| Konu: | 15 Temmuz 2016 Cuma günü yaşanan kalkışmada saldırganlar tarafından öldürülen resmî görevli ve sivil bütün vatandaşlara rahmet, yaralananlara acil şifalar dilediğine, Gazi Meclisi dik duruşuyla millî egemenliğe hakkıyla sahip çıktığı için tebrik ettiğine ve 15 Temmuz demokrasi bayramını kutladığına ilişkin konuşması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 16.07.2016 |
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, İstiklal Marşı'mız bir manifestodur. Millî Şairimiz Akif'in 10 kıtadan ibaret olan bu şiirinin ilk 2 kıtasını okuduk. Müsaade ederseniz, bütün toplumumuzun ruhunu, iştiyakını, düşüncesini, kanaatini haykıran bu İstiklal Marşı'mızın geri kalan kıtalarını da sizlerle okumak istiyorum:
"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar?" (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
Hoş geldiniz Sayın Genel Başkan. (CHP sıralarından ayakta alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar)
"Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal." (AK PARTİ sıralarından ayakta alkışlar, MHP sıralarından "Sana yok, ırkıma yok izmihlal." sesi)
Değerli milletvekilleri, bütün bir millet olarak tek vücut hâlindeyiz ve gördüğünüz gibi kordiplomatikten, yargıdan, sivil toplum kuruluşlarından, akademisyenlerden... Dışarıda, içeride büyük ölçüde bütün vatandaşlarımız ellerinde bayraklarla gelmişler. Hepsine, milletimizi temsil eden bütün bu değerli hazıruna iştirak edenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, TÜRK-İŞ Sendikası Başkanı Ergün Atalay, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkan Vekili Cengiz Delibaş, MEMUR-SEN Sendikası Başkanı Ali Yalçın, HAK-İŞ Sendikası Başkan Vekili Mehmet Şahin, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Sayın Şemsi Bayraktar Beyler buradalar. Yargıtayımızın Değerli Başkanı ve onunla beraber cüppeleriyle gelmiş yargı mensuplarımız buradalar. Yabancı misyon şefleri buradalar. Bütün bir millet buradalar ve biz milletvekilleri olarak hiçbir parti farkı gözetmeksizin yekvücut hâlde bir aradayız. Yine, Danıştay üyelerimiz teşrif etmişler. Hepsine teşekkürlerimizi sunuyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın milletvekilleri, aziz milletimiz; dün akşamdan beri çok üzücü, çok gergin, çok acı verici fakat aynı zamanda çok ibretli saatler yaşamış bulunuyoruz. (AK PARTİ sıralarından ayakta alkışlar)
Sayın Başbakanımız, hoş geldiniz efendim.
Hepimizi duygulandıran bir tablo şu anda ortada yani 15 Temmuz demokrasi bayramının bir güzel tablosuyla karşı karşıyayız. Gönlümüz, birlik ve beraberliğimizin aynı şekilde devam etmesinin sağlanmasıdır.
Demin, Anayasa Mahkemesinin Sayın Başkanı ve üyelerini de eklemeyi unutmuştum, Sayın Yargıtay Başsavcımız da buradalar; onları da yine saygıyla selamlıyorum.
Milletimize bu acıyı yaşatanlar elbette müstahak oldukları cezaya çarptırılacaklardır. Bu kalkışmayı, bu darbe teşebbüsünü, fevri, anlık, Türkiye'de ve dünyada yaşanan diğer gelişmelerden kopuk bir hareket olarak değerlendirirsek doğru değerlendiremeyiz ve anlayamayız. Ne yazık ki Türkiye'mizin iç meselelerinde, kendi halkına, manevi ve millî değerlerine, tarihine, medeniyetine ve kültürüne sadık kalmaya çalışması, Türkiye'yi güdülecek, yönlendirilecek, politikalar dikte edilecek bir kukla ülke olarak görmek isteyen birtakım dış güçleri rahatsız etmektedir.
Aynı zamanda, Türkiye'mizin dış politikaya ilişkin meselelerde, dünya politikasında, uluslararası arenada tarihine, manevi ve millî değerlerine yakışan bir duruş sergileme çabası içinde olması, ülkemizin gelişmesini, ilerlemesini, kalkınmasını istemeyen birtakım güçleri rahatsız etmektedir.
Türkiye'nin ilerleme, kalkınma ve güçlenme yolunda harcayacağı insan kaynaklarını, maddi ve manevi güç ve birikimini, potansiyelini ve müktesebatını iç çekişmeler, iç kavgalar ve güvenlik sorunlarıyla heba etmesini sağlamak isteyenler vardır. Ne yazık ki dün akşam bu hedefe dönük bir darbe girişimiyle, bir kalkışmayla karşılaşıldı ancak siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşları, devlet kurumlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin darbeye prim vermeyen millî ruh sahibi büyük çoğunluğu, aziz milletimiz ve bu Gazi Meclisimiz ve milletvekillerimiz, vatan hainlerinin bu darbe teşebbüsüne kararlılıkla, metanetle, azimle, cesaretle ve onurla direnmiş ve Cenab-ı Hakk'ın yardımıyla başarılı olmalarına, bu haytaların başarısına izin vermemiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ne yazık ki bu hadiseler sırasında asiler birçok resmî görevlilerin ve sivil vatandaşlarımızın ölümüne ve yaralanmasına da sebebiyet vermiştir. Meclisimiz de dâhil olmak üzere birçok kamu binası saldırıya maruz kalmıştır ve çok üzücü bir hadise, Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmıştır, bu Gazi Meclise bomba atılmıştır.
Devletimizin ve milletimizin korunması, güvenliğin, hak ve hukukun payidar kılınması için ellerine verilmiş olan silahları devlete ve millete yöneltmişlerdir. Milletin büyüttüğü, beslediği, eline silah verdiği unsurlar milletin bağrına silahlarını dayamışlardır. Bir yabancı güce, bir işgalciye saldırıyormuş gibi halka saldırılmıştır. Bütün milletimize, yetkililerimize ve güvenlik güçlerimize geçmiş olsun diyor, bir daha böyle kara günler yaşanmamasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyorum.
Bu, bir tür terördür. Yaşanan bu üzücü kalkışma başarılı olamamış, hak ve hukuk, milletin kararlılığı ve Silahlı Kuvvetlerin kalkışmacılarla ilgisi olmayan kesiminin basireti ve sağduyusu, meydanları dolduran, tankları durduran, tankların üstüne çıkan necip milletimizin de karşı koyuşuyla galip gelmiştir. Devlet bu olayın sorumlularının, iç ve dış uzantılarının ortaya çıkmasını, layık oldukları, müstahak oldukları cezayı almasını inşallah sağlayacaktır, sağlamak için elinden geleni yapacaktır. Bunu hukuk içinde hak ve hukuka riayet ederek yapacaktır, suçların şahsiliği gibi temel hukuk prensiplerine bağlı kalarak yapacaktır. Bu kalkışmayı yapanlar küçük bir azınlıktır. Emir ve komuta zincirinin dışına çıkmış, devlete isyan etmişlerdir. Gereken yapılacaktır ve en ağır şekilde cezalandırılacaklardır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi metanetimizi, sükûnetimizi, sağduyumuzu koruyarak, kararlılığımızdan hiçbir şey yitirmeden bu meseleyi kökünden halletmek için çalışma zamanıdır, birlik ve beraberlik zamanıdır, yaraları sarma zamanıdır. Bu millet tarihinde pek çok kötü badireler atlatmış ve feci nitelikte muhataralı günler yaşamıştır. Bu günler de geçecektir. Biliyoruz ki zorlukla birlikte kolaylık vardır. Hoşumuza gitmeyen bazı şeyler hakkımızda hayır da olabilir. Dün akşam Büyük Millet Meclisi burada bir demokrasi nöbetinde bulundu. Hiçbir parti farkı gözetmeksizin, aynı ruh, aynı duyguyla bir arada olundu. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri, yetkilileri, grup başkan vekilleri buraya geldiler. Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanı Selahattin Demirtaş Bey beni Diyarbakır'dan aradı ve bu toplantıya katılacaklarını, her türlü darbeye karşı olacaklarını da ifade ettiler. Nitekim bugün burada her 4 partinin, grubu bulunan 4 partimizin ortak bir metnini birlikte okuyacağız ve topluma sunacağız.
Sözlerimi tamamlarken, tekraren, bu kalkışmada saldırganlar tarafından öldürülen resmî görevli ve sivil bütün vatandaşlarımıza rahmetler diliyorum; yaralananlara da acil şifalar diliyorum ve Silahlı Kuvvetlerimizin dürüst, vatanına, namusuna ve mukaddes değerlerine bağlı kesimine başta olmak üzere, darbeye boyun eğmedikleri, başarısız olmasını sağladıkları için takdir ve şükranlarımı arz ediyorum.
Cumhurbaşkanımızdan halkımıza, parlamenterimize, sivil toplum kuruluşlarımıza kadar gereken tavır ortaya konmuştur. Bu, bir daha böyle bir kalkışmanın olmasının imkânsızlığını ispat eden bir davranış olmuştur ve inanıyor ve ümit ediyorum ki ve ümit ediyoruz ki bir daha böyle bir gün biiznillah olmayacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu noktada, bütün siyasi partilerimize, sayın genel başkanlarımızın şahsında bütün siyasi partilerimize, milletvekillerimize, bütün halkımıza her ilde meydanları dolduran ve demokrasi nöbeti tutan bütün halkımıza teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Herhangi bir zümreye, herhangi bir silahlı güce egemenlik ait değildir ve duvarımızda yazdığı gibi "Egemenlik millete aittir." (Alkışlar) Bunu toplum haykırmıştır, ifade etmiştir, demokrasiyi Türkiye benimsemiştir ve özümsemiştir; bunu değiştirmeye kimsenin gücü, hakkı ve haddi olmayacaktır.
Polisimiz büyük bir fedakârlıkla gayret etmiştir, bütün güvenlik güçlerimiz aynı gayreti göstermiştir ve inanıyorum ki çok kısa bir zamanda toplumumuz normal hayatına dönecektir. Nitekim, bugün geldiğiniz yerlerden ve geçtiğiniz yerlerden gördünüz ki hayat normaldir, normal de yürümektedir, geçici bir hadise olarak olmuş ve kalkmıştır. Kısa zamanda bu yaraları saracağımıza inanıyorum.
Ve unuttuğum sayın HSYK üyeleri de var, onları da ifade etmek isterim; toplumumuzun her kesiminden insanlar var, onları da ifade etmek istiyorum.
Tabii, bir aradayız, dışarıda oldukça büyük bir kalabalık var. Vakar içinde herhangi bir şahsi, indi mütalaaya yer vermeksizin bir bütünlük içinde, bu şanlı bayrağımızın altında ülkemizin esenliği, geleceğimiz, mutluluğumuz için bir arada olduğumuzun şuuru içinde olmalıyız, öyle olacağız ve öyle olmaya devam edeceğiz.
Değerli milletvekillerimiz, Gazi Meclisimizi dik duruşuyla millî egemenliğe hakkıyla sahip çıktığı için tebrik ediyorum ve 15 Temmuz demokrasi bayramımızı kutluyorum, hepinize tekrar saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)