| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 13.07.2018 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, önerimiz gayet net, açık. İki yıl önce 15 Temmuz günü Meclisimize ve demokrasimize bir kalkışma oldu. Şimdi bunun muhasebesini yapacak da değilim; işte, siz eskiden iyiydiniz, sonra kötü oldunuz, şöyle oldu böyle oldu diyecek değilim ama burası Parlamento, burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu kalkışma Tayyip Erdoğan'dan önce Türkiye Büyük Millet Meclisine yönelik bir kalkışmadır, böyle bakabilmek lazım. Nitekim o gece Meclise ilk gelenler de -elbette AK PARTİ'li arkadaşlar da vardı- Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlardır ve...
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Milliyetçi Hareket Partisi...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Tabii ki, tabii ki.
Bazı arkadaşların sanki bu 15 Temmuz iyi ki olmuş gibi bir hisleri var, niyeyse bilmiyorum yani. Evet, bizim derdimiz şu: 15 Temmuzun 2'nci yılında, daha Meclisin kolonlarındaki demirler dururken yani bomba yemiş demirler açıktayken, daha 251 darbe şehidimizin yakınlarının acıları kapanmamışken, daha 251 15 Temmuz şehidimizin -bu lanet, hain darbenin siyasi ayağı hâlâ ortaya çıkarılmadı- kemikleri sızlarken 15 Temmuzda Genel Kurulu toplayıp 5 siyasi parti grubunun ve 3 grubu olmayan siyasi parti temsilcisinin darbeyi lanetlemesi suretiyle, demokrasimize yönelik darbelere karşı 8 siyasi partinin burada tek vücut olduğunu Türkiye'ye ve dünyaya göstersek bunda ne var? "Meclisi açacağız, Meclisi halka açacağız." Halk geliyor Meclise zaten, gereksiz güvenlik şeylerini biraz bırakın da daha rahat girsinler. "Halka Mecliste döner vereceğiz." Ayıp ya, vallahi ayıp ya! Darbenin yıl dönümünde Meclis bahçesine döner tezgâhı kurmak kadar komik, garip, ucube, saçma bir şey olamaz. Yani siz bu halkla dalga mı -sizi kastetmiyorum- geçiyorsunuz? Doğal olarak, birinci partinin yöneticilerini kastediyorum.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Belki siz geçiyorsunuzdur.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın milletvekilleri, bir kendimize gelelim. Bir darbe atlattık, topyekûn bir direnişle atlattık ve şimdi, darbenin yıl dönümünde Meclis bahçesinde millete pilav üstü kavurma vermek garip, ucube bir şeydir. Sakın böyle bir şey yapmayın, sakın böyle bir şey yapmayın. Genel Kurulu açmazsanız açmayın ama sakın böyle bir şey yapmayın. Ne ayıp şey ya!
Şimdi, 7 Şubatta bu iş başladığında MİT Müsteşarına yönelik operasyonla, keşke o zaman -süre de azaldı- o MİT Müsteşarı için kanun çıkarmadan önce gelip o günkü muhalefet partileriyle bir istişare yapsaydınız "Arkadaş, bilmediğiniz işler var, böyle böyle oldu da bunun için bu kanun bize acil lazım." deseydiniz.
NURETTİN CANİKLİ (İstanbul) - Söyledik ya! Söyledik, kabul etmediniz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - 17-25 Aralık ayrı bir iş. Bunu darbecilerin ifşa etmiş olması, 17-25 Aralıkta, o dönemin kimi AK PARTİ siyasetçilerinin masum olduğu anlamına gelmez. Eğer masumlarsa adamlar niye yok, adamların siyasi hayatını niye bitirdiniz? Değillerse, keşke o zaman da gelip Cumhuriyet Halk Partisiyle, HDP'yle, Milliyetçi Hareket Partisiyle bu işleri samimi olarak konuşsaydınız. Orada tehlikeyi hep birlikte görüp hep birlikte refleks etseydik 15 Temmuz olmazdı, yemin ediyorum olmazdı, olmazdı. (CHP sıralarından alkışlar) Ve gene söylüyorum, bu darbeyi öngörüp, hissedip "Ne olur ne olmaz, şimdi Genelkurmaydan şu kadar, adliyeden, HSK'dan, Yargıtaydan şu kadar hâkim alırsak dünya bizi topa tutar. Bırak, bir bakalım, görelim, bir kalkışsınlar da bunları öyle enseleyelim." mantığı da doğru bir mantık değildir.
(AK PARTİ sıralarından "Öyle bir şey yok ki." sesleri)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Öyle, öyle, öyle. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Efendim, konuşuruz. O günün Hükûmet yetkilileri gelsin, istedikleri bir televizyonda bunları konuşalım. Yahu, samimi olun ya. Bak, samimi, yapıcı bir... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet, aynen öyle.
BAŞKAN - Evet, Sayın Altay...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, bir şey daha söyleyeceğim. Toparlıyorum efendim.
BAŞKAN - Sayın Altay, bir dakika ek süre veriyorum.
Toparlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Toparlıyorum.
Arkadaş, yanlışı sahiplenmeye gerek yok; oldu, bitti. Gelin, şimdi, yeni dönemde, daha çok doğrulara yaslanalım, daha çok mantığa yaslanalım, daha çok hukuka yaslanalım; daha adil, daha özgür, halkının refah içinde olduğu bir Türkiye için hukuka ve kuvvetler ayrılığına sarılalım ve parti hiyerarşisi içerisinde, parti disiplini içinde yukarıdan gelen her görüşü peşinen kabul etmeyelim. Meclisin böyle bir hakkı yoktur; bizim partimizin milletvekillerinin de yok, sizin de yok. Bütün partiler için bu böyle. Ve başlarken diyorum ki burada beş yıl boyunca bir şeyden korkacaksak Allah'tan korkalım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz.