| Konu: | 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 11.12.2012 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce şahsım ve Hükûmetimiz adına sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bugün, Başbakanlık merkez teşkilatı ile Başbakanlığa bağlı kuruluşlardan MİT Müsteşarlığı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 2013 yılı Bütçe Kanunu ile 2011 yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarıları üzerinde Hükûmetimizin görüşlerini ifade etmek üzere huzurlarınızdayım.
Başbakanlık çalışmalarıyla ilgili bazı bilgileri sunacağım. Burada değerli konuşmacıların dile getirdikleri hususlarla ilgili bazı düşüncelerimi ifade edeceğim.
Konuşmama başlarken bugün önemli kurumlarımızın, Cumhurbaşkanlığından başlayarak yüksek yargı ve Başbakanlık, Meclis bütçesi üzerinde söz alan, burada konuşma yapan bütün iktidar ve muhalefet partisinden arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık olarak, güçlü bir ülke olma yolunda değişime, dönüşüme öncülük eden bir kurum olma vizyonu ile hareket ediyoruz. Başbakanlığın görevi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde Başbakan ve Bakanlar Kuruluna, Hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesinde her türlü desteği sunmak, bakanlıklar arasında etkili bir iş birliği ve koordinasyon sağlamak ve devlet teşkilatının düzenli ve uyumlu bir şekilde işlemesine önderlik etmektir. Ve Başbakanlık örgütlenmesi Başbakanımızın liderliğinde bu çalışmalarını en etkili şekilde yürütmektedir.
Bildiğiniz gibi, Hükûmetimiz on yılını doldurmuştur ve bugün biz, 11'inci bütçemizi yüce Meclise sunmuş durumdayız. Geçen ay, iki hafta önce, Bakanlar Kurulumuz 11'inci yılın ilk Bakanlar Kurulu toplantısını yaptı, orada da değerlendirmelerde bulunduk. 19 Kasım 2002 tarihinde ilk AK PARTİ Hükûmetinin Bakanlar Kurulu toplanmıştı ve işte, 26 Kasımda da 11'inci yılımızın ilk Bakanlar Kuruluydu. Ve hamdolsun, bu on yılı AK PARTİ, AK PARTİ Hükûmeti Türkiye için çok iyi değerlendirdi. Tek parti hükûmetinin sağladığı bu on yıllık istikrardan Türkiye her açıdan kazançlı çıktı. Dünyada örneği az olan gerçekten güçlü bir istikrar dönemini Türkiye yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Uzun süredir, 1991 yılıyla başlayan ve 2002'ye kadar süren çok sorunlu koalisyon dönemleri Türkiye'ye çok kaybettirmişti. Bu on yıllık huzur ve istikrar dönemi ise Türkiye'ye çok şey kazandırdı ve her açıdan Türkiye bugün daha güçlü.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye son on yılda, her alanda çok büyük başarılara imza attı. Hükûmet olarak, ülkemizin on yıllardır süren kronik sorunlarını tek tek çözüyoruz, engelleri aşıyoruz.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Terörü çözdünüz mü, terörü? Terörü nasıl çözeceksiniz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ekonomide, demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesinde ortak bir heyecan ve coşkuyla, hep birlikte, 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Çok zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, çevresinde yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, bir istikrar, huzur ve güvenlik adası olma vasfını muhafaza ediyor.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - İstanbul'da yine terör saldırısı vardı, haberiniz yok herhâlde!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir yandan ülkemizin yurt dışındaki itibarını yükseltirken diğer yandan yurt içindeki faaliyetlerimize, kalkınma girişimimize de devam ediyoruz. On yıldır, bu ülkenin daha yaşanılır, daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olması için durmadan, dinlenmeden yoğun bir mücadele sürdürüyoruz. Milletimize hizmeti sadece bir görev ve sorumluluğun gereği olarak değil, aynı zamanda vatanımıza, milletimize olan sevdamızın, aşkımızın bir gereği olarak görüyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, güçlü ve kararlı adımlarla daha mutlu, daha müreffeh bir geleceğe doğru ilerlemektedir. Bundan önce hazırladığımız 10'uncu bütçemiz gibi 11'inci bütçemiz de milletimize söz verdiğimiz "Yeniden Büyük Türkiye" vizyonuyla uyumlu bir bütçedir. 2013 bütçesi, toplumsal duyarlılığı olan, sosyal yönü kuvvetli, mağduriyetleri gözeten; üretimi, yatırımı, ticareti, ihracatı destekleyen; sosyal politikaları önemseyen, popülizme tevessül etmeyen, mali disiplinden taviz vermeyen bir bütçe olarak hazırlanmıştır.
Başbakanlık olarak, bilindiği gibi -bir konuşmacı da burada ifade etti- 2011-2015 yıllarını kapsayan Başbakanlık Stratejik Planı'mız mevcuttur ve şu anda onu uyguluyoruz. Bu plana göre ulusal ve uluslararası stratejilerin belirlenmesinde ve politikaların uygulanmasında kurumun etkinliğini artırma, vatandaşa daha hızlı, kaliteli ve güvenilir kamu hizmeti verilmesini sağlama; şeffaf, hesap verebilir, verimli ve etkili çalışan bir kamu yönetiminin gerçekleşmesine öncülük etme, karar alma süreçlerine toplumsal unsurların ve bireylerin daha fazla katılımına imkân veren bir yönetim yapısının kurulması ve Başbakanlık merkez teşkilatının kurumsal kapasitesini geliştirme başlıklarında bir dizi ilke yer almaktadır ve bu doğrultuda çalışmalarımız sürmektedir.
Bütçemizin rakamlarıyla ilgili şunu ifade edeyim: Bu sene 2013 bütçemizde 2012'ye göre biraz azalma vardır. 2013 yılı bütçe tasarısında bizim teklifimiz 769 milyon 789 bin TL'dir, 2012 yılı toplam ödeneği ise 861 milyon 757 bin TL idi. Buradaki azalma? Barışı destekleme ve koruma harekâtları için ayrılan ödenekte ve diğer idarelere yapılan transferlerde düşme nedeniyle Başbakanlık bütçesinde bir miktar azalma olmuştur.
Tabii, Başbakanlığın temel özelliklerinden, görevlerinden birisi hükûmet programının hayata geçirilmesinin takibidir. Başbakanlık bünyesinde kurulan bir mekanizmayla, bakanlarımızın da, bizlerin de rol aldığı bu mekanizmayla hükûmet programımız takip edilmektedir. Biliyorsunuz, AK PARTİ hükûmet programlarını -4'üncü hükûmet programımızdır bu 61'inci Hükûmet Programı- biz özenle takip ederiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükûmet programlarımızı hazırlarken seçim beyanlarında ne söylediysek, seçim beyannamelerimizde ne yer alıyorsa mutlaka bunları hükûmet programımıza yerleştiririz ve onları hedeflerimiz olarak koyarız. Vatandaşımıza ne taahhüt ettiysek mutlaka onlar hükûmetin kendi programında ve ajandasında vardır. Onun için de bizim hükûmet programlarımız sadece bir formaliteyi yerine getiren metinler değildir ve onları biz eylem planı hâline getiririz, hangi bakanlığımız hangi konudaki taahhüdümüzü ne zaman yerine getiriyor, onun da takibini yaparız. İşte, bu manada da çok verimli, başarılı bir çalışma yürütülmektedir.
Başbakanlık bünyesindeki birimlerden ve bunların çalışmalarından kısaca bahsettikten sonra, değerli milletvekillerimizin buradaki konuşmalarına değineceğim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık bünyesindeki birimlerden başlıcalarını şöyle ifade edebilirim:
Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı; önemli çalışmalar yapan bir birimimizdir ve yabancı sermayenin Türkiye'ye yatırımlarını teşvik için, onlara destek için çalışan bir birimimizdir. Uluslararası alanda ciddi çalışmalar yapar ve Türkiye'ye gelen yatırımcıların Türkiye'de tek merkezden işlerinin takibini sağlar. İşte, bu sebeple, biliyorsunuz, iktidarlarımız döneminde yabancı sermayenin Türkiye'ye gelişi çok ciddi şekilde artmıştır. Bizim dönemimize kadar, bütün cumhuriyet tarihi boyunca, yıllık yabancı sermaye yatırımının 1 milyarı aştığı çok istisnai dönem vardır. Onun dışında 1 milyarı aşamamıştır ama 2008 ve sonrasında küresel ekonomik kriz nedeniyle tüm dünyada uluslararası yatırımlarda önemli miktarda azalma olduğu hâlde, Türkiye, 2007 yılında 22 milyar dolar, 2008 yılında 19,5 milyar dolar, 2009 yılında 8,4 milyar dolar, 2010 yılında 9 milyar dolar yatırım çekmiştir. Geçtiğimiz yıl Türkiye'ye 16 milyar dolar tutarında uluslararası yatırım yapılmıştır.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Reel sektöre mi, yoksa finans kuruluşlarına mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Çünkü Türkiye, şu anda geleceğine güvenilen bir ülkedir.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - İstihdamı artırmış mı bu yabancı yatırımlar?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yatırım yapılacak bir ülkedir?
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) -Öyle, öyle!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ve uluslararası kuruluşlar da zaten bunu ifade ediyorlar.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Tefecilik yapıyorsunuz, tefecileri besliyorsunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Türkiye, geleceği çok güvenli, en fazla yatırım yapılabilir ülkelerden biridir. Bu manada ilk defa bu dönemde yabancı sermaye yatırımlarında ciddi artış olmuştur.
Yürütülen diğer bir faaliyet biliyorsunuz, Resmî Gazete'dir. Sadece şu bilgiyi sizlere sunmak için Resmî Gazete konusuna değiniyorum. Tabii, Resmî Gazete, devletin işleyişi, hükûmetlerin icraatı açısından çok önemli; aynı zamanda bütün düzenlemelerin yayınlandığı çok önemli bir belgedir, resmî bir belgedir. İşte, bunun takibinde, özellikle geçmiş dönemlerinin takibinde zorluklar çekiliyordu. 7/2/1921 tarihinden bugüne yayımlanmış resmî gazeteler elektronik ortama aktarılmış, fihristi çıkartılarak kullanıcıların hizmetine sunulmasına ilişkin yürütülen proje tamamlanmıştır. Söz konusu projeyle, şu anda 1921 yılından itibaren 950.000 sayfa Resmî Gazete elektronik ortama aktarılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kodifiye edilen bütün mevzuatımız Başbakanlık İnternet sitesinde yer alan mevzuat bilgi sistemine aktarılmaktadır. Biliyorsunuz bu konuda da takipte zorluklar olmaktaydı. Şu anda, bu sistemle, vatandaşın ücretsiz olarak yürürlükteki her türlü mevzuata hızla ve güvenilir bir şekilde ulaşabilmesine imkân sağlanmıştır.
Arşivlerimiz, tabii, Başbakanlık bünyesinde yürütülen diğer önemli bir çalışmadır. Hem arşivlerimizin korunması hem bunların ayıklanması, elektronik ortama aktarılması hem yeni arşivlerimizin oluşturulması, geçmişteki çok büyük kapsamdaki arşivlerimizin kullanıma açılması çalışmaları en ileri şekilde devam etmektedir. Özellikle Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün bu yöndeki önemli çalışmaları vardır. Şu anda -özellikle Osmanlı arşivleri çok dağınıktı, elverişsiz binalardaydı- verileri daha iyi koruyacak, her türlü tehlikeye karşı ülke tarihine ait belgelerin güvenliğini sağlayacak, teknik donanıma sahip modern bir millî arşiv sitesi yapılması çalışmalarında sona yaklaşılmıştır ve bu yıl sonuna kadar millî arşiv sitesinin hizmete geçirilmesi de hedeflenmektedir. Ayrıca, tabii, arşiv belgelerinin elektronik ortamda kullanıma açılması çalışmaları da sürdürülmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca "Kamu hizmetlerinin sunumunda idari basitleştirme." diye niteleyebileceğimiz çalışmalarımız devam etmektedir. Kamu hizmetlerinin tanımlanması ve sınıflandırılmasına ilişkin yürütülmekte olan Hizmet Envanteri Projesi, devlet teşkilatı ve sunulan hizmetlerde yaşanabilecek değişiklikler doğrultusunda gerekli güncelleme çalışmalarına devam edilmektedir. Bugün, gerçekten devletle olan, kamuyla olan işlerin büyük bir kısmı İnternet üzerinden kolaylıkla yapılabilmektedir. Okul kaydından vergi ödemelerine, araç satışından tapu muamelelerine, ihracat, ithalattan trafik işlemlerine kadar birçok hizmet elektronik ortamda verilebilir hâle getirilmiştir. Kamudaki işlemlerin resmî olarak elektronik ortamda gerçekleşmesine imkân sağlayan e-imza uygulaması da birçok alanda hayata geçirilmeye devam etmektedir.
Ayrıca, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ile şu ana kadar gerçekten hiç olmamış bir çalışma yürütülüyor. Başbakanlığa bütün vatandaşlarımızın en uzaktan, her şekilde, yazılı veya elektronik ortamda ulaşımı kolayca sağlanıyor ve hepsine mutlaka geri dönülüyor ve BİMER'de halkla ilişkiler çok etkili şekilde yürütülüyor. Bu da bizim hükûmetimizin önemli halkla ilişkiler faaliyetlerinden birisidir.
Millî İstihbarat Teşkilatı, millî güvenliğimize yönelik iç ve dış, mevcut ve muhtemel tehditler hakkında bilgi sahibi olabilmek, alınacak tedbirler yönünden gelişmeleri ilgili makamlara zamanında bildirmekle görevlidir. MİT'in görevi, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, anayasal düzenine ve millî gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında millî güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak ve bu istihbaratı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluşlara ulaştırmaktır.
Burada, bütçesinde bir miktar artış var. Bu artışın sebebi: Tabii, bilindiği gibi -biraz önce konuşmacılar da gündeme getirdi- iki tesis MİT bünyesine katılmış oldu. Bunlardan birisi Gölbaşı'ndaki GES Komutanlığı ve bir de Saray'da şu anda MİT'e teslim edilen, MİT'e geçen tesisler var. Tabii, bunların tadiliyle ilgili işlemler falan var, onun için bütçesinde belli bir miktar artış söz konusu.
Ayrıca, GES'in MİT'e katılmasıyla, silahlı kuvvetlerden, Genelkurmay Başkanlığından MİT bünyesine geçmesiyle ilgili burada ifadelerde bulunuldu. Bu, tabii, iki kurumun karşılıklı irtibatıyla ve muvafakatiyle, anlaşmasıyla olmuş bir çalışmadır. Burada ikili bir işlem yürüyordu. Bir anlamda bir tasarruftur, daha az kaynakla daha etkin faaliyetlerin gösterilmesidir. Yani, bu işten, istihbarat faaliyetlerinden sorumlu kurumumuz MİT olduğu için, orada bunun yürütülmesi daha uygun olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada söz alan değerli konuşmacıların ifade ettiği hususlara gelince tabii önce şunu ifade edeyim: Başkanlık sistemiyle ilgili tartışma Anayasa Uzlaşma Komisyonuna sunulan bir tekliftir. Şu anda Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmasını sürdürüyor. Orada 4 partinin 3'er temsilcisi var ve bu temsilciler partilerinin her konu başlığıyla ilgili görüşlerini Uzlaşma Komisyonuna sunuyorlar. Bizim Uzlaşma Komisyonundaki üyelerimiz de partimizin oraya görüşünü sunmuştur. Orada -doğrudur- başkanlık sistemi söz konusudur ama her konuda partilerin farklı sunumları olabilmekte, bunlar daha sonra tabii Uzlaşma Komisyonu içinde değerlendirilecektir.
Burada, Sayın Cumhurbaşkanının -oradan başlayayım- şahsıyla ilgili yakışıksız, tabii Meclis ortamında, yüce Mecliste devletin Cumhurbaşkanıyla ilgili kullanılmaz, kullanılamayacak bazı ifadeler kullanıldı. Bunları onaylamak mümkün değil. O arkadaşlarımız bilirler bunun ne kadar yanlış olduğunu ama o kendilerine aittir, o kendilerinin üslubudur, onlara yakışır, ona bir şey demiyorum. Ama şunu ifade edeyim: Burada işte "onay mercisi" gibi, "imza onay mercisi" gibi nitelemelerde bulunuldu. Değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı illa hükûmetten ve Meclisten gelen kararları ve tasarıları reddetme makamı değildir. Cumhurbaşkanı kendisine gelen, yürütmeden veya yasamadan gelen, imzaya gelen belgeleri, kararname veya yasaları hukuk açısından Anayasa'ya uygun olup olmadığı, hukuki açıdan sorun olup olmadığı yönünden inceler, keyfîlik içinde incelemez.
Tabii, şuna alışıldığı için Türkiye'de, işte, gerek Cumhurbaşkanının imzalarında gerek yargının kararlarında keyfîlik arzu edildiği için veya zamanında o manada uygulamalar olduğu için yani yerindelik kararları verildiği için "Bugün niye bu olmuyor?" diye soruluyor. Yani Cumhurbaşkanlığı makamı kendine gelen belgelerle ilgili yerindelik kararı verme yeri değildir. Hükûmet o işin sahibidir, Meclis bu yasamanın sahibidir. Buradan gelen, imzasına gelen belgelerde, evrakta, kâğıtlarda eğer hukuka aykırı, Anayasa'ya aykırı, hukuk dışı bir şey varsa Cumhurbaşkanı onları geri gönderir ama yerindelik kararı veremez.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Başbakan "Onaylayacak." dedi. Milletin huzurunda çıktı Başbakan, "Onaylayacak." dedi, o da onayladı. Bunun adı noterlik değil mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yerindelik kararı konusunda Anayasa Mahkemesinin de bir kararı vardır. Sayın Demirel zamanında Anayasa Mahkemesi vermiştir bu kararı, "Cumhurbaşkanı yerindelik kararı veremez." diye. Cumhurbaşkanımız o manada gerekeni yapmaktadır ve burada?
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Cumhurbaşkanına iyi bir hukukçu lazım. Bir hukuk fakültesi öğrencisi gönderelim!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?AK PARTİ Milletvekilimiz Sayın Sacit de ifade etti, Çankaya ilk defa bu dönemde milletle buluşmuştur bakın, bunu kabul edelim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Hep, bugüne kadar, millete rağmenlerin odağıydı Cumhurbaşkanlığı.
GÜRKUT ACAR (Antalya) - Ayıp ediyorsun, ayıp ediyorsun! Saygısızlık yapmayın!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bugün Cumhurbaşkanlığı milletle buluşmuştur.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Turgut Özal da öyle mi, Turgut Özal?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - O bir istisna.
GÜRKUT ACAR (Antalya) - Yazıklar olsun, yazıklar olsun!
KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Sana göre istisna Sayın Bakan, sana göre istisna.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve zaten bundan sonra da?
TURGUT DİBEK (Kırklareli) - Sayın Demirel görevini yaptı. Söyledikleriniz yakışıyor mu size?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bundan sonra da Demirel'in dönemi 28 Şubat dönemidir. Bundan sonra da zaten cumhurbaşkanını millet seçecek, olması gerekeni yaptık ve bütün bu tartışmalar külliyen bitmiş olacak.
MUHARREM VARLI (Adana) - 28 Şubatta ne oldu Sayın Bakan? Yaptığınız işlemlerle 28 Şubata dua okuttunuz dua, dua. Allahtan korkun biraz ya!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tabii, burada başka şeyler de var, Sayın Genel Sekreterimizin verdiği notlar da var bende ama Cumhurbaşkanımız görevini mevzuatla belirtilen çerçeve içinde, halkımızın büyük teveccühüne mazhar olarak devam ettirmektedir. Halkımızın ona ne kadar büyük ilgisi olduğunu da görüyoruz her vesileyle.
Burada defalarca sorulmuş sorulara cevap yerine şunu ifade edeyim: Cumhurbaşkanımız çok da aktif bir görev yürütüyor.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Swissotel'de Suudi Kralının ayağına gitmek mi Cumhurbaşkanlığı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bakın, sadece son otuz günde Cumhurbaşkanımızın kabul ettiği yabancı devlet başkanı sayısı 8'dir; devlet başkanı. Bu kadar da Türkiye büyük bir, aktif bir politika yürütüyor, Cumhurbaşkanımız böyle bir politika yürütüyor; bunu da ifade etmiş olayım.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Onun için mi Irak'a gidemedi Enerji Bakanı? Onun için mi uçağına havada tur attırdılar?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, tabii, karneden bahsedildi, yandaşlıktan bahsedildi, bir sürü şey hükûmetle ilgili, dünden beri?
Başbakanımız da dün akşam burada ifade etti. Biz, milletimizin oyuyla 11'inci yılımızı şu anda hamdolsun yaşıyoruz hükûmet olarak; milletimizin, 2 kişiden 1'inin oyuyla, yüzde 50'nin oyuyla. Her şey?
KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Son günleriniz, son günleriniz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yeni yaptırdığımız son araştırmada, daha birkaç gün önce, buradan da söyleyeyim?
ALİM IŞIK (Kütahya) - Korkudan yazamıyor gerçekleri onlar. Korkudan yazamıyorlar.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - KONDA'nın son araştırmasında yüzde 51,5; aldığımız oyun üzerinde. Bunu da burada söyleyeyim size.
AHMET YENİ (Samsun) - 60'a doğru gidiyoruz.
ALİM IŞIK (Kütahya) - Hangi şirket o, hangi şirket?
TURGUT DİBEK (Kırklareli) - O sizin şirketiniz Sayın Bakan.
KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Kendi kendine şirket kur, kendi kendine araştırma yap.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben burada şirketin ismini de veriyorum: KONDA. Takip edin, arayın, bulun.
ALİM IŞIK (Kütahya) - Korkudan yazamayan şirket o.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada, tabii, örtülü ödenekle ilgili bir şeyler söylendi, onu da burada verilen nottan okuyarak cevaplamak istiyorum. Daha önce mülga 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu ile düzenlenen örtülü ödenek uygulaması, 2003 yılından sonra 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 24'üncü maddesinde yeniden düzenlenmiştir. Kanunda örtülü ödenek "Kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulan ödenek" olarak tanımlanmıştır. Kanunlarla verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin bütçelerine de kısmen örtülü ödenek konulmaktadır. Örtülü ödeneklere ilişkin giderler Başbakan, Maliye Bakanı ve ilgili bakan tarafından imzalanan kararname esaslarına göre gerçekleştirilmekte ödenmektedir. Örtülü ödenek bütçe başlangıç ödenekleri, yılları bütçe kanunlarında; yıl sonu harcamaları ise kesin hesaplarda açıkça yer almakta ve Türkiye Büyük Millet Meclisine arz edilmektedir. Ayrıca, hükûmetimizin açıklık ve şeffaflık politikası gereğince söz konusu harcamalara 2006 yılından itibaren yayımlanan Başbakanlık faaliyet raporlarında yer verilmekte olup bu bilgiler kamuoyuyla da paylaşılmaktadır.
Burada bir konuşmacımız aynen şu ifadeyi kullandı, cevap hakkı doğmasın diye bazen isim zikretmiyorum, bende konuşmacıların isimleri de var: "Millî Güvenlik Kurulu acze düştü, zayıflatıldı." Şimdi, tabii Başbakanlığın kuruluşlarından biri, ilgili. Burada Fatih Şahin arkadaşımız, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği eskiden neydi, şimdi ne, biraz önceki konuşmasında ifade etti. Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Millî Güvenlik Kurulu eskiden alternatif bir hükûmetti arkadaşlar ve bizim 2004 yılında ilk değiştirdiğimiz yasalardan biri olmuştur ve burada ne kadar değişiklik olduğunu herkes biliyor. Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği orada âdeta alternatif hükûmet çalışmaları yürütürdü, psikolojik harekât birimleri vardı ülke genelinde. Bugün sadece Millî Güvenlik Kurulunun sekretaryasını yürütüyor ve Millî Güvenlik Kurulu yine eski Millî Güvenlik Kurulu olarak görevlerine devam ediyor.
Tabii, burada bir ifade kullanıldı ki onu ben Meclis Başkanlığına da havale ediyorum. Bir konuşmacı burada "kirli parmaklar" ifadesini kullandı, "kirli parmaklar kararıyla, kaldırılması suretiyle" diye, yani burada, Parlamentoda milletvekillerinin kullandığı oyları, kaldırdıkları ellerini "kirli parmaklar" olarak niteledi. Bu tutanak burada, elimde, tutanaktan bakılabilir. Ben kınıyorum. Böyle bir Millet Meclisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde "kirli parmaklar" ifadesi ve böyle bir Mecliste "Saygı duyularak konuşulamaz." ifadesi de aynı konuşmada yer alıyor. Bunu sadece, Meclis Başkanlığına hatırlatıyorum.
Ayrıca, burada "Tayyip Erdoğan", "Abdullah Gül" isimlerini anarak falan bir şeyler söylendi. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül Türkiye Cumhuriyeti'ni yükselten, Türkiye'yi yücelten, bu dönemin en başarılı siyasi liderleridir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
TUFAN KÖSE (Çorum) - Hayırlı olsun!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tarih bunu böyle anacak.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Evet, anacak tarih; uçağı da anacak?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Evet.. Yani şunu?
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - ?Irak semalarından dönen uçağı, çuvalı da anacak, düşen uçağı da anacak, hepsini anacak tarih.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hele, aklı olan bunu bir daha düşünür: "Tayyip Erdoğan korkak." diyor. Gülerler buna, gülerler. Yani Tayyip Erdoğan'a "korkak" diyor birisi. Bunu düşünebiliyor musunuz?
GÜRKUT ACAR (Antalya) - Niye, Amerika'dan korkmuyor mu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben Tayyip Erdoğan'la on bir yıldır çalışıyorum ve 2002 19 Kasımından beri de bu kabinenin içindeyim.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Çuval ne oldu, çuval? Mavi Marmara ne oldu, onu da söyle!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tayyip Erdoğan omurgalı bir adamdır, dik duran bir siyasi liderdir ve biz öyle laf olsun diye söz söylemeyiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Hiç kimsenin şuna buna yalakalığa da ihtiyacı yoktur. Biz yaşadığımızı biliriz, tespitimizi söyleriz, dosdoğru da konuşuruz.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Beyzbol sopası ne olacak, beyzbol sopası, onu söyle!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve Tayyip Erdoğan'ın ne kadar dik duran, inandığı yolda korkusuzca hareket eden bir lider olduğunu dünya bilir, bunu herkes bilir! (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)
TUFAN KÖSE (Çorum) - Mavi Marmara ne oldu, Mavi Marmara?
YILDIRAY SAPAN (Antalya) - İsrail'de gördük!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bunu siz de bilirsiniz, çok iyi bilirsiniz, "Şöyle bir liderimiz olsaydı." diye gıpta da edersiniz, ondan eminim! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
RECEP ÖZEL (Isparta) - Aynen öyle.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ama buraya gelip "Tayyip Erdoğan korkaktı." diyor birisi.
TUFAN KÖSE (Çorum) - Mavi Marmara!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şu on yıla bakarsanız bunun kararını en iyi siz verirsiniz. Benim burada örnekler vermeme de esasen çok gerek yok değerli milletvekilleri.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Tayyip Erdoğan'ı bilmem ama sizinle ilgili çok fikir oluştu.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve işte, "Korumayla çıkıyorlar toplumun içine?" vesaire.
TUFAN KÖSE (Çorum) - Doğru! Yalan mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, biz on yıldır iktidarız?
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ölümden mi korkuyorsunuz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?Başbakanıyla, bakanlarıyla, vekilleriyle. Öyle dönemler vardı, iki üç yıl iktidarda kaldıktan sonra bakanları sokağa çıkamıyordu.
MEHMET ERDOĞAN (Muğla) - E şimdi de çıkamıyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bizim, hamdolsun, alnımız ak, başımız dik! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Türkiye'nin her yerinde vatandaşın arasındayız ve vatandaşımız Başbakanımızı kucaklamak için seferber oluyor. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)
ALTAN TAN (Diyarbakır) - 500 muhafızla, 500 polisle?
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - 20 tane korumayla geziyor.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Diyarbakır valisi 20 tane korumayla geziyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Siz bunu kendiniz de biliyorsunuz aslında. Bunu sizler de biliyorsunuz.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Diyarbakır'da vali 15 tane araçla geziyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ne kadar cahilce bir söylem; "koruma". Başbakanın koruması olmayacak mı!
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Milletvekillerinin niye var, milletvekillerinin?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Böyle bir şey olur mu!
MUHARREM VARLI (Adana) - Sayın Bakan, kaç tane bakanın burnu kırıldı? Sizden önce kaç tane bakanın burnu kırıldı, bana bir söyler misin onu? Sizden önce kaç tane bakanın burnu kırıldı?
CAHİT BAĞCI (Çorum) - Niye bağırıyorsun!
HİLMİ BİLGİN (Sivas) - Sadi Somuncuoğlu'na sor onu sen!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada, tabii, Sayıştayla ilgili, Meclis başkan vekilimiz sorular sorulurken cevap verir ama sadece şunu söyleyeyim, hükûmete suçlama olarak: "Sayıştay zayıflatıldı." gibi ifadeler kullanılıyor.
Bakın, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yani hükûmetin demokratikleşme adımlarıyla ilgili çalışmalarda çok rol alan birisiyim ben.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Belli oluyor!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve bizim demokratikleşme adımlarımızdan biridir?
AYTUĞ ATICI (Mersin) - Niye demokratikleşemediğiniz belli oldu!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?2 yasa, mali yönden; 1'incisi 5018 sayılı Kamu Mali Denetim Kanunu'dur, 2'ncisi Sayıştay Kanunu'dur ve bunlar birbirini tamamlar. İlk defa, iktidarımız döneminde bütün kurumlarımızda tek elden -evvelden dağınıktı; müfettişler, maliyeciler, başkaları- mali denetim sağlanmıştır ve bu bir reformdur. Bu bir reformdur, bunu herkes biliyor, birazcık bu konulara aklı erenler bilir. İstisna kurum kalmamıştır.
Sonra, Sayıştay suçlanıyor, dün tabii burada konuşuldu, "İşte, Başbakan niye cevap vermedi?" diyorlar, Burada Grup Başkan Vekilimiz Canikli cevap verdi; 2 tane sözcümüz, Lütfi Elvan ve Mustafa Elitaş cevap verdi. "Efendim, niye gelmemiş denetleme raporları?" Başbakanımız çıkıp da o usuli, konuyu tekrar mı burada konuşmalıydı? Hayır, şu; onun cevabı verildi ama burada Sayıştaya da haksızlık yapılıyor. Temmuz ayının ortasında bir yasa değişikliği oluyor, bir yöntem değişikliği oluyor ve bütün bu söz konusu edilen denetleme raporlarıyla ilgili gecikme de ondan oluyor. Bunu hepimiz biliyoruz.
Şimdi, ben sordum -Sayın Başkan burada, Sayıştay Başkanı- 2012 denetlemesiyle ilgili, "Ne kadarını denetlediniz?" dedim. Bana ifadesi şu oldu: "Bu sene, 2012'de, bütçenin yüzde 91'i denetlenmiş durumda şu anda."
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Raporlar nerede, raporlar?
MEHMET ERDOĞAN (Muğla) - Raporlar nerede, raporlar?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Evet, gelecek sene o raporlar gelecek ama bu seneki o yasal değişiklik sebebiyle gecikme oldu.
ALİM IŞIK (Kütahya) - Geçmiş olsun!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Dolayısıyla Sayıştay bugün daha güçlü, yetkileri daha artırılmış; Türkiye'nin bütün kurumlarının mali denetimini yapan bir kurumumuz.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Ancak kendini kandırırsın Sayın Bakan, bizi kandıramazsın.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada, yargıyla ilgili, tabii çok konuşuldu.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Biz saf değiliz, sen sadece safları kandırabilirsin.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Eminim, yargıyla ilgili Adalet Bakanımız, Adalet Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü gün bunların yine birçoğu gündeme gelecek, yargıyla ilgili değerlendirmelerde bulunacaktır ama ben şunu söyleyeyim: Yargı, AK PARTİ zamanında esas kendi kimliğine, bağımsızlığına, rahat çalışmasına ve gücüne kavuşmuştur.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Onun için mi talimat veriyorsunuz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Yargı mensuplarının özlük haklarıyla, adalet saraylarıyla?
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Ne oldu Deniz Feneri savcıları? MİT davasına hangi savcı bakıyor, hangi savcı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben avukatlık günlerimde -kısa- o izbe adliyeleri görerek Ankara'da bile üzülüyordum, Ankara'da bile. Bugün, Türkiye'nin her yerinde adliyeler, rahat çalışılır yerler oldu.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Sayın Bakan, saflara söyle bunu, bana söyleme.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bakın, adliye saraylarıyla bugün...
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Başbakan "Talimat verdik." diyor.
MEHMET ERDOĞAN (Muğla) - Sayenizde gazeteci hapsetmede dünya şampiyonu olduk.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?Sayıştay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, Ankara'da ilk defa bütünlük içinde çalışacakları binalara sahip oldular; şimdi Yargıtay sahip olacak, onun için çalışıyoruz. Yargının çalışma şartlarını rahatlatmak için bu Hükûmet elinden geleni yapıyor. Burada Değerli Milletvekilimiz Yahya Akman da genişçe ifade ettiği için çok girmeyeyim ama yargı bu dönemde daha özgürleşmiştir ama?
ATİLLA KART (Konya) - Köstebeklik yapan Bakan yargıdan söz ediyor, öyle mi!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Zaten sebep bu. Yargının özgürleşmesi birilerini rahatsız ediyor.
ATİLLA KART (Konya) - Hem köstebeklik yapacak hem de adaletten söz edecek, öyle mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bütün sebep bu.
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, Deniz Fenerinden söz et, Deniz Fenerinden!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tabii, şunu önemli görüyorum: Anayasa Mahkemesi?
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, Deniz Fenerinden söz et.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?bugün insan hakları mahkemesi hâline gelmiştir.
ATİLLA KART (Konya) - Deniz Feneri'nden söz et Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bir yandan burada çıkıp?
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, duymuyorsunuz herhâlde. Sayın Bakan, Deniz Fenerinden söz et.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bir yandan burada çıkıp "Efendim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde şu kadar dava var. Türkiye en çok dava sahibidir." deniliyor, ondan sonra bu Anayasa değişikliğinden şikâyet ediliyor.
ATİLLA KART (Konya) - Bu tarafa bakacak yüzün yok, bu tarafa bakacak cesaretin yok.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Türkiye ilk defa bir Anayasa Mahkemesine kavuşmuştur. Bu bireysel başvuru hakları o kadar önemlidir ki, bundan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine değil?
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, Deniz Fenerinden biraz söz et.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?vatandaşlarımız Anayasa Mahkemesine gidecektir ve?
AHMET YENİ (Samsun) - Sayın Başkan, dinleyemiyoruz; Sayın Başkan, duyamıyoruz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?bunları, hiç kimse, burada yargıyla ilgili ifade etmiyor.
ATİLLA KART (Konya) - Deniz Fenerinden niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz Sayın Bakan?
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Deniz Fenerini bir anlatsana? Bu fitre ve zekâtı üzerine geçiren Deniz Fenercileri nerede, nerede? Anlat, gemi mi aldınız, televizyon mu kurdunuz Deniz Fenerinin paralarıyla?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada? (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)
AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Sayın Başkan, müdahale eder misiniz lütfen? Dinleyemiyoruz.
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım? Lütfen dinler misiniz değerli arkadaşlar, lütfen dinleyelim.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tabii, sayın? Burada, "Bu iktidarın artık indirilmesi gereği?" vesaire gibi sözler? Yine tutanaklardan bakılabilir. Bir sözcü? Yani AK PARTİ'nin diktatörlüğünden falan söz ediliyor. Yani bu CHP bunu derse çok üzülüyorum. Yani 1940'lı yılların CHP'si, bugünün Türkiyesi'nde demokratikleşmeyi âdeta rehber edinmiş AK PARTİ Hükûmetini diktatörlükle suçluyor. Bu hayretler edici bir şey, hayretler edici bir şey!
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, bugünün hesabını ver.
ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - İkinci Dünya Savaşı vardı. Allah'tan korkun, seksen sene önceden bahsediyorsun.
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, taşeron bakanlık mı yapıyorsun? Sayın Bakan, neden taşeron bakanlık yapıyorsun?
RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya Başkanım, ne bu ya böyle! Başkanım, "Taşeron bakanlık yapıyor." diyor ya!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Tabii, Sayın Sakık burada bir şeyler ifade etti.
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan duymuyor, taşeronluğu duymuyor, taşeron bakanlığı duymuyor, köstebekliği duymuyor; işine geleni duyuyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bakın, şunu ifade edeyim tekrar: Burada, işte, "Atamalarda Kürt-Türk ayrımı yapılıyor, Kürtlere görev verilmiyor." falan gibi? Külliyen yanlıştır. Bu ayrımcılığı yapmak da çok ayıptır.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Açıkla, kaç tane Kürt general var, kaç tane? Laga luga yapma! Kaç tane vali var? İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 1 tane genel müdür var mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Türkiye Cumhuriyeti bünyesinde, AK PARTİ hükûmetlerinde böyle bir ayrım asla söz konusu değildir, yapılmamıştır, yapılmamaktadır. Bunlar yanlıştır.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Hikaye! Kaç tane Karadenizli vali, kaç tane Rizeli vali var?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Biz, bunu yapan olursa karşı çıkarız, biz karşı çıkarız, biz.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Ilısu Barajı'ndan Erbil Havaalanı'na kadar bütün ihaleleri Karadenizliler aldı.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Türkiye'de, böyle bir şeyi gelip de Mecliste nasıl söylersiniz?
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Karadenizli olmayan bürokrasiye giremiyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ama siz şunu kabul etmiyorsanız; sizin kafanızda olmayan, sizin partiliniz olmayanları Kürt kabul etmezseniz bilmem. Pek çok bürokratımız var bizim bu hayatın içinde, bürokraside, her yerde görev alan ve hiç kimsenin kimliğine, etnik yapısına, geldiği kökene falan da bakılmaz, böyle bir şey olmaz, böyle bir şey olmaz.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Tesadüfen 1 tane Kürt general yok. Kürt orgeneral var mı?
KAMER GENÇ (Tunceli) - Yaptıklarınız ortada, nasıl ayrımcılık yaptığınızı biliyoruz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada ben şunu söyleyeyim, Sayın Sakık'a şunu söyleyeyim, arkadaşlarına: Bakın, AK PARTİ Türkiye'de, Türkiye'nin birliğinin, bütünlüğünün, kardeşliğinin çimentosudur, garantisidir, garantisidir.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Böldünüz, böldünüz, siz böldünüz!
KAMER GENÇ (Tunceli) - Kırıkkale Üniversitesinden niye atıldın sen?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Biz ülkemizin birliğinin çimentosuyuz. 1 tane vatandaşımızı feda etmeyiz, kimseyi ayırmayız, kimseyi ayırmayız ve Kürt vatandaşlarımız da bunu bilir, AK PARTİ'nin bu politikasını çok iyi bilir.
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Bakan, Deniz Fenerinin telefon dinleme kayıtları neden silindi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu ülkede ret ve inkâr politikalarını biz elimizin tersiyle ittik ilk defa.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın Sayın Bakan, bürokratların içinde kaç tane kadın var? Ayrımcılık ortada işte.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bugün, devlet geçmişiyle hesaplaşıyor?
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen dinleyelim? Lütfen dinleyelim.
ATİLLA KART (Konya) - Deniz Fenerindeki telefon kayıtları ne oldu, neden silindi Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ve yanlışların üzerine gidiyoruz ama siz bunları görmüyorsunuz. Bunu, tabii görülür, görülmez?
ATİLLA KART (Konya) - Suç delillerini neden yok ediyorsunuz Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Sakık görmez, birileri görmez ama millet görüyor, millet görüyor bunu?
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Rakam verin rakam, sayın.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ve biz bunu zaten birileri için yapmadık, milletimiz için yaptık, vatandaşlarımız için yaptık; devletin kendi ile hesaplaşmasını, ret ve inkâr politikalarının kaldırılmasını, vatandaşlarımızın hak ve hukukunun iadesini. Biz terörle, terör örgütüyle vatandaşımızı tam olarak ayıran bir partiyiz.
Bütün vatandaşlarımızın aksamış, ihmal edilmiş hak ve hukuku varsa onların garantisi biziz ve AK PARTİ olarak biz bu yolda devam edeceğiz, bunu burada rahatlıkla? Ama, ne olur sizler de insaflı bakın. Burada eleştirmek? Tamam, muhalefet eleştirir?
KAMER GENÇ (Tunceli) - Bu kadar gerçek dışı nasıl konuşuyorsun? Sende Allah korkusu yok mu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ama muhalefet bir tane de der ki: "Şu da iyi." On yıl, arkadaşlar, on birinci yılımızdayız, Türkiye nereden nereye geldi? Uluslararası alanda Türkiye'ye övgüler yağdırılıyor.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Kim yağdırdı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ve her gün bu, bunu sizler de görüyorsunuz. (CHP sıralarından gürültüler)
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Körler, sağırlar birbirini ağırlar!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bir de, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde muhalefet bunun bir tanesini söylese kâr eder, kendisi güçlenir, yaptığı eleştiriler daha haklılık kazanır, bundan emin olun.
TUFAN KÖSE (Çorum) - Yalan mı söyleyelim yani yalan mı konuşalım?
EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Uçağı anlat uçağı, uçağı. Uçağı anlat.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben, burada, az bir vaktim var, vaktimi kullanacağım. Önce kısa kesmek istiyordum ama yani burada, sık sık, partimizin, işte?
TUFAN KÖSE (Çorum) - Ortam müsait Sayın Bakan.
ATİLLA KART (Konya) - Deniz Fenerinden başla Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?hükûmetimizin giderek muhalefeti susturduğu, işte, efendim, baskı uyguladığı, gittikçe otoriterleştiği gibi ifadelerde bulunuldu.
AYTUĞ ATICI (Mersin) - Yalan mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben hükûmetimizin onuncu yılını doldurması sebebiyle hükûmetlerimiz döneminde, on yılda, sadece atılan demokratik adımları kitaplaştırdım, bu çalışmayı sağladım ve oraya baktığımızda sadece -bunların da tamamı Meclisten geçmiş, buradan, Yüce Meclisten- onlardan bazılarını bu kalan süremde hatırlatacağım.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Deniz Feneri ne olmuştu Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Türkiye'ye "Demokratikleşmiyor" diyenlere, ben bunu şimdi başlıklarıyla sadece okuyorum:
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Deniz Feneri ne oldu, Deniz Feneri?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Biz, 19 Kasım 2002'de hükûmet olduk. İlk icraatlarımızdan biri Türkiye'de 30 Kasım 2002'de olağanüstü hâlin kaldırılmasıdır. Hükûmet olduğumuzdan on gün sonra ve 19 Temmuz 1987 tarihinde geçici olarak başlayan ancak 46 kez uzatılan olağanüstü hâli biz uzatmayarak 30 Kasım 2002'de kaldırdık. Olağanüstü hâl, olağanüstülük -adından işte- normalin dışında bir hukukun, uygulamanın devreye girmesidir çünkü o bölgede, Güneydoğu'da bizden en çok bu isteniyordu. Yıllardır bu olağanüstü dönem vatandaşı canından bezdirmişti ve biz o olağanüstü hâli kaldırdık.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Valileriniz olağanüstü hâl valilerinden beter oldu, beter!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Faili meçhul cinayetler dönemine son verildi. Halkın iradesi dışında güç odağı tanımayan AK PARTİ, yargısız infaz?
PERVİN BULDAN (Iğdır) - Faili belli cinayetler var Sayın Bakan, faili belli cinayetler!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ve faili meçhul cinayetler gibi yaşam hakkı ihlallerini Türkiye'nin gündeminden çıkardı. Bu tür gayrimeşru işlere karışan kamu görevlileri hakkında da adli makamlarca gerekli yasal süreçler başlatıldı.
Geçmişin üzerindeki sis perdesinin kaldırılması, karanlık olayların aydınlatılması ve suçluların yakalanmasında büyük mesafeler alındı.
Sivilleşme yönünde çok sayıda düzenleme yapıldı. Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği örneğini biraz önce burada verdim, buna benzer birçok kurumda, YÖK, RTÜK ve benzeri birçok kurumda Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin temsilcileri vardı, hepsi oralardan çıkarıldı.
İşkenceye sıfır tolerans? Bakın, işkence Türkiye'nin yüz karasıydı ve uluslararası alanda her zaman Türkiye'nin önüne çıkardı.
MUHARREM IŞIK (Erzincan) - İşkencede birincisiniz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - İşte, işkencenin, kötü muamelenin tanımı genişletildi, cezaları artırıldı, cezaların tecili veya paraya çevrilme imkânı kalmadı ve işkenceye sıfır tolerans politikamızla Türkiye'nin gündeminden işkence çıktı.
TUFAN KÖSE (Çorum) - Kaç kişi gözaltında kayboldu Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bunun yanında daha etkin ve güçlü bir sivil toplum iktidarımızın daima desteklediği en önemli toplumsal unsur olmuştur. Bakın, Dernekler Kanunu; 12 Eylül ideolojisinin bir ürünü olan eski Dernekler Kanunu`nda örgütlü toplum kontrol altında tutulması gereken potansiyel bir tehlike olarak görülüyordu. Hepimiz yaşadık, biz o tehlikelerin içinde? (CHP sıralarından gürültüler) Tehlike olarak görülenler şeklinde yaşarak geldik buraya arkadaşlar, hepiniz biliyorsunuz ve biz, yaptığımız değişiklerle bütün bunları kaldırdık ve örgütlenmenin önünü açtık. Bugün hiçbir sınır yok, çocuklar bile dernek kurabiliyor. Bütün sınırları kaldırdık; bildiri yayınlama vesaire. Bunları o dönemleri yaşamış olanlar bilirler. Ve 2004 yılında yaptık bunları, daha iktidar olduğumuzun hemen ikinci yılında, üçüncü yılında bu önemli reformları yaptık biz.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Bizim haberimiz yok, Diyarbakır Valisinin de haberi yok bunlardan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve herkesin toplantı ve gösteri hakkını kullanabilmesine imkân sağlama; bu, keyfîliklerle iptal ediliyordu, buna standart getirildi. Sadece suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike varsa o zaman?
Vakıflarla ilgili, cemaat vakıflarıyla ilgili her şey rahatlatıldı. (CHP sıralarından gürültüler)
SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Doğru söylüyorsun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Siyasi partilerin kapatılması? Muhalefet oy verseydi Türkiye'de bir daha siyasi parti kapatılamayacaktı. Şu anda 20'nin üzerinde kapatıldı ama yine de bizim çabalarımızla kapatma nisabı artırıldı, milletvekilliği düşmüyor parti kapatılsa bile, bunun gibi önemli değişiklikler getirdik.
ALİM IŞIK (Kütahya) - Kendi vekillerinize soracaksın onu, kendi vekillerinize.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bütün bunlar bu dönemde, daha ilk yıllarımızda yapılanlar.
ALTAN TAN (Diyarbakır) - Şike kanununu da geçirdi milletvekilleriniz, buna niye "evet" demediniz?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ve kolluk merkezleri modernleştirildi. Ben burada hep söylerim, İçişleri Bakanlığım döneminde bunu sağladım. Bugün karakollarımızın hepsi, polis merkezleri, karakollar, gidin bir uğrayın, hepsi kameralı. Evvelden beri konuşuldu: "İşte, şeffaf, camdan yapılı karakollar var."
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ne yaptınız milletvekilinize, ne yaptınız? Polisleri sıraya dizen milletvekiline ne yaptınız, onu söyleyin!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şimdi hepsi şeffaf arkadaşlar, hepsi şeffaf, hepsi kameralı ve her polis, her jandarma, oraya bir vatandaş gelince nasıl davranacağını gayet iyi bilir, hangi insani tutumlar içinde davranacağını gayet iyi bilir.
Özel kurslarda farklı dil ve lehçelerin öğretilmesi. Bunlar ta 2004'lerin, daha bu yıllara gelemiyorum, vaktim bitti. Efendim, farklı dil ve lehçelerde yayın hakkı. Herkes çocuğuna istediği ismi? Bu bile yoktu Türkiye'de arkadaşlar. Nüfus memuru çocuğunuzun ismine müdahale ediyordu. Böyle bir şey olur mu, böyle bir ülke olur mu? Anne cezaevine gidiyordu, çocuğuyla kendi ana dilinde konuşamıyordu; başka dil de bilmiyor, Türkçe de bilmiyor, tercümanla konuşuyor.
KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Başbakan yardımcısı kimdi o zaman? Ankara valisi kimdi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu ilkellikleri bu hükûmet kaldırdı, bu hükûmet kaldırdı ve tabii, bütün, özellikle temel haklarla ilgili falan diğer şeylere gelemiyorum, Anayasa değişikliklerine ama yüzlerce, bunu bastırıp milletvekillerimize de yakında göndereceğim. Orada inşallah bakma fırsatınız olur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçemize desteğiniz için teşekkür ediyorum. İnşallah buradaki kurumlarımızın bütçeleri, 2013 yılı bütçeleri hayırlı olsun diyorum, hepinizi en içten duygularla saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Atalay.