GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:16
Tarih:13.11.2018

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Söz alma gerekçem, AK PARTİ'nin bir grup önerisiyle 12 sıra sayılı Kanun Teklifi'min kırk sekiz saat geçmeden Genel Kurulun gündemine alınmasıyla ilgilidir. Şimdi, bu kırk sekiz saat meselesi, artık AK PARTİ için bir ritüel oldu, buna Sayın Türkkan da değindi, ben buna girmeyeceğim.

Şimdi, Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu kanunda konuşacağım konuşmayı şimdi yapıyorum. Sizin vicdan sahibi insanlar olduğunuzu biliyorum. Bu yönüyle de hiç siyaset yapmadan, kendi vicdanımdan, aklımdan, beynimden geçenleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Önce şunu söyleyeyim: "Binali Yıldırım ile Engin Altay'ın, hatta Mustafa Şentop'un ortak özelliği ne olabilir?" desem, sanıyorum cevap veremezsiniz. Birbirine zıt partilerde siyaset yapıyoruz, bir sürü şey sayılabilir. Binali Bey ile ben, ikimiz de solağız, bir ortak özelliğimiz var ama benim asıl söylemek istediğim şu: Sayın Binali Yıldırım da -şu anki Meclis Başkanımız, önceki Başbakanımız- ben de, şu anki Meclis Başkan Vekilimiz Sayın Şentop da -örnek çoktur- her üçümüz de güvenlik soruşturması mağduruyuz. Ben beş yıl, Sayın Binali Yıldırım iki yıl, yanlış hatırlamıyorsam Sayın Şentop üç yıl güvenlik soruşturması mağduru olarak aç açık kaldık.

Sayın milletvekilleri, anlamışsınızdır, getirdiğiniz kanun teklifinin 5'inci maddesiyle ilgili de konuşuyorum aslında. Türk Silahlı Kuvvetleri savaş meydanlarında ya da dağda terör örgütleriyle mücadele ederlerken vurdukları düşman askerine, yaralıysa önce yarasını sararlar, sonra ona çorba verirler. Sizde bu kadar bile vicdan yok. (CHP sıralarından alkışlar) "Sizde" derken bu kanunu bize gönderenleri kastediyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye çok önemli terör örgütleriyle mücadele ediyor. Bu, bir gerçek. Bunun başında FETÖ, PKK, DAEŞ, sayarsınız gider. Eğer yürütme bir kimsenin terör örgütüyle ilişkisini tayin ve tespit ederse ortada bir yargı vardır, bir yargı kararıyla zaten bu kimsenin kamu hizmetine girme hakkı menedilir. Siz, şimdi -daha vahim- kamudan KHK'yle attığınız birinin bir özel sektörde çalışmasına bile tahammül etmeyerek insanlık dışı bir şey yapıyorsunuz. Suçların şahsiliği prensibi vardır. Örneğin, X kişisi bir terör örgütüyle şu veya bu oranda ilişkilenmiş olabilir. Bu ilişki bu kişinin ceza almasını gerektiriyorsa onu yollayacağınız yer savcılıktır, mahkemedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Lakin bunu yapmayıp da "Ben bunu Türkiye'de aç bırakacağım." derseniz ona da bir şey demem ama onun evladına, çoluğuna çocuğuna yazık etmiş olursunuz, suç işlemiş olursunuz. Terör tehdidine yönelik, Hükûmetin hassasiyetini de sizlerin hassasiyetini de anlıyorum ama çözüm bu değil değerli milletvekilleri, çözüm bu değil. Devlette zaten çalıştırmıyorsunuz. "Efendim, özel hastanede de çalışamaz." Niye? "E, bu hastanenin SGK'yle anlaşması var." Bu, tam tabiriyle şudur: Faşist Kenan Evren "Asmayalım da besleyelim mi?" demişti, siz de şimdi diyorsunuz ki: "Aç bırakmayalım da ölmesinler mi?" Ayıptır, günahtır, yukarıda Allah var. Deminden beri ayetler üzerinden polemik yapıyorsunuz. Allah her şeyi bilir ve görür. Bırakın, onların kısmen terör örgütleriyle olan ilişkilerinin gerekli şeyini yargı veriyorsa verir, vermiyorsa insanlığa karşı işlenen her suçun Allah katında da zaten bir bedeli vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayın lütfen Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan, suistimal ettim, özür dilerim.

BAŞKAN - Yok, estağfurullah.

Buyurun.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Dolayısıyla sizden rica ediyorum, Türk Silahlı Kuvvetlerinin savaş meydanında düşmana yaptığını bu ülkenin insanlarından esirgemeyin, onlar yanlış yola düşmüş ise bile. "15 Temmuz bakımından FETÖ'yle, darbeyle ilişkisi olanların hepsi cezaevinde." diyebiliyoruz biz zaten. Yazık, günah.

Tekrar rica ediyorum, Sayın Grup Başkan Vekilim, Hükûmetle tekrar konuşun, bu 5'inci maddeyi geri çekin. Yani bu, hakikaten bu Meclisin, bu dönem bu Meclisi oluşturan sizlerin bizler için tarihî bir vebali, tarihî bir günahı ve tarihî bir ayıbı olur diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)