| Konu: | LASTİK-İŞ Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan ile Hakkâri ve Şırnak'ta şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dilediğine, her gün şehit haberleriyle toplumsal trajediye dönüşen sorun karşısında TBMM'nin tedbir alması gerektiğine, Diyanet İşleri Başkanının hadsizliğine karşın ortak kınama bildirisi yayımlamasına ve yürütmenin Diyanet İşleri Başkanını bir an önce görevden alması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 16 |
| Tarih: | 13.11.2018 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün gene üzücü bir haber aldık. LASTİK-İŞ Genel Başkanı Sayın Abdullah Karacan Sakarya'da uğradığı silahlı bir saldırıda hayatını kaybetti. Olayın tabii içeriğini bilmemekle beraber kınıyoruz saldırıyı ve bütün LASTİK-İŞ Sendikası camiasına ve ailesine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Sayın Başkan, öte yandan Türkiye'de her gün yeni şehit haberleriyle toplumsal bir trajediye dönüşen sorun karşısında Türkiye Büyük Millet Meclisimizin hâlâ ve sadece taziye yerine çevrilmiş olmasını ve bu sorunun çözümüne yönelik adımların atılmamasını da üzüntüyle karşılıyorum. Evvelki hafta Nazımiye'de ve bu hafta da Şırnak'ta ve Şemdinli'de şehitlerimiz var. İşin doğrusu, özellikle Şemdinli Süngütepe'de 7 şehidimizin hayatını nasıl kaybettiğiyle ilgili kamu vicdanını rahatlatacak bir açıklama yapılamadı, açıklamaların inandırıcılığı yok. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum ama bu sebeple, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir taziye yeri olmadığının ve bu sorunu kökünden çözecek tedbirleri alacak tek kurum olduğunun da altını özenle çizmek istiyorum.
Sayın Başkan, Meclis farkında mı değil mi bilmiyorum ama Türkiye bir infial yaşıyor. Bugün Sayın Meral Akşener, Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu partilerinin tabanını temsilen ve kamuoyu vicdanını temsilen yaptıkları konuşmalarda Diyanet İşleri Başkanının yaptığı kepazeliğe tepkilerini ortaya koydular.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Esasen bu tepki, sayın genel başkanların sadece bireysel olarak kendilerine ait değildir, bu 3 partiye oy veren yaklaşık 22 milyon vatandaşımızın duygularına tercüman olmaktır. An itibarıyla ben inanıyorum ki HDP'ye ve AK PARTİ'ye oy veren milyonlarca seçmen de yaşanan bu kepazelikten rahatsızdır. Ben, HDP'nin ve AK PARTİ'nin sayın yöneticilerinin de Türkiye'de, toplumda âdeta infial yaratan bu edepsizlik karşısında, Diyanet İşleri Başkanının bu aymazlığı karşısında görüşlerini ve yaklaşımlarını ortaya koymalarını bekliyorum.
Esasen, Diyanet İşleri Başkanı statüsünde, sıfatında bir kimsenin böyle bir meczubu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlayın Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...hele hele de 10 Kasımdan bir gün önce ziyaret etmesi ve ziyareti görev ve makam kıyafetiyle yapması anlamlıdır, anlamlı olduğu kadar da ürkütücüdür.
Herkesin, Diyanet İşleri Başkanı dâhil şunu bilmesi lazım: Bu milletin, AK PARTİ seçmeni dâhil, gönlünden Atatürk'ü silecek bir güç ve kimse bu ülkede yoktur. Bu tarz edepsizlikler, sadece ve sadece, 81 milyonun Atatürk'e olan bağlılığını ve sevgisini perçinler ve artırır. Ancak, bununla beraber, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi önemli bir makamda oturan zatın bu ziyaretinin başka mesajları, bu ziyaretin perde arkasında başka hesapları varsa ben bunu bilmem. Ama bir şeyi söylemek istiyorum, yüce Meclise bir çağrıda bulunuyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının, esasen aziz milletimizin kurduğu bu Meclisten...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Meclisi oluşturan bütün siyasi partilere çağrımızdır: Diyanet İşleri Başkanının bu hadsizliğine yönelik olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin ve grubu bulunmayan siyasi parti mensuplarının bir kınama bildirisi yayımlamasını, yayımlamamızı teklif ediyorum. Bu Meclisin üyesi olmaya yaraşır bir hareket ve tutum bu milletin hakkıdır. 22 milyon seçmenin iradesini 3 sayın genel başkan ortaya koymuştur. Çok merak ediyorum, AK PARTİ'ye oy veren 25 milyon seçmenin iradesini -ki ben bunların Atatürk'le bir sorunu olmadığına inanıyorum- AK PARTİ yöneticileri ortaya koyabilecek mi? Meclisten de yürütmeye sesleniyorum: O edepsizi ve o ahlaksızı bir an önce o görevden almalıdır yürütme. (CHP sıralarından alkışlar)