündeme getirilebilir ve bu Meclise seçimi verilebilir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kurum bağımsız, özerk, özel bütçeli bir kurum. Bu kavramlar "özel bütçeli" falan, Meclisimiz biliyor; bütçe hakkı olan Meclisimiz, bütçeyi yapan Meclisimiz, yani özel bütçeli? Tabii idari sistemde çok özel ifadelerdir bunlar. Doğrusu, bu konuda idarenin içinde olup, genel bütçeden kaynak alıp yine de en bağımsız bir kurum nasıl olursa onu gerçekleştirmeye çalıştık. Bu, tabii, 2010'da Meclise gelmişti, sonra kadük oldu, yeniden getirdik. Yeniden aynen getirmemizin sebebi, belki üzerinde biraz çalışılabilirdi ama gecikiyordu, alt komisyonda biz de Hükûmet olarak katkı verdik, bu çok değiştirildi zaten, yani bizim 2010'da Meclise gelen tasarıdan epey değiştirildi.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Siz bağımsız kurumları bile bağımlı hâle getirdiniz!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, bunun da yürürlük tarihini 23 Eylül olarak koyuyoruz, sebebi de şu: 23 Eylül, Türkiye'de bir anlamda insan haklarıyla ilgili yeni bir tarihin de başlangıcı. Yani Anayasa Mahkememiz ilk bireysel başvuruları 23 Eylülden itibaren almaya başlayacak. Biliyorsunuz, 12 Eylül 2010'daki Anayasa değişikliğiyle bizim artık bir insan hakları mahkememiz var?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Başvuru ücretli mi Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?yani Anayasa Mahkemesi, insan hakları mahkemesi hâline geldi ve iki yıl süre almıştı?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Başvuru kaç para?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?şimdi o iki yıllık süre bitiyor ve Anayasa Mahkemesi eylül ayında bireysel başvuruları almaya başlayacak.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmemesi için, önünü kesmek için koydunuz o kuralı, bunlar onun için yapıldı.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - İnsan hakları mahkemesi görevini görecek ve bizim tam da o tarihte insan hakları kurumumuz da işlemeye başlayacak, ombudsmanlık da kurulmuş olacak.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - AİHM'in önünü kesmek için getirdiniz sadece o kuralı, hak dağıtmak için, adalet dağıtmak için değil. AİHM'e başvuruları engellemek için yaptınız.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - İnşallah, bu konu, büyük bir mekanizma olarak ülkemizde yürümüş olacak.
Değerli milletvekillerimiz, tabii, o insan hakları mahkemesi özelliğini çok önemli görmek lazım yani sizler de biliyorsunuz, bizim o konuda uluslararası alanda sorunlarımız var. Bu manada, onu, doğrusu, önemli görmek lazım.
Şimdi, burada, eleştirilen bir husus var, ona ben özellikle bu sürem içinde açıklık getirmek istiyorum. Bakın, burada, ombudsmanı Meclis seçiyor?
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Ama nitelikli çoğunlukla seçmiyor Sayın Bakan; iktidar seçiyor aslında, iktidar.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ama ona paralel bir de yeni bir kurum kuruyoruz. Bu, değişik kurumlardan geliyor. Burada, biraz önce ifade ettim, Meclise bu görevi veremiyoruz ama burada, işte, Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanlığı, YÖK, Barolar Birliği gibi kurumlara veriyoruz.
Değerli arkadaşlar, şunu ifade edeyim: Tabii, Türkiye'de, belki ülkemizin özelliği, samimiyetle bunu söylüyorum? Biraz önce Ayhan Bey ifade etti, "İnsan Hakları Kurumunun üyelerini ilgili bakan atıyor." dedi "İngiltere'de, Fransa'da da başbakan tek imzayla, Bakanlar Kurulu değil."
MAHMUT TANAL (İstanbul) - İngiltere'de bakan değil, parlamento atıyor, doğru bilgi değil.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Doğru bilgi, ben de tespit ettim onu.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Parlamento atıyor, doğru bilgi değil o, bakan değil.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, tabii, bütün ülke örnekleri de incelendi. Ha, Türkiye'nin durumu belki farklıdır. İşte, üyeler nereden atanırsa biz bir anlamda değerlendirmeyi biraz ona göre yapıyoruz, atanma şekline ve atandığı yere göre. Hâlbuki işin aslı şu: Ben de RTÜK bana bağlıyken o zaman çalışmıştım. Baktım, Avrupa'nın birçok ülkesinde RTÜK benzeri kuruluşların üyelerini iletişim bakanları atıyor.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Nasıl bağlı? Bağımsız değil mi? RTÜK nasıl size bağlı? Siz onu itiraf ediyorsunuz, size bağlı olduğunu.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, önemli olan, ilkeler ve atanan kişilerin nitelikleri ve çalışması.
Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, biz şöyle bir Hükûmetiz: Kendimizi aldatmak için bu kurumları kurmuyoruz. Biz, insan hakları alanında daha mesafe almak için bu kurumları kuruyoruz. Eğer siz bir yere, emrinizdeki, bir genel müdürlük veya bir yönetime, bırakın ilişkili kuruluşa, bu ilişkili, bağlı kuruluşa bile o işi iyi yapmayan, o ilkelere göre çalışmayan, verimli olmayan, ehil olmayan birini getirirseniz kendinizi başarısız yaparsınız. Bu, kendinizi aldatmaktır. Yani biz böyle bir Hükûmet değiliz, biz başarılı olmak istiyoruz. Biz çalıştığımız alanda iyi işler yapmak istiyoruz. Yani emaneti ehline vermezsen başarısız olursun; bu, belirgin bir ölçü.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Ama beceremiyorsunuz!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi, burada diyoruz ki: "İnsan hakları alanında temayüz etmiş kişiler?" Bakın, uluslararası kurumlarla görüştük, sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük.
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Kim tayin edecek Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu alanda sivil toplum kuruluşlarıyla, insan haklarıyla ilgili çalışan bizim temel altı-yedi derneğimiz vardır, hepsiyle benim irtibatlarım çok iyidir, hepsiyle de görüştük.
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Kime göre temayüz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Göreceksiniz, burası Türkiye için çok önemli bir insan hakları koruma mekanizması olacak, bundan emin olabilirsiniz. O konuda biz elimizden gelenin hepsini yapacağız.
Sonra, arkadaşlarım ifade ettiler, "ilişkili" kamuda en zayıf irtibatı ifade eder. Bağlı, ilgili değil, ilişkili. Bunun, sadece, işte Mecliste bütçesini bir bakanın savunması gerekiyor falan, onun dışında da Başbakanlıkla hiçbir şeyi yoktur ilişkili kuruluşların.
Bizde ilişkili kuruluş örnekleri üst kurullardır. İlgili kuruluşlar vardır, diyelim ki TRT ilgili kuruluştur, ilişkili kuruluşlar BDDK gibi falan üst kurullardır. Bunların yönetimle, idareyle o manada hiçbir bağları yoktur. Biz o bağımsızlığı? Bir de, buranın üyelerine, tabii, neredeyse bağımsız hâkimlik güvencesi veriliyor.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Hâkimlerde güvence kaldı mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - O manada, doğrusu bunun verimli bir kuruluş olacağına inanıyorum ve İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun da asli komisyon olarak yüce Mecliste ilk defa kendiyle ilgili, kendisiyle ilgili bir kurumun da böylece tasarısını kanunlaştırdığı, çalıştığı bir çalışma oluyor bu. İnsan Hakları İnceleme Komisyonumuz için de bu hayırlı olsun diyorum.
Bu kurul yılda bir defa en az, bu Komisyona da, İnsan Hakları Komisyonuna da bilgi verecek ve yılda 3 defa, insan haklarıyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı yapacak. Burada o mekanizmaların hepsini yürüteceğiz, bundan emin olunsun. Biz burada doğrusu bütün o alanıyla ilgili görüşmeleri, irtibatları sağlayacağız.
Burası, tabii, bir yargı mekanizması değil. Yargı var, bizim yargımız var.
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Hangi yargı Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ombudsmanlık başvuruyu alıyor. O kendi?
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Özel yetkili mahkemeler insan haklarını ihlal ediyor Sayın Bakan. Onu nasıl açıklayacaksınız?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada ise önleyici fonksiyonunu biz daha öne alıyoruz, önleyici?
Bakın, insan hakları bilincini, duyarlılığını artırmak için eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerini yürütecek, projeler hazırlayacak, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, kamu kurumlarıyla iş birliği yapacak, iletişim zemini oluşturacak? Yani toplumsal çoğulculuğun temsilinde önemli bir hizmet alanı olacağına inanıyorum ben.
Burada ayrıca şunu da ifade etmek isterim: Bizim özellikle bu konularda hem yasalarımız var hem uluslararası sözleşmeler var imzaladığımız; başta Birleşmiş Milletlerin İşkenceyi Önleme Sözleşmesi gibi falan. Bütün bunların uygulama alanını da denetleyecek ve uluslararası veya ulusal değerlendirme raporlarında buranın görüşü alınacak, katkı verecek yani Türkiye raporu çıkaracak.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz doğrusu bütün bu özellikleriyle katkınızı istiyoruz yani Meclisimizin buna başka katkıları olursa seviniriz.
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Önergelerimize katkı verirseniz biz de size katkı veririz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada hepimizin amacı insan hakları alanında daha fazla mesafe almak?
Bazen de şöyle tartışmalar oluyor: "Ombudsmanlık var, İnsan Hakları Kurumuna ne gerek var?" İşte, belki şu günlerde önünüze gelecek, "Kolluk gözetim mekanizmasına ne ihtiyaç var?" gibi Türkiye gibi ülkelerde, ben şuna inanıyorum, bu tür mekanizmaların farklı farklı olmasında hiçbir sakınca yok, yani hepsi biraz daha denetim sağlarsa fayda olur. Onun için, bunların alanları içinde bazen çakışmalar olabilecek. Yani ombudsmanlık sadece başvuru alacak, burası başvuru almayacak.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Çatışma olmaz, bir kişi karar veriyor, çatışma olmaz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şahit olduğu her şeyin üzerine gidecek burası. Onun için, burada hiçbir sorun olmaz, endişe edilmesin. Yani bu tür kurumlar kendi arasında da paylaşarak, inşallah ülkemizde insan hakları alanındaki bilinci ve uygulamayı geliştirmede katkı verirler diyorum.
Destekleriniz için çok teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.