GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10.10.2018

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Değerli arkadaşlar, sakin sakin konuşalım.

Kandırılmaya müsaitsiniz dedim. Bunu neye dayanarak söylüyorum? Yaşadığım bir tecrübeye dayanarak. Ben Saadet Partisinin kurucularındanım. Size ne dedik? O dönemde dedik ki: Gitmeyin, sizi kandırırlar.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ya sen kendi işine bak.

MUSTAFA AÇIKGÖZ (Nevşehir) - Sen tek başına kaldın ama, herkes gitti.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Siz bunlarla başa çıkamazsınız dedik ve kandırıldınız. Bunu sadece dile getirmek istedik.

Şimdi, bakın, bunca yıldır hekimlik yapıyorum. Bir tedavinin başarısı hastanın hastalığını kabul etmesiyle alakalı bir şey. Psikiyatride de önemli, benim gibi en fiziki işlerle uğraşan bir ortopedi cerrahı için de bu önemli. O yüzden diyorum ki: Gelin, bu inkâr ettiğiniz krizi, vesaireyi kabul edin. O zaman birlikte çözüm ararız. Az önce buradaki bir arkadaşım dedi ki: "Tehdit ediyor." Ya, bu laf bile bir abestir. 2 kişiyiz, 2. 295-2... Biz sizi nasıl tehdit ederiz arkadaşlar ya? Böyle bir şey mümkün mü? Ya, bunu dile getirmek bile aslında bir aczin ifadesi değil mi değerli arkadaşlar? Zaten tehdit bizim dilimiz değil. Bakın, dediğimiz şu: Milletvekilini darbetmek suç mu? Suç. Yahu, suç isnat edilen bir fiili tanımlamak bir insan için gerekli mi? Gerekli. Ha, bu suç, bu isnadın mevzuatın neresine dayandığını söylemek lazım mı? Lazım. Ha, diyorum ki: Siz bunlara uymadan işlem yapıyorsunuz, biz yarın öbür gün Saadet Partisi olarak gelip buraya oturduğumuzda, siz de birkaç kişi şuraya gittiğinizde, biz bunu hukuka uygun olarak yapacağız, bunu söylüyorum. Başka bir şey var mı bunda?

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Bu söylediğine inanıyor musun?

MAHMUT TANAL (İstanbul) - İnanmasa söylemez ki. O inanca sahip.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Ya, bakın, şu noktaya dikkatinizi çekiyorum: Ben size hayatımda hiç "AKP" makepe demedim, "AK PARTİ" dedim. Niye? Siz çünkü kendinizi böyle tanımlıyorsunuz. Ha, bu doğru mu yanlış mı, bunu incelemiyorum. Diyorsunuz ki: "Benim ismim AK PARTİ, böyle deyin." Evet, böyle diyorum. Siz ne diyorsunuz? Yahu, bu ülkede Cumhurbaşkanlığı yapmış, sizin kurucu babalarınızdan Sayın Abdullah Gül'e çıkıp "hain" diyorsunuz. Ne oldu o Genel Başkan Yardımcısı, verdiniz mi cezasını? Yok.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Kanunla ne ilgisi var bunun?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Başka ne diyorsunuz? "Terörist" diyorsunuz. Başka ne diyorsunuz? Şucu bucu diyorsunuz.

SALİH CORA (Trabzon) - Sizi ilgilendirmez ki bu.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Biz isim takmıyoruz ama... Biz isim takmıyoruz çünkü siz bizim için ne örnekliksiniz ne de öğretmensiniz. Sizi takip eden bir tarafımız yok, bunun için isim takmıyoruz.

SALİH CORA (Trabzon) - Maddeyle alakalı konuşun, maddeyle alakalı niye konuşmuyorsunuz?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Arkadaşlar, şimdi maddeye geldim. İsminize esastan itirazımız var. İsminiz "Adalet ve Kalkınma Partisi" ama adil değilsiniz. O yüzden benim size önerim, isminizden "Adalet" kısmını kaldırın.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Genel Kurula hitap edin.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Çünkü adaletle alakanız yok.

Evet, herkesin ismine saygımız var ama hakikate olan saygımız bunların hepsinden daha çok.

Değerli arkadaşlar, siz 28 Şubatın devamısınız. 28 Şubatta bir ideoloji, bir vesayet hukuku belirliyordu, bugün sizin de peşine takıldığınız bir tek kişi hukuku da yasamayı da belirliyor. Öznesi, nesnesi farklıdır ama siz 28 Şubatın devamısınız. Ya Mehmet Altan, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Mehmet Altan...

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Sayın Başkan, hatip saz mı çalıyor, ne yapıyor?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - 28 Şubat döneminde sizi savunmak için yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.

SALİH CORA (Trabzon) - Önergeyle alakalı konuş da dinleyelim.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bir kişi yok mu içinizde bir kişi, Nazlı Ilıcak'a borçlu olduğunu hisseden? Krizin başından beri...

Bir dakika verecek misiniz?

BAŞKAN - Vereceğiz tabii.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Vermeyecekseniz...

BAŞKAN - Sayın İslam, Genel Kurula hitap edin, ben sizin sürenizi vereceğim.

Buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Mikrofon kesiliyor da o yüzden insicamım bozuluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Biz onu kontrol ediyoruz.

Şimdi bir dakika daha ilave edelim, toparlayalım.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

BAŞKAN - Bir dakika daha süreniz var, buyurun.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Başkanım, konuyla alakalı konuşmadığı için ek süre niye veriyoruz ki hakkımıza giriyor?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Krizin başından beri diyorsunuz ki, doların yükselişinden beri bu millete dönüp diyorsunuz ki: "Bu sizin imtihanınızdır." Arkadaşlar, amenna ve saddakna, her bela bir imtihandır, kabul. Millete diyorsunuz ki: "Yastık altını çıkarın, 20 dolarınızı bozdurun, 50 euronuzu bozdurun." Peki, bu on altı yıl içinde elde ettiklerinizi siz ortaya koyacak mısınız? Gemileri, gemicikleri, sarayları, uçakları, yurt dışındaki mevduatları getirip koyacak mısınız? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bakın, imtihanı Allah verir, biz kullar, biz insanlar alırız. Şimdi cevap verin, siz bu imtihanın neresindesiniz? (AK PARTİ sıralarından "Sen neresindesin?" sesleri) Ha, şunu anladık: Her bela bir imtihandır ve bizim imtihanımız sizsiniz ama yakında bu imtihanı çözeceğiz.

Hepinize iyi akşamlar. (CHP sıralarından alkışlar)