GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Başkanlığın, siyasi parti gruplarının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine aday göstermeleriyle ilgili uygulamasının İç Tüzük'e uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:7
Tarih:14.07.2015

MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) - Yeter yeter Başkanım, konu vuzuha kavuştu zaten.

Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; açılan usul görüşmesinde Başkanlığımızın tutumu lehinde görüşlerimi ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Heyetinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, biraz önce grup başkan vekillerimiz HDP ve Cumhuriyet Halk Partisi... Konunun arka planı biliniyor -gerçekten şu anda hukuki bir zorlukla- aslında hukuki bir boşluk var konuya ilişkin. Ama, bunu boşta da bırakmak, şu andaki seçimin en azından 3'üncü üyelikle ilgili bölümünün ertelenmesi sonucunu doğuracağından dolayı, Meclis Başkanlığı da yine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılan ve yürütme erkinde bir kurula üye seçimine ilişkin bu idari işlemi birlikte yapma iradesini ortaya koyduğundan dolayı böyle bir karar almış bulunmakta.

Şimdi, Anayasa'nın 133'üncü maddesinde bu Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 9 üyeden oluşacağı belirlenmiş. Bu üyelerin de gene, Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili sayısı baz alınmak suretiyle dağıtılacağı ifade edilmiş. 258 milletvekili AK PARTİ'nin var, 4 üye bize düşüyor; Cumhuriyet Halk Partisine 2 üye düşüyor; Milliyetçi Hareket Partisi ve Halkların Demokratik Partisine birer üye yine sayısal olarak düşüyor; 1 üye boşta kalıyor. Şimdi bu 1 üyenin hukuki akıbetini, kime, hangi partiye düştüğünü belirlemek için ne İç Tüzük'te ne kanunda ne Anayasa'da bir hüküm yok.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Teamül var, teamül.

MEHMET DOĞAN KUBAT (Devamla) - Evet, genel teamül ad çekme ama şu da var: Bakın, burada bir hakkın zayisi de söz konusu olabildiği için, ad çekme yöntemi açıkça hukukta tasrih edilmemişse bazen seçimler tekrarlanır; mevzuatta çok çeşitli örnekleri var bunun, şimdi detaya girmiyorum. Yani, burada kanun koyucunun da abesle iştigal ettiğini ileri süremeyiz. Kanun koyucu burada sayılar eşitliği özellikle dikkate alıp bu ad çekmeyi belirleyebilirdi, böyle bir hüküm de getirmemiş yani bir boşluğu var.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Niye bugün değiştiriyorsunuz?

MEHMET DOĞAN KUBAT (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, HDP'nin iddiası, eşitlik sebebiyle ad çekmeye başvurulmak suretiyle bu son üyeliğin tahsisi yapıldıktan sonra bu seçim yapılsın, hem de Cumhuriyet Halk Partisi... Milliyetçi Hareket Partisi Grubu da yine kendince hukuki açıdan yabana atılmayacak bir görüş ileri sürüyor. Siyasi Partiler Kanunu'nun 35'inci maddesinde muhalefet partisinin belirlenmesinde uygulanan bir kriter var, burada eğer eşitlik varsa en son seçimlerde en çok oy almış siyasi partinin ana muhalefet olarak değerlendirileceği. Doktrinde de, yine anayasa hukukçuları yani bu söylediğimiz şeyler tartışılan konular. "Evet, burada ad çekme uygulansın." diyenler de var anayasa hukukçularından ama aksini savunanlar da var.

Şimdi, Meclis Başkanlığı bu konuda bence de adil bir formül geliştirmiş, bu son üyelik için 2 üye gösterilmesi lazım; doğru. 1 üye Milliyetçi Hareket Partisinden 1 üye de Halkların Demokrasi Partisinden bildirilmesini talep etmiş. Aslında 2 üye... Şeklen en azından hukuka uygun bir hâle getirilmişti mesele fakat bir siyasi parti grubumuzun 2 üye vermesi noktasındaki ısrarı üzerine bu 4 üyeli tablo önümüze çıkmış bulunmakta.

Şimdi, yapılacak şey şu: Genel Kurul bu konuda uygulanacak yöntem, bu usul tartışmasının sonunda Sayın Başkanımız tutumunu oya sunar, bir ilke geliştirir, bundan sonraki seçimlerde bu uygulanır.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanı yönlendirme, Başkanı yönlendirme.

MEHMET DOĞAN KUBAT (Devamla) - Veyahut bu üyelikle ilgili seçimi tehir eder. Önceki 2 üyeyi seçeriz. Arkadaşlar başka yol yok. Ya da kanuni düzenleme yapacağız. Dolayısıyla ben Başkanlığımızın meselenin sürüncemede kalmaması adına buradaki hukuki yorumunun yabana atılmaması gerektiğini çünkü bu konunun ihtilaflı olduğunu, bir kısım anayasa hukukçusunun farklı görüşte olduğunu, siyasi parti gruplarımızın arasında da bu görüş farklılığının olduğunu ve en doğru yöntemin şu anda mevcut aday listesinde olduğu gibi son üyeliğe ilişkin 4 adayın, iki siyasi parti tarafından bildirilen ikişer adayın, toplam 4 aday adayı arasından bu üyenin seçilmesinin isabetli olacağını düşünüyorum ve bu Başkanlık tutumunun lehinde olduğumu ifade ediyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)