| Konu: | SATAŞMA NEDENİYLE YAPTIĞI KONUŞMASI SIRASINDA SARF ETTİĞİ BAZI İFADELERİNİ GERİ ALDIĞINA İLİŞKİN |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 10.04.2014 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Tutanağı aynen okuyorum Sayın Başkanım, takdirinize sunuyorum:
"Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Nurettin Canikli (Giresun) - Sayın Başkan...
Başkan - Sayın Canikli, dinleyeyim sizi.
Ali Uzunırmak (Aydın) - Yazık, yazık, yazık!
Yusuf Halaçoğlu (Kayseri) - Görüşmeye devam edin, devam!
Ali Uzunırmak (Aydın) - Şerefsiz yaptınız emrinizde çalışanları be! Emrinizde çalışanları şerefsiz yaptınız!
Mahir Ünal (Kahramanmaraş) - Ya, düzgün, Ali Bey...
Ali Uzunırmak (Aydın) - Kendiniz şerefsizliği üstlenmemek için sizinle çalışanları şerefsiz yaptınız!
Başkan - Sayın Uzunırmak, lütfen...
Mahir Ünal (Kahramanmaraş) - Ali Bey, Ali Bey...
Ali Uzunırmak (Aydın) - Bütün çalışanları şerefsiz yaptınız be!
Başkan - Sayın Uzunırmak, lütfen...
Ali Uzunırmak (Aydın) - Emrinizde çalışanlara "şerefsiz" diyorsun!
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay (Kırıkkale) - Şerefsiz sensin!
(MHP Grubundan Komisyon sıralarına yürümeler)
Başkan - Sayın Uzunırmak, lütfen...
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay (Kırıkkale) - İade ediyorum.
Başkan - Sayın Bakanım, lütfen...
Birleşime on beş dakika ara veriyorum."
Tutanak bu arkadaşlar, aynen okudum.
BAŞKAN - Evet.
OKTAY VURAL (İzmir) - "İade ediyorum, şerefsiz sensin!" var efendim.
BAŞKAN - Biliyorum, gördüm.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Müsaade edin...
OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkanım, şerefsizlik iddiası doğrudan doğruya Hükûmetin iddiasıdır.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Müsaade edin... Müsaade edin...
OKTAY VURAL (İzmir) - Hükûmetin iddiasıdır.
BAŞKAN - Bir saniye... Sayın Bakan, lütfen...
OKTAY VURAL (İzmir) - Dolayısıyla atfedilen, Hükûmetin kendisine atfettiği şerefsizlik iddiasıdır.
AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sayın Vural, yapma! Tutanak ortada ya!
OKTAY VURAL (İzmir) - Bu konuda kendileri söylemiştir. "Görüşen şerefsizdir." demiştir. Dolayısıyla bu konuda kendilerinin söylediği sözü sanki biz söylemişiz gibi algılayıp bizatihi kişisel olarak "Şerefsiz sensin!" demesi doğrudan doğruya hakarettir, küfürdür.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, ben bitirmemiştim.
BAŞKAN - Evet, buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Araya grup başkan vekilleri her an girebiliyor mu ben konuşurken?
BAŞKAN - Evet, öyle oluyor iki gündür.
Buyurun...
OKTAY VURAL (İzmir) - İç Tüzük gereğince birleşimden çıkarmanız daha uygun olur. Birleşimden çıkartın, yedek bakan gelsin. Var orada zaten.
BAŞKAN - Buyurun... Buyurun Sayın Bakan...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sizin keyfinize göre olmaz o.
OKTAY VURAL (İzmir) - Olmaz tabii...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Siz yavru muhalefet, oturacaksınız, oradan...
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Millet karar veriyor, millet... Basıyor mührü sandığa, millet karar veriyor.
ALİ ÖZ (Mersin) - Hem milletvekiline saygıdan bahsediyorsun hem "yavru muhalefet" diyorsun!
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Hâlâ hakaret ediyor Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Bakan... Sayın Bakan, şimdi bakın...
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Seçimin şamarı hâlâ suratınızda.
HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) - Ne demek Sayın Başkanım! Bu Sayın Bakan ne zannediyor burayı! Bu ne zannediyor burayı!
BAŞKAN - Sayın Türkoğlu, rica ediyorum... Lütfen beni dinler misiniz.
Sayın Bakan, siz, bu "Şerefsiz sensin!" sözüyle ilgili herhangi bir...
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Devam edeceğim...
BAŞKAN - Evet, buyurun o zaman.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Devam edeceğim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Evet, buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ama kesti Grup Başkan Vekili.
BAŞKAN - Tamam. Ama siz buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Kesmeye hakkı yok. Her an böyle sözün arasına nasıl girebilir!
BAŞKAN - Ya ilk defa olmuyor. Hep giriliyor bu sözlerin arasına.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Olmaz ki böyle bir şey!
BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ne haddine benim sözümün arasına giriyor!
OKTAY VURAL (İzmir) - Neyi sözün arası? Senin sözün bitti zaten. Söz hakkı yok ki zaten.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ben bitirmemiştim. Ben tutanağı okudum. Söyleyeceğimi bitirmemiştim.
OKTAY VURAL (İzmir) - O zaman gereğini yapın efendim. Gereğini yapın. Birleşimden atın en iyisi.
BAŞKAN - Bitirsin sözlerini Sayın Vural.
Buyurunuz.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Millet gereğini yaptı, millet. Millet gereğini yapıyor her defasında.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, şimdi burada okudum. Ben burada...
OKTAY VURAL (İzmir) - Efendim, Salim Uslu Bey'i çağırın da Bakan dışarı çıksın.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ben buradaki metni takdirinize sunuyorum.
OKTAY VURAL (İzmir) - Salim Uslu Bey'i çağırın, çıkarsın.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ben o milletvekilimize söylediğim "Şerefsiz sensin!" ifadesini geri alıyorum.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Niye alıyorsun!
GÜLAY DALYAN (İstanbul) - Niye alıyorsun!
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Alıyorum ben, yine de alıyorum. Ama bu tutanağı da sizlere okudum. Sayın Başkanın takdirine sunuyorum. Sayın Başkan bana "Bunu düzeltin." anlamında söz verdi, ben düzeltiyorum. Ama bu tutanaktaki bu kadar sözü de siz nereye ne yapacaksanız yapın.