GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: EKONOMİ ESKİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN, İÇİŞLERİ ESKİ BAKANI MUAMMER GÜLER, AVRUPA BİRLİĞİ ESKİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ VE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK ESKİ BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR HAKKINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGENİN (9/8) ÖN GÖRÜŞMESİ
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:05.05.2014

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsımla ilgili verilen (9/8) esas numaralı Soruşturma Önergesi'yle ilgili söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

17 Aralıktan itibaren uygulanmaya çalışılan sistematik bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldık. Her türlü iftira, yalan, her türlü illegal deliller, hukuksuz dinlemeler ve bunlarla yapılan montajlar bu süreçte karşımıza çıkartıldı. Bunları kamuoyu ibretle izledi.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İbretle izledik, ibretle.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Kısıtlı süremi de verimli kullanmak amacıyla öncelikle, hâlâ savcılık tarafından yürütülen dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen hakkımdaki tamamen asılsız iddialara delilleriyle birlikte cevap vereceğim. Özellikle belirtmek ve tutanaklara geçmesini istiyorum ki gizlilik kararı olan bir dosyada bizleri konuşturarak ve konuşarak suç işliyoruz. Ama, bundan daha önemli olan bu siyasi linç operasyonunun Türkiye'ye vermek istediği ve hatta verdiği zararları sizlerle paylaşacağım.

Değerli arkadaşlar, beni tanıyanlar bilir, yirmi yedi yıllık bir sanayicilik geçmişi olan, on üç yıl Ankara Sanayi Odası Başkanlığı yapmış bir iş adamıyım. 2007 yılından beridir bu kutsal çatı altında siz değerli arkadaşlarımla birlikte milletin vekili ve Hükûmetin çeşitli bakanlık görevlerini üstlenmiş bulunmaktayım. Gerek Sanayi ve Ticaret Bakanlığım gerek Devlet Bakanlığım gerekse Ekonomi Bakanlığım süresince, altı buçuk yıl bir çoğunuzla hem illerinizde hem de yurt dışı çalışmalarınız esnasında birlikte olduk. Bu süreçlerde sizlerin de yakından takip ettiği gibi, ben ülkemizin ticaretine, ihracatına, istihdamına katkı yapan her bir iş adamıyla ilgilenmiş, sorunlarıyla hemhâl olmuşumdur. Sözde bu yolsuzluk operasyonunda şahsıma atılan iddiaların biri, benim makamımı ve hatta Özel Kalemimi iş adamlarıma tahsis ettiğimdir. Evet, değerli milletvekilleri, ben bu iddiayı aynen kabul ediyorum ve bir itirafta daha bulunuyorum. Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemde de, bakan olduğum dönemde de, hatta istifam sonrası milletvekili olduğum bu süreçte de, kendimi de, çalışma arkadaşlarımı da bu ülkede çivi çakan, taş üstüne taş koyan, Türkiye'nin ihracatına katkısı olan ve olacak tüm iş adamlarımızın emrine amade ettim, etmeye de devam edeceğim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Rıza Sarraf...

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Evet, bu, suç ise bu suçu yirmi yıldır işlediğimi itiraf ediyor ve bu suçu kabul ediyorum.

Arkadaşlar, zor olan nedir biliyor musunuz? Başkalarının yaptığı işlemlerden dolayı benim ve oğlumun savunma yapması yani taraf olmadığımız bir konunun içine çekilmemizdir, yaklaşık beş aydır aile boyu bu sıkıntıyı yaşıyoruz. İtibarsızlaştırmayla karşı karşıyayız, yargısız infazlarla karşı karşıyayız ve büyük bir iftirayla, büyük bir yalanla karşı karşıyayız. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Özgündüz, lütfen...

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bunlar beni yaralıyor ama yine de bu ülke için, bu millet için canımız feda olsun. Şimdi, hakkımdaki asılsız iddialara cevap vermeye devam ediyorum.

Arkadaşlar, bırakın, savunma hakkını dinleme müdanası olmayan, buna bile tahammül edemeyene cevap vermekle uğraşmayın. Bırakın, siz beni dinleyin. (CHP sıralarından gürültüler)

Bugüne kadar bazı milletvekillerinin ve taraflı basının diline dolamış olduğu...

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Daha Yüce Divana gideceksiniz.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, çok rica ediyorum, lütfen...

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sayın Başkanım, süreme ilave edilmesini istiyorum bu kesintilerin. Madem savunma hakkım kısıtlı, lütfen...(CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Lütfen, buyurun siz.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bugüne kadar... (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, rica ediyorum.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ...bazı milletvekillerinin ve taraflı basının diline dolamış olduğu saat konusuyla ilgili başlamak istiyorum. Aslında bu konuda avukatım aracılığıyla bir basın açıklaması yapmış, sürdürülen soruşturma dosyasında gizlilik kararı olduğundan dolayı kapsamlı açıklamalarda bulunamamıştım.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Gizlilik kararının arkasına sığınma.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bahse konu saatin şahsım tarafından alındığını ve bedelinin tarafımca ödendiğini belirtmiştim ancak bu konuda bazıları yargısız infaz yaparak şahsımla ilgili yakışmayan ifadeler kullandı.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Yazıklar olsun, yazıklar olsun!

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Vergisini öde.

BAŞKAN - Sayın Özgündüz, lütfen, rica ediyorum...

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bakın, bir kez daha Genel Kurul huzurunda anlatıyorum, diyorum ki bu saat tarafımca alınmış, bedeli tarafımca ödenmiş ve mal beyanıma da girmiştir arkadaşlar. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar!)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Vergisi, vergisi...

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Şimdi, bir diğer istismar konusuna geliyorum. Bir diğer istismar konusu da önergelerde suçlu olduğu iddia edilen Rıza Sarraf'ın uçağıyla gittiğim iddiasına gelince, soruyorum: Siz insanların suçlu olup olmadığını nereden biliyorsunuz? Operasyon yapılırken siz de orada mıydınız? Elinizde mahkeme kararları mı var? Ben, en azından bilmiyorum.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Dosya burada, dosya burada.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Arkadaşlar, siz bilmezsiniz, ben 1995 yılında, 38 yaşındayken, Sanayi Odası Başkanı olmadan evvel kutsal görevim olan hac ziyaretimi yaptım ve hac ziyaretimi yaparken de...(CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Ayıp ya, ayıp ya, halâ dini kullanıyorsun.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ...ailemden başkası bunu bilmez. Ve şimdi, defalarca hac ziyareti...

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) - Ne alakası var?

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ...defalarca umre ziyareti yaptım. Söz konusu ziyaretimi de ben bir acente üzerinden gerçekleştirdim. Bu ziyaretin bedelinin de tarafımca ödendiğini, işte, belgelerle size burada gösteriyorum.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Vay anasını ya!

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ancak, bakın, bu iddialara tek tek cevap veriyorum ama şunu da özellikle belirtmek isterim ki bu bir itibarsızlaştırma operasyonudur. Umre konusunun bu iddialar arasında yer almasının sebebi bize inanan, bize güvenen ve hatta 30 Martta bu güveni tekrarlayan aziz Türk milletinin manevi, dinî ve muhafazakâr duygularını istismar etmektir. Geçin bu işi, bu işten size ekmek çıkmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bakın, kaldı ki hac gibi, umre gibi mukaddes görevlerin böyle asılsız iddialara malzeme yapılması inanın ki inciticidir.

Şimdi gelelim bir başka asılsız iddiaya. İstanbul Atatürk Havalimanı'na inen, Gana'dan geldiği söylenen bir uçakta bulunan 1,5 ton altınla ilgili şahsıma yapılan, bu işleme ilişkin adli ve idari soruşturmaları engellediğim yalanıdır. Konu kısaca şudur: Atatürk Havalimanı'na inen, Gana'dan gelen bir uçak yüküyle ilgili olarak gümrük idaresine gerekli belgeleri sunamadığı için bu durum gümrük idaresince tutanağa bağlanmıştır.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Sen de hiç utanma kalmamış!

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Daha sonra özet beyan verilmiş, eksik belgeler tamamlanmış, uçak muayeneye hazır hâle getirilmiş ve uçak Dubai'ye gitmiştir.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hava Meydanları kamera kayıtlarını göster.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ancak buna geçmeden önce, insaf ve vicdan sahibi olan insanlara şunu belirtmek istiyorum ki size bahsedeceğim bu konuyla ilgili gerek gümrük gerekse savcılıkta yapılan tüm işlemlerde adım dahi geçmezken söz konusu iddiayla adımın ilişkilendirilmiş olmasıdır.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Sana kimse inanmıyor, bu taraf da inanmıyor sana!

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bu konuda ilk işlem Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılmıştır. Altının gümrük vergisinden muaf ve KDV'den istisna olması nedeniyle Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamına girmediği, altın ithalatına teşebbüs edilmesi nedeniyle Gümrük Kanunu'nun ilgili maddesiyle para cezasının uygulanması ifade edilmiş ve beyan edilen malla ilgili başsavcılık tarafından değerlendirilmesi ifade edilmiştir. Arkadaşlar, görüyorsunuz, herhangi bir idari soruşturmaya engel olmamışım. Devam eden süreçte bu soruşturma raporunu referans alarak işlem yapan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 25 Kasım 2013 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiştir.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Kaldırıldı onlar, kaldırıldı! Soruşturma açıldı, yalan söylüyorsun!

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Yine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2013 tarihli idari yaptırım kararıyla Türk Parasını Koruma Kanunu maddesi gereğince idari para cezası verilmiş ancak bu karar Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 18 Nisan 2014 tarihli idari yaptırım kararına göre, itirazın kabulü kararıyla kaldırılmıştır.

Değerli vekiller, bu iddiada şahsıma yöneltilen suçlama, idari ve adli işlemleri engellemektir. Gana'dan geldiği belirtilen uçak hakkında her türlü idari işlem yapılmış ve bu işlemler gereğince kesilebilecek idari para cezaları kesilmiştir. Bununla da kalmayarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tüm iddiaları araştırmış ve bunlara ilişkin kararlarını vermiştir.

Sonuç olarak, ortada 1 liralık vergi kaybı ve kaçağı yoktur. Zira altın ithali gümrük vergisine ve KDV'ye tabi değildir. Kaldı ki bu teşebbüsü yapanların benimle ilgisi yoktur. Konunun hiçbir tarafında benim ve Bakanlığın görev alanına giren hiçbir husus yoktur.

Değerli arkadaşlar, geliyorum diğer bir yalana, diğer bir safsataya. Rıza Sarraf'ın İran'a yapmış olduğu ihracatlarda Halkbankın komisyon oranının düşürülmesi ve ihracat yapılmasına kolaylık sağladığım iddiasıdır. Bir sonraki konuşmamda asıl bunun Türkiye üzerinde oynanan oyunu ekonomik verileriyle sizlere vereceğim ancak çok net ve açık bir mevzuat çerçevesinde yapılan işlemlerin hukuken eleştirilmesinin gerekçesini anlamak zordur. Ortada tipik bir yargısız infaz çabası vardır.

Halk Bankasının bu konudaki rolünü ve durumunu açıklamak istersem, özellikle Halkbankın bir yandan KİT statüsünde, kamu sermayeli banka olması, bir yandan 1980 yılından beri İran'da temsilciliğinin bulunması nedeniyle devrede olduğunu unutmayın. Nitekim ortada konuyla ilgili olarak savcılığın talebiyle Halkbank tarafından yapılan bir teftiş ve soruşturma bulunuyor. Halkbank tarafından aracılık edilen İran'la ilintili dış ticaret işlemlerine ilişkin iddialar, bakın, 4 müfettiş tarafından 22 Ocak 2014 tarihinde incelenmiş, raporda, rapor burada.

Sahte belge olayı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Komisyon indirimi ve işlemler arasında ayrım yaptığı iddiaları tek tek incelenmiş bulunmaktadır. (CHP sıralarından gürültüler)

TUFAN KÖSE (Çorum) - Niye istifa ettin o zaman, niye istifa ettin?

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika istiyorum sadece, lütfen, bir dakika istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ve değerli arkadaşlar, Halkbank yaptığı raporla bunları ortaya koymuştur. Savcılık soruşturması kapsamında hakkında bilgi talep edilen firmaların peşin bedel karşılığında gerçekleştirdiği ihracat sistemleri incelenmiş, bu işlemlerin tümüne ilişkin proforma faturalar, fatura ve gümrük beyannamelerinin bulunduğu, gümrük beyannamelerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrük Veri Ambarı Sistemi'ne yüklenen gümrük beyannameleriyle tutarlı olduğu ortaya konmuştur. Bilmeyenler için söylüyorum: Peşin ihracatlarda, transit ihracatlarda hiçbir şekilde ihracatçı proforma fatura sunma mecburiyetinde değildir.

Savcılık soruşturması konusunda, Royal Grubu ve diğer grupla ilgili yapılan araştırmalarda Halk Bankası, transfer bedelinin altın için binde 4, gıda ihracatı için binde 8 oranında komisyona tabi tutulduğu ve firmalara uygulanan komisyon oranlarının piyasa koşullarına göre makul sevilerde olduğu ve herhangi bir firma için özel bir uygulamaya gidilmediği, bu işlemlerde bankanın belirleyici değil asıl belirleyici olanın İran'da mal alan ile Türkiye'de mal satanın olduğu çok net bir şekilde ortaya konulmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Tamamen ulusal ve uluslararası mevzuata ve ticaretin gereklerine uygun olarak yapılan altın ihracatı, bu işlemlere aracılık yapan Halkbankın durumu budur.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Niye istifa ettin, niye?

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Yok, teşekkür ederim.

Sözünüz kesildiği için bir dakika ekledim.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Saygıdeğer milletvekilleri, sonuç olarak şunu ifade etmek istiyorum: Ortaya atılan iddiaların hepsi yalandır, dolandır, iftiradır.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - O zaman mahkemeye gitsin, mahkemeye.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bu operasyonda amaç, Tayyip Erdoğan ve ailesi; araç, Zafer Çağlayan ve ailesi olmuştur.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Hâkimleri, savcıları görevden almayın o zaman.

MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.

Sağ olun, var olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)