GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 97'nci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanması, günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:23.04.2017

BAŞKAN - Muhterem Cumhurbaşkanım, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 97'nci yıl dönümüne ulaşmanın bahtiyarlığı içinde sizleri saygıyla selamlıyorum.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun.

Milletimizin birliğinin temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılışından bugüne kadar emek vermiş değerli zevatı minnet ve şükranla anıyorum.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına da saygı duruşunda bulunalım.

BAŞKAN - Meclisimiz millî iradenin tecelligâhıdır, Kurtuluş Savaşı'nı bizzat idare eden Gazi Meclistir.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sayın Başkan, unutuyorsunuz, saygı duruşu yapalım.

BAŞKAN - Böyle bir usul yok. Aynen eskisi gibi devam ediyoruz efendim, bir eksiklik yok.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Saygı duruşu yapalım, saygı duruşu!

BAŞKAN - Değerli zevatı minnet ve şükranla anıyorum.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Saygı duruşu Başkan!

BAŞKAN - Meclisimiz millî iradenin tecelligâhıdır, Kurtuluş Savaşı'nı bizzat idare eden Gazi Meclistir. Dünyada başka bir parlamentonun sahip olmadığı böyle bir unvana layık görülmüştür.

İçinde bulunduğumuz 26'ncı Dönem siyasi tarihimizde müstesna yer işgal edecek dönemlerden biridir. Bu dönemde Meclisimiz ikinci defa "gazilik" unvanını hak etmiştir. Devletimizin birlik bütünlüğüne ve bekasına kasteden melun terör odakları ve onları yönlendiren müstevli devletlerin yerli iş birlikçilerinden olan FETÖ, PKK, PYD, DEAŞ, DHKP-C, MLKP ve benzerlerinin hain planları milletimiz tarafından boşa çıkarılmıştır. Ve siz, Gazi Meclisin gazi milletvekilleri 15 Temmuz 2016 gecesi, halktan aldığınız vekalet görevinin gereğini hakkıyla ifade ettiniz, herhangi bir parti farkı gözetmeden bir bütün hâlinde ay yıldızlı bayrağımızın altında "darbeye hayır" dediniz. Bu vesileyle, aziz milletimizi meydanlara direnişe çağıran ve hain darbe girişimini önlemede en büyük rolü üstlenen Sayın Cumhurbaşkanımıza, kurumlarımıza, kurullarımıza, siyasi partilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve demokrasiyi tümüyle özümsemiş necip milletimize şükranlarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

İnanıyorum ki 15 Temmuz darbe girişiminin önlenmesi Türkiye'de darbeler döneminin sona erdirilmesini sağlamıştır. Hangi siyasi partiden olursa olsun milletimiz bütünüyle demokrasi dışında bir rejimi kabul etmeyeceğini açıkça ifade etmiştir.

26'ncı Dönemimizin bir diğer başarısı da 1982 Anayasası'nda sistem değişikliğini kabul etmesidir. Meclisimizden geçen değişikliğin 16 Nisan halk oylamasıyla milletimizce kabul edilmesi siyasi hayatımız için yeni bir dönüm noktasıdır. Yüksek Seçim Kurulunca açıklanan geçici verilere göre, halk oylaması büyük bir katılımla sonuçlanmış ve Mecliste kabul edilen metin halkımız tarafından da kabul görmüş, tasdik edilmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Milletimiz olgunluk içinde demokrasi imtihanını hep birlikte başarıyla vermiştir. Sonucun ve yeni dönemin ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için bereketli ve uğurlu olmasını niyaz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bilinmelidir ki değişim tabii bir hâldir. Değişmezlik üzerine kurulu bir sistem bugüne kadar icat edilmemiştir. Zamanın ve şartların değişmesiyle hukuki hükümler de değişmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama, denetim ve temsil yetkilerinin sahibidir. Halk oylamasıyla yapılan değişiklik gereği yasama olarak Meclisimiz hukuk devleti ilkelerine, evrensel normlara ve çoğulcu demokrasi kurallarına uygun mevzuat değişikliklerini yapmak için kesif bir çalışma dönemine girecektir. Bu meyanda, Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu, milletvekilleri kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Teşkilatı Kanunu, Meclis İçtüzüğü gibi konularda icap eden değişiklikler ele alınacaktır, aksaklık ve yanlışlıklar kısa sürede giderilecektir.

Halk oylamasıyla daha da güçlü hâle gelen yasama organımıza hayırlı başarılar nasip olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle Muhterem Cumhurbaşkanımıza da tebriklerimizi arz ediyor, üstün nice hizmetlere nail olmasını niyaz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yasama olarak hedefimiz, yürütme ve yargıyla birlikte adil ve kalkınmış bir Türkiye'nin inşası için bize düşen görevi en iyi şekilde yapmaktır. Unutmayalım ki yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, çalışkan ve gayretli insanlara ait olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti büyük bir medeniyetin varisidir. Bizler, köklü medeniyetimizi geliştirerek yaşatmak sorumluluğunu taşıyoruz. İnanç, soy ve tarih birliği taşıdığımız kültür coğrafyamızdaki milyonlarca insanın bizimle beraber olduğunun ve bizden önderlik beklediğinin şuuru içinde olmalıyız. İnancım odur ki ümidini bizlere bağlayanlara hayal kırıklığı yaşatmayacağız.

Zirve bir medeniyetin sahibi ve mirasçısı necip bir milletiz. Nice badireleri atlattık, tarihe nice şanlı sayfalar ekledik. Üç kıtaya, yedi denize adaletle, insaniyetle hükmetmiş bir cihan devletinin varisleriyiz. Dünkü topraklarımızda bugün elli üç devlet var. Bizden dostça ve kardeşçe rehberlik ve önderlik bekleyen geniş bir kültür coğrafyamız var.

Ne üzücüdür ki, dünyada kurulu uluslararası düzen, devletler arasındaki problemleri çözmekten çok uzaktır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki beş daimi üyeden birinin veto yetkisini kullanması, alınan herhangi bir kararı hükümsüz kılmaktadır. Muhterem Cumhurbaşkanımızın sıkça tekrarladığı "Dünya beşten büyüktür." sözünün gereği yapılmalıdır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bunun için devletler arasında yeni düzenlemelere gidilmelidir.

Birçok meselede olduğu gibi, tarihî ve kültürel bağlarımız olan Suriye'deki iç savaşın önlenmesi için üzerine düşeni yapmayan bir dünya var. Sadece Suriye'de değil, Orta Doğu'da, Asya'da, Avrupa'da, Afrika'da ve dünyanın birçok yerinde benzeri problemlerin olduğu malumunuzdur. Güçlünün güçsüzü ezdiği bir dünya düzenini sürdürmek mümkün değildir. Türkiye olarak, zorlukların aşılmasında, barış ve huzur ortamının sağlanmasında elimizden geleni muhakkak ki yapacağız.

Muhterem Cumhurbaşkanım, değerli milletvekilleri; 23 Nisanın "millî egemenlik" kavramına vurgusu yanında bir diğer özelliği de 23 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu bayramın çocuklarımıza armağan edilmiş olmasıdır. İstikbalimizin güneşi olan çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır. Onlara temiz, güvenilir, emniyet içinde, yaşanılır ve adil bir dünya bırakmak bizim vazifemizdir. Çocuklar, üstüne çizgi çekilmemiş defter yaprakları gibi bembeyazdır, saftır ve masumdur. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, çocuklarımızın, tarih şuuruna sahip, manevi ve millî değerlere saygılı, şahsiyetli kişiler olarak hayata hazırlanmalarını temin edecek kararları ve tedbirleri almak mecburiyetindeyiz. Çocuklarımıza yapacağımız her yatırım yarınlarımızı teminat altına almak demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, çocuklarımızı manen ve maddeten korumak, bedenen, ruhen ve zihnen sağlıklı nesiller yetiştirmek için her türlü tedbiri almak kararlılığı içindedir. Çocuklarımızın korunması hususu devlet olarak en çok önem verdiğimiz ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz konulardan biridir. 23 Nisan gününü Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlamakla, istikbalimiz demek olan çocuklarımıza "millî hâkimiyet" gibi en temel bir değerimiz kadar önem vermekte olduğumuzu göstermekteyiz.

Muhterem Cumhurbaşkanım, değerli milletvekilleri; bu anlamlı gün vesilesiyle, Birinci Meclisten günümüze kadar hizmetleri geçmiş bütün tarihî şahsiyetleri bir kez daha minnet ve şükran duygularımla anıyorum. Devletimiz ve milletimiz için canlarını seve seve veren, bir gül bahçesine girercesine kara toprağa giren, şehadet şerbeti içen ve mekânları cennet olan bütün şehitlerimize ve 15 Temmuzda şehit olan asil evlatlarımıza Cenab-ı Hak'tan rahmetler niyaz ediyorum.

Sizlere sağlık, sıhhat ve afiyetler içinde hayırlı çalışmalar diliyor, nice bayramlara kavuşmamız temennisiyle saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)