| Konu: | Meclis Başkanı olarak yasamanın başında olduğuna ve demokrasiyi özümseyen bir kişi olarak kuvvetler ayrılığına kesinlikle inandığına ve bir adli konuda yön gösterici, müdahale edici olmayacağına ilişkin konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 22.12.2017 |
BAŞKAN - Evet, Sayın Öztrak, efendim, sözlerinize başlarken "Halı hususundaki hassasiyeti milletvekilleri için de göstermeniz gerekir." diye bir beyanınız var. Ben o hassasiyeti gösteriyorum. Hassasiyet hepimizin üzerinde duracağı, yanlışlıklara karşı "Hayır, haklıdır, haklı budur, hak budur." diyeceği bir husustur, bir durumdur. Halı mevzusunu geçiyorum. Zaten 1890'dan beri üretilen gündelik bir hadise. O bir köpürtme hadisesi, bir yanlış hadise. Fakat milletvekilleriyle ilgisizlik meselesini kabul etmiyorum.
Siz iki bin dört yüz yıllık bir kişiden, Aristo'dan bahsettiniz. Çok eseri var; etik noktasında var, felsefe noktasında var, ruh bilimi noktasında var. Doğrudur söylediği söz. "Demagogların küstahlığı, demokrasileri yozlaştırıyor." Evet, demagog olmamak lazım ve demagog küstahlığı göstermemek lazım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ben Meclis Başkanı olarak teşrinin yani yasamanın başındayım ve demokrasiyi özümseyen bir kişi olarak da kuvvetler ayrılığına kesinlikle inanıyorum. Bir adli konuda yön gösterici, yol gösterici, müdahale edici olmam. Yargı, yürütme ve yasama demokrasiyi savunanların üç ayrı güç üzerinde ayrılığı muhafaza etmesi gereken, müdafaa etmesi gereken üç nokta, ana nokta. Meclis Başkanı olarak yargıya müdahale ederek polis, savcılık, mahkeme, temyiz safhaları aşılarak yapılan işlemlerden sonra benim kalkıp ne dememi bekliyorsunuz? Olmaz, yanlıştır.
KEMAL ZEYBEK (Samsun) - Ne ilgisi var Başkan?
BAŞKAN - Yani hürriyetler layüsellik sağlamaz. Herkesin hürriyeti diğerinin hürriyetiyle sınırlıdır.
BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Tutuklu vekilleri ziyaret edecek misiniz? Tutuklu vekilleri ziyaret edecek misiniz? Madem hassasiyetiniz var, bir görelim hassasiyetinizi.
BAŞKAN - Lütfen, oturur musunuz?
KEMALETTİN YILMAZTEKİN (Şanlıurfa) - Otur yerine.
BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Lütfen, oturur musunuz? Beyefendi, oturur musunuz yerinize?
BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Soru soruyorum, soru soruyorum size.
BAŞKAN - Oturur musunuz? Lütfen, oturur musunuz? Müsaade buyurun.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Otur yerine. Söz al önce.
BAŞKAN - Yani yargının icraatına, safhalardan geçirilerek verilen karara Meclis Başkanı olarak ben ne yapacağım? Karşı mı kalacaklar? Bunu mu teklif ediyorsunuz?
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) - Yok, Anayasa Mahkemesine gölge etmeyin, başka bir şey yapmayın da.
BAŞKAN - Bu mu demokrasi anlayışı? Sofokles bunu mu söyledi? Aristoteles bunu mu söyledi?
HALUK PEKŞEN (Trabzon) - Yargıyı FETÖ'cüler ele geçirdi. FETÖ'cülerde yargı.
BAŞKAN - Olmaz, yanlış var, yanlış var. Bunu lütfen dile getirip de toplumda gerginliğe sebep olmayın.
Ben kuvvetler ayrılığına inanıyorum, yasama, yürütme, yargı birbirine karışmamalıdır. Demokrasinin temel ilkesi budur ve bu noktadaki hassasiyetimi devam ettireceğim. (CHP sıralarından gürültüler)
Teşekkür ediyorum.