| Konu: | TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 08.07.2014 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Soru soran arkadaşlarımıza da teşekkür ederim.
İlk soru, "Barzani yönetiminin açıklaması" vesaire: Türkiye'nin öyle bir sözü, taahhüdü, herhangi bir şeyi yoktur.
İkinci soruyla ilgili: Bayrak indiren kişi tespit edildi ama henüz yakalanamadı maalesef.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Kandil'de.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - "Kaç korucu yaralandı" vesaire: Onların sayısını tespit edip size şey yapayım.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Vesaireyi bırak, vesaire ne ya?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ama korucuyla ilgili -kaç korucu veya vatandaşımız- burada elimde o rakamlar olmadığı için onları tespit edip vereyim size.
Sayın Kaplan "Kısa dönemde ne gibi çalışmalar yapılacak?" dedi. Bir de "IŞİD'le yardımlaşma var mı?" dedi.
Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi IŞİD bir terör örgütüdür bizim açımızdan ve IŞİD'le bizim -Türkiye Cumhuriyeti'nin- en küçük bir yardımlaşmamız söz konusu değildir, önce onu ifade edeyim.
"Kısa dönemde ne gibi çalışmalar yapılacak?"la ilgili de... Biraz önce ifade ettiğim gibi, bu bir çerçeve yasa. Bu çerçeve yasa içinde Hükûmetimiz kurumlara görev verecek ve şu anda da yürüttüğümüz bir yol haritamız var yani çalışıyoruz üzerinde, bir yol haritası üzerinde çalışılıyor, bir eylem planı. Daha takvimli, daha zamanlı, daha somut bir eylem planı üzerinde çalışıyoruz. Şu anda söyleyebileceğim bu ama belki bu çerçevede yeni yasa teklifleri de olabilir, tasarılarımız da olabilir Meclise. O çalışmalar geliştikçe Meclise sunulacaktır. Tabii, burada yapılması gereken çok çalışma var. Yani bildiğiniz gibi, kökleri derinde olan sorunlar bunlar. Biz neticede bu sorunları çözmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah, ülkemiz bu sorunlardan kurtulursa memnun olacağız. Yani o manada sabırla, dikkatle çalışmak gerekiyor.
Sayın Bulut'un sorusu "On dokuz aydır, güvenlik güçleri alanı terör örgütüne terk etti." gibi bir şey... Sayın Bulut, değerli arkadaşlar, tabii, güvenlik güçlerimizin bölgedeki sayısında falan bir azalma yok, aksine arttı. Biz o konuda çok tedbirliyiz. Ben Terörle Mücadele Yüksek Kurulunun başkanlığını yapıyorum. Kurulumuz düzenli toplanıyor ve biz örgütle ilgili... Örgütün yanlışlıkları olabilir, orada, yine, vatandaşımızı rahatsız eden gelişmeler olabilir, ki bazı şeyler oldu. Güvenlik güçlerimize talimatımız şudur, burada da bunu söylüyorum: "Bunlar asayiş olaylarıdır ve siz nerede bu tür sorun varsa müdahale edeceksiniz. Bunların çözüm süreciyle falan ilgisi yoktur. İstanbul'da varsa bir asayiş olayı, nasıl müdahale ediyorsanız, başka yerde de buna müdahale edeceksiniz." O konuda en küçük bir endişe olmasın. O konuda bizim en küçük bir tereddüdümüz söz konusu değildir.
Tabii, Sayın Doğru'nun da sorusu o çerçevede. Hakkâri ve Yüksekova son iki ayda, işte, özellikle bölgedeki hareketlilik falan... Biz de farkındayız değerli arkadaşlar. Orada istemediğimiz bazı şeyler oluyor ama şunu önemli görüyoruz: Bir yandan çözüm sürecini yürütüyoruz, bir yandan da o tür olaylar olduğunda en şiddetli şekilde müdahale ediliyor. Bundan sonraki yol haritamızda, bizim düşüncemiz, tabii, daha zamanlı ve herkesi bağlayan eylem planı olacak. Bundan sonra bu konularda da daha farklı gelişmeler olabilir. Yani bu konularda bölgede olan rahatsızlıkları biz gayet yakından takip ediyoruz.
"Son iki ayda örgütle görüşmeler..." diyor. Yani örgütle görüşmelerden ziyade, biliyorsunuz, MİT Müsteşarımız ve MİT ekibi İmralı'yla görüşüyorlar. Sürecin yürümesi o şekilde. Biz siyasi heyetler olarak burada BDP, HDP heyetleriyle görüşüyoruz ve görüşme trafiği bu şekilde devam ediyor arkadaşlar. Yani bundan sonra da çalışmaların yürümesi bu şekilde olacak. Onlar zaten şeffaf şekilde herkesin bildiği şeyler.
Yine diğer bir soru, "fiilen ortadan kalkmış devlet otoritesi, güven bunalımı" vesaire... Bir güven bunalımı da yok, ortadan kalkmış bir devlet otoritesi de yok. 90'lı yılları falan herkes bilir yani o bölgelerde hayatın nasıl olduğunu, bir yerden bir yere gidişin ne kadar planlanarak yapıldığını vesaire. Türkiye'de, şu anda, değerli arkadaşlar, ülkemizin her köşesinde herkesin rahatça gidebildiği bir hayatı yaşıyoruz.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Bakan, "PKK terör örgütü mü?" diye sordum.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Hangi köye isterseniz rahatça gidebilirsiniz, hiçbir sorun olmaz. Burada devlet otoritesi kalkmış falan gibi bir şeyi kabul etmiyoruz.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - PKK terör örgütü mü, değil mi?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - PKK terör örgütü müdür? PKK terör örgütüdür. Bu, bizim de, Avrupa'da da birçok ülkenin terör örgütü olarak tanıdığı terör örgütüdür.
"Oslo görüşmeleriyle güvenlik güçleri ayrıldı." falan gibi Sayın Bal'ın, yine aynı soru. Güvenlik güçleri hiçbir yerden ayrılmadı, güvenlik güçlerimiz bizim aynı şekilde yerlerinde duruyor. Evet, vali ve kaymakamların iznine bağlı, doğrudur. Yani bizim, biliyorsunuz, geçen dönem benim İçişleri Bakanlığım döneminde, Sayın Bal, EMASYA Protokolü'nü kaldırmıştık. EMASYA Protokolü direkt askerlere o konuda yetki veriyordu. Şu anda bir sivil otorite, yani bir yerde bir şey varsa ona müdahale valinin veya kaymakamın emriyle veya izniyle oluyor, onda haklısınız ama bu asayiş olaylarıyla ilgili bu konuda izin vermeme falan diye bir şey de tabii söz konusu olmaz.
FARUK BAL (Konya) - Jandarma karakolunun 250 metre ötesinde PKK karakolu var.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani şöyle şeyler: Ülkemizi biliyoruz Sayın Bal. Yani, işte, orada vergi koyma vesaire. Biz iyi takip ediyoruz. Yani orada yanlışlık yapan varsa onların üzerine gidiliyor ama zaten derdimiz bu sorunları çözmek, yani bunları bitirmek.
Şunu da biliyoruz, bakın -vakit de az kaldı- şu anda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi hem oradaki insanlar için hem başka yerden gidenler için en huzurlu dönemini yaşıyor arkadaşlar.
MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Başka yerden giden var mı Sayın Bakan?
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Ve gerçekten hem ekonomik hayat canlanıyor hem insanlar "Artık şiddet olmasın." diye başkaldırılarda bulunuyor hem o bölgenin gerçekten daha yaşanır bir hâle geldiğini hepimiz görüyoruz. Yani insanlar bu çözüm sürecinden çok umutlu ve bizim de gayretimiz, o bölgede bu saydığınız şeyler de olmasın, "Onların önüne nasıl geçeriz?" diye uğraşıyoruz.
Allah'ın izniyle, üniter yapımız falan konusunda... Arkadaşlar, yani çözüm sürecini konuşurken üniter yapının falan gündeme gelmesi bile üzüyor bizleri. Konuşmamda da ifade ettim, yani bunlar hepimizin ortak hassasiyeti.
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - EMASYA Protokolü varken de Sayın Bakan, vali ve kaymakamlardan izin alınıyordu, doğru bilgi verin.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Bu, camilerle ilgili bilgi bende yok, bilgiyi aldığımda vereyim ben.
Yani burada Sayın Şimşek "Toplum kesimlerinin hangi sorunları çözüldü?" derken tabii, şu: Değerli arkadaşlar, biliyoruz ki toplumumuzun belli kesimleriyle devletin sorunları olmuş geçmişte, yanlış uygulamalar olmuş, devlet adına yanlışlıklar yapılmış, vatandaşımızın devlete güveni azalmış. Yani bizim yaptığımız demokratikleşme adımları falan aslında tekrar yani hem Kürt kesiminin hem dindar kesimin, Alevi kesimin, bütün kesimlerin devlete güvensizliğini gidermek, devlete güvenini artırmak. Yani devletle vatandaş arasında sorun kalmasın. Bunları çözdüğünüzde terörün zeminini de büyük oranda şey yapmış oluyorsunuz.
Başka bir soru yok. Sayın Yılmaz'ınki var ama yani "küresel güçler" vesaire, tabii, herkes her yorumu yapabilir. Elimden geldiğince cevaplamaya çalıştım.
Çok teşekkür ediyorum yani eksik kaldıysa bir sonraki soru-cevapta tekrar tamamlarım.
Sağ olun arkadaşlar.