| Konu: | Bülent Tezcan'ın 65'inci Hükûmet Programı üzerinde CHP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin konuşması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 93 |
| Tarih: | 27.05.2016 |
BAŞKAN - Sayın Tezcan'ın bir beyanı oldu. Bu laiklik mevzusundaki benim beyanım üzerinde epey zamandır duruluyor. Bu noktayı açıkladım, basın açıklaması yaptım. Yeni bir anayasa konusunda "Yeni Anayasa ve Yeni Türkiye" konulu 6 oturum yapılmış; "Yeni Türkiye ve..." "Yeni Türkiye ve..." Dış politika, ekonomi, biri de yeni anayasa idi. Yeni bir anayasa yapılıyorsa kavramlar tarifle buluşmalıdır.
Beyefendi, Bülent Bey "1937'de Anayasa'ya girdi." dedi, doğru. Esasında, 1927'de Cumhuriyet Halk Partisi 2'nci kurultayını yapar. Bu 2'nci kurultay niye 2'ncidir? Zira, Cumhuriyet Halk Partisi Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyetine dayanır ve Sivas Kongresi'nde, 9 Eylül gününü kendi kuruluşu olarak kabul eder ve o tarihe 1'inci kurultay der.
1927'de 2'nci kurultay: Burada 4 umde kabul edilir; bunlar: Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık ve laikliktir, 1927.
1931'de 3'üncü kurultay olur, buna 2 tane daha eklenir; bunlar da devletçilik ve inkılapçılıktır. Yani, Cumhuriyet Halk Partisinin 6 umdesi vardır ve bunlar 1931'de 6 olarak kesinleşti. Bu 6 umdeyi, Halk Partisi tek başına iktidardı, tuttu Anayasa'ya, 2'nci maddeye ekledi. Dolayısıyla, cumhuriyetin temelinde herhangi bir 6 ilke mevzubahis değil, bilahare eklenen bir madde var, nasıl o Anayasa'ya ekleniyorsa... Ben bir Anayasa eklentisi demiyorum. Türkiye hür, demokrat, herkesin hür olduğu, ifadesini icra edebildiği... Biliyorsunuz, din, vicdan, fikir ve bu düşünceyi açıklama hürriyeti doğuştan vardır. Bunu ifade edebilmesi açısından güzel bir anayasa olsun istiyoruz, hepimiz de bunu istiyoruz. Beyefendi de bir hukukçudur, onun da isteğinin o istikamette olduğuna inanıyorum. Elbette ki Kore gibi olamaz. Kimse Türkiye'yi diktatörlüğe götüremez.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Türkmenistan gibi olabilir mi?
BAŞKAN - Bir Kuzey Kore'yi düşünün: 1946'dan beri diktatörlüktedir; ölür Kim İl Sung, oğlu gelir, o ölür, onun oğlu gelir. Bir de gelen başkan babası için üç gün ağlama mecburiyeti koyar, ağlamayanları hapse atar. Ya, böyle bir Türkiye'yi aklınıza nasıl getirebilirsiniz?
UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - O kadar beter olmayın, doğru!
BAŞKAN - Ben tekrar ediyorum: Değerli milletvekilleri, yeni bir anayasa yapılacaksa buna ya laiklik hürriyetse hürriyetler arasına konulur, yasaksa, engelleyiciyse engeller arasına konulur veya tarifi yapılır. Fransa'da bu tarif var -ki anayasasında laiklik olan üç ülkeden biridir, biri de Türkiye'dir, anavatanı Fransa'dır- diyor ki: "Devlet...
HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Konferansta değiliz Sayın Başkan!
BAŞKAN - ...üç konuda, dinde, siyasette, felsefede tarafsızdır." Din; Ortodoks, Hristiyanlık, Musevilik, Müslümanlık, neyse şahsı ilgilendirir. Felsefe; düşüncesi hangi "izm" ise o olsun. Ve siyaset; hangi parti olursa olsun. Tarif olmadan olduğu içindir ki herkes, eline aldığında değişik yorumladı, ızdıraplar oldu, hapisler oldu, idamlar oldu, partiler kapatıldı. Çok tabii bir istektir, bunun üzerinde fazla durup demagojiye meydan vermeyelim.