| Konu: | TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN GELİŞTİRİLMESİ AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 01.03.2014 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Öztürk'ün sorusu: Tabii, benim cevap veremeyeceğim diğer sorular var, onların zaten bir kısmı soru değil de bazı mesaj vermek için.
Sayın Öztürk yeniden yargılamayla ilgili bir şey sordu. Tabii, benim bildiğim kadarıyla Adalet Bakanlığımızın bu konuda bir çalışması var. Daha doğrusu Sayın Başbakan, Adalet Bakanına bunun çalışılması yönünde bir talimat vermişti ve orada yani Adalet Bakanlığının... Şöyle bir şey var orada yani bu yeniden yargılamayla ilgili kapsam vesaire ne kadar, yani onun bir hacmini de bilmek gerekiyor, o tür çalışmalar olacaktı.
Terörle Mücadele Kanunu'yla ilgili ise; işin doğrusu, ben şahsen Terörle Mücadele Kanunu'na şu anda ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim. Terörle Mücadele Kanunu'ndaki bütün maddelerin hemen hemen karşılığı Ceza Kanunu'nda var. Yani 2005'te Ceza Kanunu hazırlanırken öyle hazırlanmış. Şimdi, âdeta aynı maddeler gibi, yani Terörle Mücadele Kanunu'nun kalkmasıyla hiçbir boşluk da oluşmuyor. Dolayısıyla, yani ileriki bir zaman içinde onun yapılması gerekir diye düşünüyorum.
Bu nefret ve ayrımcılıkla ilgili... Orada sayıyor; ırk, cinsiyet falan hepsi var, tam ne kastediliyor bilmiyorum. Irk, cinsiyet, diğer şeyler hepsi, inanç vesaire, ana faktörler var yani temel nefret ve ayrımcılıkla ilgili olabilecek konuların hepsi orada var.
Yani, yine kendi düşüncemi söyleyeyim: Bir çalışma var mı, yok mu onu bilemem, ben kendim tutuklulukla ilgili, gözaltı ve tutukluluğun bir ceza değil, bir tedbir olduğuna inanıyorum; mümkün olduğunca en kısa sürmeli, ona da inanıyorum. Yani, son çalışmada payımız oldu, yani beş yıla indirilmesi en azından kendi sistemimizde iyi bir şey ama tutuklamayı zorlaştıran epey çalışma yaptık; yani bizim dördüncü pakette biliyorsunuz şey vardı, tutuklamayı zorlaştıran... Şimdi de doğrusu, yeni çıkan, daha Cumhurbaşkanımızda o, Adalet Bakanlığının gönderdiği paket. Çünkü orada da hem gözaltının hem tutukluluğun vesaire artık daha da delillendirilmesini isteyen hükümler var; bütün bunların zorlaştırılması lazım, ona inanıyorum.
Savcılarla ilgili benim bir duyumum, bir bilgim yok.
Burada Sayın Aka'nın sorusuyla ilgili bir bilgim yok.
AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Nazlıaka, "Aka" değil, efendim.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Burada tabii, bir iki şeyi ilave edeyim, yani biraz önce konuşmalarda değinilen soruların bir devamıdır değerli arkadaşlar. Bir milletvekilimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki Türkiye'nin konumuyla ilgili, dava sayılarıyla ilgili bilgi vermişti, o, hepimizi çok üzüyordu, doğrusu, özellikle eski zamanlarda yani yurt dışına falan da gittiğimizde tabii, Türkiye çok işkenceci falan bir ülke olarak biliniyordu. Doğrusu, şu anda sonuçlanan... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde değerli milletvekillerimiz, süreç çok yavaş yürüyor yani davaların sonuçlanması çok uzun zaman alıyor. Yani, bunu bilerek söylüyorum, şu anda sonuçlananlara bakarsanız ta 90'lı yıllardandır epeycesi falan ama yine memnuniyet verici bir şey var son yıllarda başvuru azaldı, yani sadece bu son 2013'te Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudan dolayı azalmadı, o da önemli bir faktör. 2013'te iyice azaldı ama bundan sonra daha da azalacak fakat son yıllarda Türkiye'den giden dava sayısı... Mesela işkence davası hiç yok. Bunlar sevindirici şeyler. Mesela 2013 yılında biz başvuruda 5'inci sıradayız.
Şimdi, sadece Avrupa Konseyi üye ülkelere baktığımızda -47 ülkedir- yapılan başvuru nüfus oranlamasına göre sıralandığında da nüfus itibarıyla 30'uncu sırada falanız. Yani giderek bu son yıllardaki tedbirlerle bir azalma olduğunu doğrusu görüyoruz, bu da memnuniyet verici.
Burada, bir konuya daha... Doğrusu, ben, burada polemiğe hiç girmek istemem, istemedim. Yani bazı milletvekillerimizin konuşmaları -bu son konuşmamız olduğu için değineyim- doğrusu bazen çok rencide edici, bazen... Yani ne kadar bizlere işte hakaretimsi söz söylerse konuşmasını o kadar makbul sayan arkadaşlarımız var.
Doğrusu, yani, değerli arkadaşlar, sözün etkisi çok fazla. Marifet, nezaket kurallarını koruyarak, herkese saygı duyarak yine de meramını en etkili ifade etmektir. Yani Meclisin kalitesi bununla eminim daha da artacaktır. Yani hakarete... Hakaret etmek kolaydır. Herkes karşısındakine en rahatsız edici sözleri söyler, zaten karşısındaki de onu dinlemez bile, yani o zaman dinlemeye bile gerek görmezsiniz.
HASAN ÖREN (Manisa) - İktidar için geçerli değil mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ama etkili bir şey söylenirse, gerekçeli, ikna edici, hepimiz faydalanırız. Ben bunu çok önemli görüyorum. Hele bir arkadaşımızın -yani, doğrusu, o anda tansiyonu da yükseltmeyeyim diye cevap verme gereğini duymadım- "ihanet" falan gibi sözleri... Bunları, tabii, herkes çok kolayca söyleyebilir, herkes birbirini ihanetle, hainlikle suçlayabilir. Bunları hiç kimseye yakıştırmayız.
HASİP KAPLAN (Şırnak) - Peki, neden vekilleriniz söylüyor Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Milletvekillerimizin hiçbirisi için, hiç kimse için geçerli değildir bunlar, yanlıştır.
HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sizin vekilleriniz yanlış yapmaz! Ama, çıkıp grup başkan vekilleriniz...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yanlıştır, onu da ifade edeyim.
Bir tane de bir söz son dakikamda... Bir milletvekilimiz "Demokratikleşme AK PARTİ'nin tarihî misyonuna uygun düşmez." diye bir cümle söyledi. Yani, bu çok üzücüdür.
BÜLENT TURAN (İstanbul) - Şaka yapmıştır.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ben, kendim, şahsen ilk AK PARTİ Hükûmetinden beri görev yapan, çok yoğun, demokratikleşme konularıyla özellikle ilgilenen birisiyim. Biraz da, sabah söylemiştim, yani öğleyin, bir envanterini de çıkardık. Değerli arkadaşlar, bu yüce Meclis çıkardı bunları. İlk dönem daha verimliydi yani AK PARTİ, CHP çok iş birliği yaptı ve bu dönem Türkiye'de biz gerçekten demokratikleşme adına şu on yılda, on bir yılda çok başarılı adımlar attık yani çok yasalar, çok reformlar, çok şey değişti. Türkiye bugün daha sivil, Türkiye bugün daha normal. Sonra, "AK PARTİ'nin misyonuyla uygun düşmez..." Ben, şimdi diyelim ki ana muhalefet partisinin tarihini de gündeme getirerek "Uygun düşmez." desem sevinir misiniz, uygun olur mu?
HASAN ÖREN (Manisa) - Diyorlar ki zaten, söylüyorlar ki.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Şimdi, ama ne AK PARTİ'nin ne başka...
HASAN ÖREN (Manisa) - "Ama"yla başlamayın, biraz da kendinize...
BÜLENT TURAN (İstanbul) - Şaka yapmıştır, Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani, böyle bir şeyi belirleyemeyiz, bunlar iyi şeyler değil.
Sayın Başkan ben teşekkür ediyorum.