GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 26'ncı Dönem İkinci Yasama Yılının milletimiz, devletimiz, coğrafyamız ve insanlık için hayırlı ve başarılı çalışmalara vesile olmasını dilediğine ilişkin konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:1
Tarih:01.10.2016

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 26'ncı Dönemin İkinci Yasama Yılının milletimiz, devletimiz, bütün coğrafyamız ve insanlık için hayırlı ve başarılı çalışmalara vesile olması temennisiyle sizleri, şahsınızda asil ve necip milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Zorluk ve yokluklar içinde hak yolda ve halkı için mücadele eden bütün tarihî şahsiyetlerimizi, manevi ve millî önderlerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum.

Meclisimiz önceki yasama yılında aktif ve verimli bir çalışma sergiledi. Hareketli bir yıl yaşadık. Fakat, ne yazık ki Türkiye'miz bir darbe teşebbüsüyle karşılaştı. 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi bir ihanet şebekesi millî varlığımıza ve bütünlüğümüze kastetmeye kalkıştı. Millî iradeyi hiçe sayan, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye'mizin varlığına kasteden, beyni yıkanmış, asker kıyafetli terörist bir grup, namuslarına teslim edilmiş millete ait silahları milletin bağrına doğrulttu.

Tarihimizde olmayan ve dünya tarihinde de ender rastlanan bir trajediyi yaşadık. Millî egemenliğin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı, helikopterlerin ateşlerine maruz kaldık, 14 polisimiz yaralandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de bombalandı. Cumhurbaşkanımızı öldürmek için suikast teşebbüsünde bulundular.

Melun ve menfur darbenin başlangıç saatlerinde bir teklif veya telkin olmadan Türkiye Büyük Millet Meclisini açtım. Ertesi gün, 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 14.00'te Türkiye Büyük Millet Meclisimizi olağanüstü toplantıya davet ettiğimi siyasi partilere ve milletvekillerimize duyurdum.

Tanklar namlularını Meclise çevirmişken, uçakların bombaları ve helikopterlerin açtığı ateşlerin altında, her türlü zorluğu ve şehadeti göze alarak Meclise koşan ve gece boyunca Mecliste yapılan toplantıya katılan değerli milletvekillerimize tekraren teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum. Yürekten inanıyorum ki çalışma günümüz olmadığı için Ankara'da bulunamayan diğer milletvekillerimizin kalpleri de bu salonda idi. Nitekim, o gece bu salonda bulunamayan milletvekillerimiz, bulundukları illerde demokrasi nöbetine girdiler ve meydanlarda "Demokrasiye evet, darbeye hayır." diyen gür sese, millî sedaya öncülük ettiler.

İstiklal Harbi'mizde düşman toplarına karşı göğsünü siper eden, dünyada harp idare eden ilk meclis olan Meclisimiz "Gazi Meclis" unvanını almıştı. Bizler de topyekûn Meclis olarak üzerimize atılan bombalar altında milletimizin verdiği egemenliği koruma görevimizi yerine getirerek ikinci defa "Gazi Meclis" unvanına sahip olduk.

Millî iradeyi gasbetmek isteyen hainlerin darbe kalkışması, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın cesur, dirayetli önderliğinde halkımızı meydanlara çağırması ve bütün milletimizin parti farkı gözetmeksizin meydanları doldurması ve tanklara göğüslerini siper etmesiyle önlendi.

Milletimizin DNA'sında yiğitlik, korkusuzluk ve cesaret vardır ve asil kanlıdır. Cesaret, korkusuzluk değil, korkuyu alt etmektir, korkuyu yenmektir.

Milletimiz, 15 Temmuz gecesi demokrasiyi özümsediğini, bir daha darbe olamayacağını ispat etti. Camilerden yükselen selalar, ezanlar, gece boyu süren demokrasi nöbetleriyle millet darbeyi yendi; Türkiye'de artık darbe devrini kapattı.

15 Temmuz şehitlerimize, gazilerimize, aziz milletimize minnet ve şükran borçluyuz. Cenab-ı Hak şehitlerimize gani gani rahmet eylesin; yaralılarımıza, gazilerimize acil şifalar, hayırlı uzun ömürler nasip buyursun.

Bildiğiniz gibi 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü yaptığımız Meclis olağanüstü toplantısına Mecliste grubu bulunan 4 partimiz de katıldı. Ortak bir bildiri yayımlandı. Büyük ve örnek bir dayanışma sergilendi. Bu toplantıya katılarak millî birlik ruhuna ve demokrasiye sahip çıkan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım'a, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye, Halkların Demokrasi Partisi Grup Başkan Vekili Sayın İdris Baluken'e ve siz değerli milletvekillerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

Partilerimiz, Meclis çatısı altında sergiledikleri tutumla halkımızın da birbirleriyle kenetlenmesine de vesile oldular. Herkesin takdirle karşıladığı bu birlik ve beraberlik ruhu 7 Ağustos Pazar günü İstanbul'da Yenikapı Meydanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"yle taçlandırıldı. Muhterem Cumhurbaşkanımızın davetiyle gerçekleşen ve 5 milyon kişinin katıldığı mitingle bütün dünyaya demokrasiyi özümsediğimiz, darbelere geçit vermeyeceğimiz, birlik ve beraberlik içinde olduğumuz gösterildi. Bitiş duasını Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet Görmez'in yaptığı muhteşem mitingde, şahsımın da aralarında olduğu, Cumhurbaşkanımız Muhterem Recep Tayyip Erdoğan, AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve değerli Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Hulusi Akar tarafından konuşmalar yapıldı ve devletimizin ebet müddet olarak dimdik ayakta olduğu gösterildi.

Değerli milletvekilleri, başta vatandaşlarımız olmak üzere, resmî ve özel kurum ve kuruluşlarımızın yanında, dış devletlerden resmî heyetler ve kişiler yoğun bir şekilde Meclisimize geçmiş olsun ziyaretleri gerçekleştirdiler. Bu arada, hainler tarafından atılan bombalarla Meclisimizin fiziki yapısı büyük zarar gördü. Bir bölümünü yaşayan müze olarak aynen muhafaza edeceğiz. Bunun dışında kalan yerler için genel bir düzenleme gerekmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak için "Milletin Meclisini Millet Yapar" sloganıyla ve Meclisle dayanışma hâlinde yenileme faaliyetlerine girişen sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, milletimizin Meclisimizden beklentilerini boşa çıkarmamalıyız. Medenice tartışarak, konuşarak bu beklentileri karşılamak durumundayız. Bu konuda 4 siyasi partimizin de uzlaşma kültürünü yaşatarak verimli bir yasama yılı geçirmemize katkı sunacaklarına inanıyorum.

Meclis olarak bu dönemde oldukça yüklü bir gündem bizi beklemektedir. Türkiye'mizin muasır medeniyet yarışında önde giden bir ülke olması için ihtiyaç duyduğumuz düzenlemeleri daha fazla gecikmeden yapmalıyız. En öncelikli konularımızdan biri sade, sivil, demokratik, hürriyetçi ve merkezinde bireyin olduğu yeni bir anayasa yapmaktır. Bildiğiniz gibi, mevcut 1982 Anayasası'nda 18 ayrı tarihte değişiklikler yapılmıştır. Toplam 177 maddeden oluşan Anayasa 114 ayrı değişikliğe uğramıştır. Böylesi insicamını ve bütünlüğünü kaybetmiş bir anayasa daha fazla Türkiye'yi taşıyacak durumda değildir. Yeni anayasa yapılması konusu, toplumumuzun beklentisi ve bütün partilerimizin milletimize taahhüdüdür. Bu taahhüdü mümkün olan en geniş mutabakatla yerine getirmeliyiz.

Bunun yanında, Meclis çalışmalarını düzenli hâle getirecek yeni bir İç Tüzük tanzim etmemiz gerekmektedir. Meclis kanun üretim merkezi değildir, başka görevlerimiz de vardır. Çalışmaları kilitleyen, kavgalı oturumlara sebep olan temel felsefe bir an önce değiştirilmelidir. Mevcut Tüzük'ümüz 1973 tarihinde kabul edilmiştir, 186 maddedir ve 13 ayrı tarihte bazı maddeleri birkaç kere ele alınarak 155 maddede değişikliğe gidilmiştir.

Gündemde olması gereken diğer konular arasında siyasi partiler, seçim ve milletvekilleri kanunları da vardır.

Değerli milletvekilleri, milletimiz içeriden ve dışarıdan büyük tehditlerle karşı karşıyadır. Bir yandan kardeşi kardeşe düşürmeye çalışan bölücü terör örgütü PKK, bir yandan dış güçlerin maşası olarak üzerimize salınan DAEŞ çeteleri, bunlarla kol kola devletimize suikast düzenleyen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ittifak hâlinde saldırıya geçmişlerdir. Türkiye'mizin huzur ve güvenliğini bozmak, kalkınmasını engellemek isteyen bu şer güçlere karşı asker ve polisimiz tarafından kararlı bir şekilde yürütülen mücadele mutlaka başarıyla neticelenecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak teröre karşı yürüttüğü haklı ve kararlı mücadelede her zaman üzerimize düşen vecibeleri yerine getireceğiz; vatan, millet, devlet ve ay yıldızlı bayrağımızın tekliğini ilelebet sürdüreceğiz.

Sayın milletvekilleri, milletin temsilcileri olarak görevimiz, ülkemizi bir daha tehditlere maruz kalmayacak, suikastlar tertip edilemeyecek duruma kavuşturmaktır. Bu konuda millî birlik ve dayanışma ruhuyla hareket etmemizin ehemmiyeti malumlarınızdır.

Sözlerime son vermeden Meclisimizin açılışından günümüze kadar hizmeti geçen Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, hiçbir dünyevi düşünce taşımadan fedakârca gayret gösteren değerli zevatı ve birçok meçhul kahramanı saygıyla anıyorum.

Milletimizin birliği, devletimizin varlığı, vatanımızın güvenliği için şehit olmuş asker, polis, köy korucusu ve tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

Yeni yasama yılının hayırlı ve uğurlu olmasını niyaz ediyorum.

Sayın milletvekilleri, yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapmak üzere Muhterem Cumhurbaşkanımız şu anda Genel Kurul salonunu teşrif etmektedirler. Kendilerine Meclisimiz adına hoş geldiniz diyorum. (AK PARTİ sıralarından ayakta alkışlar; CHP ve MHP sıralarından ayağa kalkmalar)

Şimdi İstiklal Marşı'mız okunacaktır:

(İstiklal Marşı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim. (Alkışlar)