GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:08.07.2014

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sağ olun.

Sayın Doğru'nun sorularıyla ilgili tabii, rakamsal şeyler, onları veremiyorum şu anda.

Sayın Işık'ın "Silah bırakacağına inanıyor musunuz?" gibi bir sorusu var. Doğrusu, bu defa biraz tam da anlayamadık soruların bir kısmını herhâlde, konuşmaları. Yani "Silah bırakacağına inanıyor musunuz?"

Değerli arkadaşlar burada şöyle sorular da var, biraz önce son soru soran, görüşecek kişi, kurumlar vesaire. Bunlar tabii, bu çerçeve yasadan sonra çalışılacak bir yol haritası ve bir eylem planı. Bu yasadan sonra bunları çalışacağız. Zaten bütün bu sorduğunuz soruların cevabını bilsek bu yasaya gerek kalmazdı.

Şimdi, bu çerçeve yasada, dikkat edilirse, 2'nci madde okunursa orada hemen hemen hepsi var. Hükûmet görevler verecek, Hükûmet bu görevleri verecek ve o kurumlar, o kişiler o görevleri yerine getirecekler.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Yalan söylüyorsun!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen, Sayın Bakan konuşuyor, cevap veriyor.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Tabii burada eylem planı, yol haritası vesaire şu anda önümüzde hazırlanmış bir şey yok, onu çalışıyoruz. Bütün bunları o şekilde değerlendirmek lazım. Yani yalan-doğru, o herkesin kendi bileceği iş, inanması. Biz yalan söylemeyiz, çok şeyi göze alırız ama yalan söylemeyiz. Doğrusu ben bugün, bu mübarek ramazan gününde hiç kimseyi de incitmek istemem, yalan hiç yapmayacağımız bir şeydir, Rabb'im o yalanın zerresinden korusun. Biz çok açık konuşan, yapacağını açıkça yapan, riskleri alan, cesaret gösteren ve mertçe "Şunu yapıyoruz." diyeniz, şahıs olarak, Hükûmet olarak, parti olarak. Arkadaşlar, bunları getirdik ve burada konuşuyoruz işte, herkes en aykırı düşüncesini söylüyor. Sık sık bölünmeden bahsediliyor. Bir ülkenin bölünmesinin bu kadar kolay konuşulması sanki bölünmeyi çok arzu ediyormuş gibi... Hayretler ediyorum.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Uyarmak suç mu oldu Sayın Bakan?

OKTAY VURAL (İzmir) - Görüşmeyi reddetmediniz mi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Yani, sanki sadece bu milletin bütünlüğünü falan birileri düşünüyormuş gibi. Bunlar tabii üzücü şeyler.

OKTAY VURAL (İzmir) - "Şeref ve haysiyetsizliktir." demediniz mi? Hani yalan söylemezdiniz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Burada soruların çoğu genelde bu manada. Dolayısıyla, ben genel manada ifade etmiş olayım. Ama biraz önceki sorularla ilgili bir sözümü Sayın Oğan biraz yanlış ifade etti, düzeltiyorum: İstanbul'daki camilerle ilgili "detay bilgi" dedim ben yani bir konuda bilgi verirken sağlam ve detay bilgi vermek lazım. Bir milletvekilimiz bilgi ister, biz onu ilgili yerden isteriz, detayı, teferruatı alır veririz; yanlış bilgi vermek istemeyiz. Bu bir özendir. Yani, burada mübalağa ederek "Haberim yok dedi." falan gibi şeylere... Birbirimize bunları söylemeye ihtiyacımız yok arkadaşlar, onu ifade etmek istiyorum.

İkincisi de tabii şehit aileleriyle ilgili. Onlar bizi çok iyi anlıyor ve onlar çok destek veriyor ve diyorlar ki: "Başka ailelere şehitler gelmesin." İnanın, toplum kesiminde çok destek var yani insanlar, aileler, doğuda, batıda, ülkenin her kesiminde, -elimizde çok iyi kamuoyu yoklamaları da var- huzurlu bir Türkiye, artık şiddetin olmadığı, kardeşlik içinde yaşanan bir Türkiye özlemi için umut bağlamış bu çözüm sürecine ve çözüm sürecinin hedefi de bu. İnşallah sizlerin destekleriyle, Meclisin desteğiyle onları gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Tekrar teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, sağ olun.