GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ve tutuklu HDP milletvekillerinin yasama faaliyetlerinde bulunup bulunamayacakları konusunda araştırma yaptırdığına ilişkin konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:31
Tarih:05.12.2016

BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, sayın hatip şahsımı hedef alarak bazı beyanlarda bulundu; açıklamalarda bulunmak istiyorum.

İç Tüzük madde 64: "Genel Kurula başkanlık eden Başkan veya Başkanvekili, asıl konu görüşülürken ve oylanırken hiçbir surette görüşünü açıklayamaz. Başkan veya başkanvekilleri, görevlerinin yerine getirilmesinin gerektirdiği haller dışında tartışmalara katılamazlar; kişisel savunma hakları saklıdır."

Değerli milletvekilleri, dokunulmazlık demokrasinin ana esaslarından biri. Parlamenter muafiyetler, dokunulmazlık ve sorumsuzluk olarak ikiye ayrılıyor, malumualiniz ve ana vatanı İngiltere. Kralın milletvekillerinin önünü kesmemesi için başlayan çalışmalarda cezai yönden muafiyet tanınmış ve dokunulmazlık demiş, dokunamazsınız ama hukuki yönden yapılan bir haksız fiil varsa herkesin tazminatı ve dava hakkı var.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - Sadece isnat var, ispat yok.

BAŞKAN - Kürsü sorumsuzluğu yine tanınmış bir haktır ve Mecliste söylediği sözlerden dolayı, bunu dışarıda tekrar etmekten dolayı herhangi bir takibata uğranmaz. Fransa bunun tersidir. Fransa'da hukuki dokunulmazlık vardır, cezai dokunulmazlık yoktur, hukuki bakımdan vardır. Ve biz İngiltere'deki sistemi seçtik ve bizim Anayasa'mızda cezai bakımdan dokunulmazlık var. İyi de ilanihaye mi var? Hürriyetler sonsuz mu? Hukuk devleti, bir anarşi devleti midir? Değil, olamaz, mümkün değil.

Dokunulmazlık hadisesinin kaldırılması hep tatbik edildi. Bakınız, 1925-1950 arası 10 dosyada dokunulmazlık kaldırıldı ve ilki adam öldürmeye teşvik; milletvekili mahkûm oldu. İkincisi, 1928'de Yavuz-Havuz davasındadır ve bir suistimal hadisesidir; bizzat İsmet Paşa, İsmet İnönü Yüce Divana müracaat etmiştir ve kendi bakanını Yüce Divana vermiştir -Bahriye Nazırını- ve sonra kurduğu hükûmette Bahriye Nazırlığını da kaldırmıştır ve bakan mahkûm olmuştur. 1950-1960 arasında 6 dosya var, 1960-1980 arasında 10 dosya var, 1980'den günümüze 17 dosya var.

Büyük Millet Meclisimiz 20/5/2016'da bir karar verdi, referanduma gitmeyecek rakama ulaştı ve 376 reyle 154 milletvekilinin 810 dosyası hakkındaki dokunulmazlığı kaldırdı.

Burada, 29/7/2015'te Halkların Demokratik Partisinin Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdiği ve 88 kişinin imzaladığı bir takrir var.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - "88" derken?

BAŞKAN - 78 kişinin.

Bunlar arasında Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım Bey'in imzası var ve diyorlar ki: "Ekte isim ve imzaları bulunan Halkların Demokratik Partisi üyesi milletvekillerimizin dokunulmazlıklarının kaldırılması hususunda gereğinin yapılmasını bilgilerinize arz ederiz. 29/7/2015"

Partilerde konsensüs oldu ve Anayasa değişikliğiyle dokunulmazlık kalktı. Neye ait? 810 dosyaya ait; dışındakiler değil.

Peki...

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Bu 810 dosya arasında mektuplarını incelemek de var mı?

BAŞKAN - Anlayamadım?

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Bu 810 dosya arasında eş genel başkanlarımıza gönderdikleri mesajlara el koymak var mı?

BAŞKAN - Devam edeceğim konuşmaya, lütfen dinleyin.

Şimdi, bu, sadece bizde değil, mesela Amerika Birleşik Devletleri'nde son yirmi yılda 27 Temsilciler Meclisi ve Senato dokunulmazlığı kaldırıldı. Avustralya'da 5. Fransa'da rüşvet, yolsuzluktan 3 kişi, İngiltere'de 30 kişi yirmi senede.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Türkiye'de kaç kişi?

BAŞKAN - Trafik cezası onlardan biri. Ve buraya kadar terör yok.

İspanya'da yirmi yılda 3 eski bakan, İrlanda'da yirmi yılda 10 bakan, vergi sahtekârlığı, gösteri yürüyüşünde bulunmak, kamu düzenini bozucu davranışlarda bulunmak. Finlandiya'da beş yılda 3 eski bakan, İtalya'da yirmi yılda 6 - mafyayla ilişkili ve ırkçı söylemler söyleyen- kişi.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - Bizim için sadece konuşmalardan dolayı var.

BAŞKAN - Kanada'da yirmi yıl içinde, eşine şiddet uygulama ve sivil itaatsizlikten 3 kişi. Yunanistan'da yirmi beş yılda 2 eski bakan, yolsuzluk ve yirmi yıla mahkûm oldular. Bunun devamı var. Siz değerli milletvekillerimize dağıttığımız bu husustaki bilgimiz var. Araştırma birimimiz bu noktada bir kitap hazırladı.

GARO PAYLAN (İstanbul) - Siyaset yaptığı için tutuklanan var mı?

BAŞKAN - Şimdi "Dokunulmazlığımı kaldırınız, bana dokununuz, ben korkmuyorum." dediniz. Çıktı yasamadan bu iş. Kime gitti? Yargıya gitti.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - Hangi yargıya?

BAŞKAN - Demokrasinin temeli ne? Kuvvetler ayrılığı. Meclis Başkanı kimdir, hangi hakla buna müdahale edecek? Edemez, yargının tasarruflarına edemez. (HDP sıralarından gürültüler) 1961'e kadar kuvvetler birliği tatbik ediliyor idi ama kuvvetler ayrılığı var. Demokrasinin de vazgeçilmezidir.

"Meclis Başkanı neden ilgilenmiyor, niye ilgilenmiyor?" Adalete intikal etti, yargıya intikal etti.

Biraz belki havayı yumuşatır diye söylüyorum: Adam suçu üzerine almış, üzerine almış, kendi işlememiş ama demişler "Bak, bu gidişle asılırsın." "Asılayım ne olacak?" Savcı da "Ya, yapmadın herhâlde, üzerine aldın, asılacaksın." "Asılayım, ne olacak?" Hâkim de aynı şeyi söylemiş, idamına karar vermiş. Sehpaya gitmiş, klasik hadise, sandalyeyi altından çekmişler, "Ah, son isteğini sormadık." demiş savcı, tutmuş. Adam ne demiş: "Bu nasıl asılmaktı, az daha boğuluyordum?" (HDP sıralarından "Ha, ha, ha!" sesi)

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Çok gülünç! Gerçekten çok komik! Komedi!

BAŞKAN - Allah Allah, kaldırtacaksınız...

Fiillere gelince, bakınız, 22 tane dosyası var Sayın Selahattin Demirtaş'ın, Eş Genel Başkanın: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, terör örgütü üyesi olmak...

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Siz yargı mısınız?

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Siz hâkim ve savcı mısınız?

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Siz yargı mısınız, karar mı verdiniz Sayın Başkan?

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - Hani bağımsızdı? Nerede bağımsızlık?

BAŞKAN - ...silahlı terör örgütüne üye olmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılamak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına hakaret, devletin askeriye ve Emniyet teşkilatını alenen aşağılamak, terör örgütü PKK'nın propagandasını yapmak.

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Bu fezlekeyi kim hazırlamış Başkan?

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Siz nerenin başsavcısısınız Sayın Başkan?

BAŞKAN - Arkadaşlar, şunu bir kere zabıtlara geçmesi için tekrar ediyorum: Türkiye'de bir savaş yoktur, terörizmle mücadele vardır.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - İspatlayacak hiçbir şey yok! İspat edilen hiçbir şey olamaz.

BAŞKAN - Öyle şey yok, Türkiye bir bütündür. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) Bu bütünlüğü bozdurtmayız ve bozulamayacaktır. Böyle savaş diye bir hadise olamaz.

GARO PAYLAN (İstanbul) - Başsavcı!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Siz nerenin başsavcısısınız? Ayıptır be! Kendi üyenize sahip çıkamıyorsunuz, ondan sonra burada böyle konuşuyorsunuz.

BAŞKAN - Ve mesela, bir diğeri, ne diyor Abdullah Zeydan Bey, Hakkâri Milletvekili: "PKK'nın öyle bir gücü var ki sizi tükürüğüyle boğar." Savcı inceliyor, talep ediyor mevzuata göre, kanunlara göre, hâkim de karar veriyor ve tevkif ediliyor.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Siz savcılık yapın o zaman.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Siz burada durmayın, durmayın, Meclis Başkanlığından istifa edin, savcılık yapın, yargıç olun! Yargıç olun, yargıç!

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Siz hâkim ve savcı mısınız Başkan? Siz Parlamentoyu savunan bir Başkan mısınız, yoksa hâkim ve savcı mısınız? Siz hâkimlik görevi mi yapıyorsunuz burada?

BAŞKAN - Geliyorum hapishaneye, hapishanenin kendi şartları var, o şartlara uyacaksınız. Türkiye kanun devletidir, istediğinizi yapamazsınız, yaptırılmaz.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Ne kanunu be, ne kanunu? Senin böyle yanlı yaptığın bir kanun mu olur? Meclis Başkanının yargıç olduğu bir kanun var mı?

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - AKP'nin kanunu var burada!

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Şu anda siz görevinizi kötüye kullanıyorsunuz! Meclis Başkanı olduğunuzu unuttunuz, kendinizi yargıç yerine koyuyorsunuz!

GARO PAYLAN (İstanbul) - Meclis Başkanısın, Meclis Başkanı!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Meclis Başkanının yargıç olduğu bir karar var mı? Ayıptır ya!

BAŞKAN - Geliyorum Sayın Ahmet Yıldırım'ın "Milletvekilleri acaba iştirak edebilir mi yasamaya?" sualine: Ben o noktada bir araştırma yapıyorum, Anayasa profesörlerinden görüş alıyorum, onu da sizin ıttılanıza arz edeceğim.

GARO PAYLAN (İstanbul) - Meclis Başkanısın, başsavcı değil!

BAŞKAN - Vaziyet bundan ibarettir. Suhuleti bozmayalım. Birliğimizi, bütünlüğümüzü, vahdetimizi bozmayalım. Buradaki milletvekilleri sadece şu ilin milletvekili değildir...

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Onlar halkın dokunulmazlık verdiği insanlar, onlar milletvekilleri, hâlâ milletvekilidirler!

BAŞKAN - ...Türkiye'nin milletvekilidir, her ilin milletvekilidir.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Sizin onların dokunulmazlığını savunmanız gerekir.

BAŞKAN - Bu inançtayız ve bendeniz tekrar ediyorum, şu Anayasa'dan ve İç Tüzük'ten dışarı çıkmam biiznillah. Ben hesap gününe inanıyorum. İlahi adalete de inanıyorum, ona göre hareket ediyorum. Hareketim böyle devam edecektir. (HDP sıralarından gürültüler)

Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Açıklamam bundan ibarettir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)