| Konu: | DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (2/2011) (S. SAYISI: 563) |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 10.04.2014 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Hangi yüzle cevap verecek?
AHMET AYDIN (Adıyaman) - Yüzsüzlük yapma, yapma!
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen... Sayın milletvekilleri, lütfen...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Milletvekillerine yalan söylüyor...
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) - Sende yüz var mı? Sende yüz var mı? Senin yüzün var mı?
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...
Buyurun Sayın Bakan.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Bu Meclisin karşısında oturup konuşamaz. Söylediklerinin hepsi yalan.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sus be!
KAMER GENÇ (Tunceli) - Cumhuriyet rejimini yıkmak...
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, böyle bir uygulama var mı?
BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, rica ediyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Hangi yüzle geliyorsun buraya sen be!
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sen hangi yüzle geliyorsun? Sen hangi yüzle geliyorsun?
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) - Sadece şov yapıyor.
BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Temel hak ve özgürlükleri...
BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri....
KAMER GENÇ (Tunceli) - Sen hangi haklarla buraya geliyorsun? Bu millete düşmanlık yapıyorsun, Atatürk'e düşmanlık yapıyorsun.
BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, yani...
MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Sayın Bakanım, sizi tavrınızdan dolayı kutluyorum. Bunlara bu yakışır.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Ya, bu kadar laf söylenen biri gelip de oturamaz.
BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, rica ediyorum...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama yalan söylüyor bize.
BAŞKAN - Rica ediyorum, rica ediyorum...
Sayın Bakan, buyurun.
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, saldırıyla orantılı bir şekilde uyarmıyorsunuz ama.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Yahu, insanda biraz edep olur ya!
BAŞKAN - Rica ediyorum, lütfen...
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Hâlâ saldırıyor hâlâ rica ediyorsunuz. Saldırıyla uygun bir münasip dille uyarın lütfen.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - O sözleri söyleyenin kim olduğunu herkes biliyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben de seni iyi biliyorum. Köstebek ne oldu, köstebek!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, rica etsenize bir daha! Bir daha rica edin! Bir daha rica edin, lütfen!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - İsterseniz kapatalım.
BAŞKAN - Ben size de rica ediyorum, lütfen...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, böyle bir şey olamaz!
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Ama uygun bir dille uyarmıyorsunuz.
OKTAY VURAL (İzmir) - Efendim, devam etsin Sayın Bakan, devam etsin.
BAŞKAN - Sayın Bakan, ben size söz vereceğim.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Böyle bir şey olamaz Sayın Başkan.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Köstebek ne oldu, köstebek, onu söyle!
BAŞKAN - Sözünüzü tamamlayacağım, bir saniye.
Şimdi, emir kipiyle bugüne kadar hiçbir milletvekiline konuşmadım ben. "Sus", "otur", "kalk", "git" şeklinde hiç kimseye ama hiç kimseye konuşmadım. Dolayısıyla "Rica ediyorum." diyorum.
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Ben de onu diyorum, saldırıyla münasip bir şekilde uyarmıyorsunuz.
BAŞKAN - Beyefendiye rica ediyorum, size de rica ediyorum.
OKTAY VURAL (İzmir) - Başka başkan vekillerine emir ettikleri için...
BAŞKAN - Ama sonuç itibarıyla ricaya uyarsınız, uymazsınız, o da sizin bileceğiniz bir iştir. Kalkıp buradan inip, elime şunu alıp kovalayamayacağıma göre sizleri, dolayısıyla...
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Oraya vurabilirsiniz ama!
BAŞKAN - Yani, bakın, usuletle suhuletle şu Meclisi kavgasız, gürültüsüz yürütmeye çalışıyorum. Siz burada görev yaptınız Fatih Bey.
FATİH ŞAHİN (Ankara) - Evet, doğrudur.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Yaşama hakkımız tehlikeye giriyor.
BAŞKAN - Yani, ne şartlarda görev yaptığımızı en iyi siz biliyorsunuz. Dolayısıyla, ben bir milletvekiline -ister burada otursun ister burada otursun ister orada otursun- emir kipiyle bugüne kadar hiç konuşmadım, konuşmayacağım.
SIRRI SAKIK (Muş) - Sizi de siz yapan o tavrınız.
BAŞKAN - Herkes için ama bu geçerli. Dolayısıyla, elbette ben rica edeceğim, uyacaksınız uymayacaksınız o sizinle alakalı bir konudur. Benim görevim sükûneti sağlayabilmek.
OKTAY VURAL (İzmir) - Bunlar emir almaya alışkın olduğu için Sayın Başkan, emirle iş yapıyorlar.
BAŞKAN - Sağlayamıyorsam o zaman idare amirleri devreye girecek. Girip ayıramayacağıma göre mecburen rica edeceğim.
SIRRI SAKIK (Muş) - Vallahi, idare amiri hiç kimsenin kolluk kuvveti değil, bundan vazgeçin lütfen.
BAŞKAN - Şimdi ben Sayın Bakanın sözünü yeniden başlatıyorum.
Lütfen Sayın Bakanım, buyurunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, ben, hayatını çok sakin, mütevazı yaşayan bir insanım. Hiç kimseye hakaret de etmem ve insanların hakkını, hukukunu çok gözetirim. Ama bunları söyleyenler şu tutanakları çıkarsınlar, burada neler konuşmuşlar, biz niçin onları söylemek durumunda kalmışız lütfen baksınlar. Yoksa, hiçbir milletvekilini incitmek gibi bir niyetim yoktur. Öyle bir yanlışım varsa onu geri alırım ben, geri alıyorum. Öyle bir şeyim yoktur ama burada eğer üsluptan söz edeceksek bu herkesi bağlar, sadece Bakanı değil. Muhalefet milletvekili olmak eleştirinin sınırını aşan hakaret hakkı falan vermez. Hepimiz birbirimizin hakkını koruyacağız ama haddini aşma, hakaret varsa da, müsaade edin, biz de hakkımızı koruruz, cevabını veririz. Teşekkür ediyorum.
Şimdi, sorulardan şöyle başlayayım Başkanım...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Başkan, bana cevap mı bu şimdi? Bana cevap mı?
BAŞKAN - Hayır, hayır.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan...
OKTAY VURAL (İzmir) - Cevap verdireceğiz efendim, verdireceğiz!
BAŞKAN - Sizle alakalı değil Sayın Uzunırmak.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Kimseye cevap vermedim.
BAŞKAN - Daha evvel başka bir meseleyle ilgili konuştuk üzerinde.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - 2 milletvekili "Hakaret etti." diyor da, cevaplarım onlarla ilgili.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Benimle alakalı mı?
BAŞKAN - Hayır, hayır sizinle alakalı değil, sorulara cevap veriyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sizinle bir alakası yok.
Rektörlükten alınmam doğrudur. Ben 28 Şubat sürecinde Kırıkkale Üniversitesi Rektörüydüm, "İrticacı Rektör" olarak görevden alındım. Bunu ben zaten inkâr etmiyorum.
MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Bu alkışlanacak bir şey Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - İkincisi; köstebek suçlaması bir iftiradır. İsmini söylemeyeyim. Zaten onun için yargı da gerekeni kendi yüzlerine vurmuştur. O zaman da söyledim, zerre kadar onuru olanlar, onuruna önem verenler başkasının onuruyla oynamaz. Ben orada o gün de bunu söyledim, bugün de söylüyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Telefonlar yapılmadı mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - "Hangi ülkedeki İçişleri Bakanı işte çete, vesarie..." Değerli Milletvekilim Sayın Yılmaz, yani İçişleri Bakanlığım döneminde İçişleri Bakanlığı âdeta bir insan hakları bakanlığı hâline geldi.
OKTAY VURAL (İzmir) - Bundan önceki İçişleri Bakanı niye alındı görevden, niye istifa etti?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ve o dönemde çetelerle en yoğun mücadeleyi yapan durumdaydım ben.
OKTAY VURAL (İzmir) - Suç örgütü değil mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ve o konularda da, söylediğiniz konularda da o zaman yine en fazla çalışma yapan Bakanım ben, onu da söyleyeyim.
Sayın Ağbaba, doğrusu bu Ergenekon, Balyoz, o konuyla ilgili şu anda bir şey diyemiyorum ama cevaplayayım; yani soruyu anlayıp cevabını hazırlayamadım, bağışlayın.
Bu Millî İstihbarat Teşkilatından sordum tekrar "Bir rapor var mı Başbakana falanca zamanda sunulmuş?" diye. "Öyle bir şey yok." dedi. Ben de o cevabı size söylüyorum.
OKTAY VURAL (İzmir) - Bu da daha kötü bir şey. Bu kadar kara para aklanıyor, MİT'in bir raporu yok, yani Fransız! Böyle bir şey olur mu ya? Bu kadar olan biten konusunda Millî İstihbarat Teşkilatının hiçbir bilgisi olmaması...
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Bir tırı bile götüremiyor bu MİT!
OKTAY VURAL (İzmir) - Yani böyle bir şey olabilir mi ya? Sayın Başkan, bu daha vahim.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Vural, lütfen.
OKTAY VURAL (İzmir) - Bu daha vahim ya! Çok kötü ya!
BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani şimdi bunlar söylenince bizim bir şey söylemememiz gerekiyor! Muhalefet milletvekili, hem de bir grup başkan vekili her şeyi söyler ama ben hiç cevap vermemeliyim! Böyle bir şey olur mu ya?
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Ver hadi, bekliyoruz.
OKTAY VURAL (İzmir) - Ya daha büyük ayıp ya!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani bağırıp duruyorsunuz orada. Böyle bir şey olur mu ya?
BAŞKAN - Sayın Vural, Sayın Yılmaz, lütfen...
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) -Tırı bir yerden bir yere götüremiyorsunuz.
OKTAY VURAL (İzmir) - Ne görevi var?
BAŞKAN - Soruları cevaplandırıyor, lütfen...
OKTAY VURAL (İzmir) - Cevaplandırmıyor efendim, sorularla ilgili cevap vermeye çalışıyor.
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - On defa tır yakalanır mı, bir MİT'in tırı? Nasıl MİT'tir bu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Burada...
AHMET AYDIN (Adıyaman) - İstediğiniz cevapları vermek zorunda değil Sayın Bakan.
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Doğru cevabı verecek, istediğimiz cevabı değil doğru cevabı. Bir tırı götüremiyor MİT ya! Nasıl MİT'tir bu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Burada bir...
AHMET AYDIN (Adıyaman) - İstediğiniz cevapları vermek zorunda değil, doğru neyse onu söyleyecek.
NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Devam edin Sayın Bakan.
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Cevap vermedi ki sorularımıza.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Değerli milletvekillerimiz, siz soru sordunuz...
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Cevap vermiyorsunuz.
GÜLAY DALYAN (İstanbul) - Sus dinle ya!
BAŞKAN - Sayın Yılmaz...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Benim ne cevap vereceğimi de siz belirleyin o zaman, soruya gerek kalmaz zaten. Kendiniz sorun kendiniz cevaplayın.
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Cevap vermiyorsunuz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ya ben sorulara istediğim şekilde cevap veririm kardeşim.
BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen karşılıklı konuşmayın.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani onu da sana mı sorayım hangi cevabı vereceğim diye. Böyle bir şey olur mu ya!
BAŞKAN - Sayın Yılmaz lütfen...
Karşılıklı konuşmayın lütfen. Genel Kurula hitap edin.
Buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Peki, Başkanım affedersiniz.
SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Tamam, bir daha istediğiniz şekilde soru soracağız, Sayın Bakanın istediği şekilde.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkanım sizi bugün çok yorduk biliyorum.
BAŞKAN - Estağfurullah.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Tamam, ben bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Uzunırmak "İstihbarata karşı koymakla ilgili daire başkanı ne kadar değişti?" diyor. Onun bilgisini alıp size özel olarak sunacağım. Bana bir bilgi vermediler, önümde o manada bir bilgi yok, onu da saklı tutuyorum.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bağlı müsteşar yardımcısında değişiklik oldu mu?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Burada MİT'e başka görev verilemez hükmü...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bağlı müsteşar yardımcılığında değişiklik oldu mu? Onu da sordum Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Bir milletvekilimizin sorusu...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Bakan...
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Dünyadaki ve teknolojideki gelişmeler karşısında...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Bakan, bağlı müsteşar yardımcılığında değişiklik oldu mu? Onu da sordum.
AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sayın Başkanım, böyle bir usul var mı ya! Bir cevaplasın ya!
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - ...değişen görev ve faaliyetler çeşitlenmesi nedeniyle...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Bakan...
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen... Bakın, size sonra cevap vereceğini söyledi. Yapmayın, ben çok zor durumda kalıyorum. Sizden rica ediyorum.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - ...Bakanlar Kurulunca verilebilecek görevler eklendiğinde...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Daire başkanlığını söyledi, müsteşar yardımcılığını söylemedi.
BAŞKAN - Anladım da...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - E, canım bağlı bakan müsteşar yardımcısının değişip değişmediğini bilmez mi ya? Böyle bir şey olur mu ya!
BAŞKAN - Peki o zaman devam edin!
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle nasıl bir devlet düzeni...
BAŞKAN - Buyurun devam edin!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - MİT bana bağlı değil Başbakana bağlı, onu ifade edeyim.
Evet, MİT'e başka görev verilemez hükmü...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Niye gelip oturuyorsun oraya?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Başbakan mı gelip savunacak burada?
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Tabii o savunsun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Allah Allah, böyle bir soru olur mu ya!
Dünyadaki ve teknolojideki gelişmeler karşısında değişen görev ve faaliyetler çeşitlenmesi nedeniyle Bakanlar Kurulunca verilebilecek görevler eklendiğinden anılan hüküm çıkarılmaktadır.
Son olarak da çözüm süreciyle ilgili, arkadaşlarımızın kendi ifadeleri, biz zerre kadar paylaşmıyoruz, kendileri bilir. "Yıkım projesi" diyorlar. "Vicdanınız rahat mı?" Türkiye'nin hangi köklü sorunu çözülse biz mutlu oluyoruz. Şu anda da, inşallah, eğer Türkiye'den kazırsak terörü ve Türkiye bütün sınırları içinde, 77 milyon kardeşçe yaşarsa -ki bu seçim ortamı ilk defa o bölgedeki insanlara da demokrasinin şiddetten ne kadar tercih edilir olduğunu gösterdi, demokrasinin tadı alınıyor- dolayısıyla ülkemizin birliği, bütünlüğü içinde bunu başarırsak burada payım olduğu için çok onur duyacağım, çok gurur duyacağım ve inşallah Türkiye bunu başarır. Başta söylediğim gibi, değerli milletvekillerim, bizler hepimiz Türkiye'de bu kanı nasıl durdururuz, bu kardeşliği nasıl artırırız, şiddet yerine demokrasiyle hak ve hukukun nasıl savunulacağını ülkede nasıl kurarız, demokrasiyi nasıl daha fazla yerleştiririz, bunun mücadelesini yapıyoruz. Allah biliyor, benim en büyük isteğim bu, hepimizin, sizlerin de isteği bu. İnşallah buna muvaffak oluruz. Benim vicdanım çok rahat, onu da ifade edeyim.
Tekrar, 2 milletvekilimiz "Bizlere hakaret..." falan... Hiçbir milletvekilime hakaret etmem. Sert konuşmalar karşısında eğer sesimin tonu yükseldiyse, öyle anlıyorsanız anlamayın. Öyle bir hakaret algılaması varsa da geri alıyorum, yanlıştır.
Teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)