| Konu: | 15 Kasım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 35'inci yıl dönümünde Kıbrıs davasında şehit olanlara Allah'tan rahmet dilediğine, Kıbrıs meselesinin Türkiye meselesi olduğuna, Filistinlilere vize uygulanırken İsrail vatandaşlarına uygulanmamasını Türkiye'nin bir ayıbı olarak Hükûmete ilettiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 18 |
| Tarih: | 15.11.2018 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Merhum Doktor Fazıl Küçük bu cumhuriyetin Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak yönetiminde görev aldı. Maalesef, 21 Aralık 1963'teki kamuoyunda "Kanlı Noel" diye bilinen olaylar, gelişmeler sonucu Türk ve Rumların ortak yaşama iradesi sonlandı -temelli sonlanmasını tabii ki istemeyiz- ve yine bilineceği üzere, 1964'te yapılan hava harekâtında ilk Kıbrıs şehidimizi, merhum Cengiz Topel'i kaybettik. Yine o dönemde, yine hepimizin hatırlayacağı gibi "Johnson Mektubu" diye anılan Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik çok ağır, hadsiz, terbiye ve edep sınırları ve diplomatik nezaketten çok uzak bir mektuba merhum İsmet İnönü'nün "Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır." mesajıyla, tokat gibi cevabıyla Türkiye'nin Kıbrıs davasında her zaman ve her koşulda Kıbrıs Türklerinin garantörü olarak konumunu, pozisyonunu koruyacağına dair irademiz ortaya koyuldu.
Bundan sonra geçen süreç içerisinde Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların birlikte yaşama iradesinin ortadan kalkmasına vesile sayılan 21 Aralıktan sonra hoş olmayan, üzücü olaylar yaşandı ve ağırlıklı olarak tabii ki Rum çetecilerinin soydaşlarımıza yönelik ağır baskıları, katliamları, şiddetleri gerçekleşti. Ve 20 Temmuz 1974'te gene hepimizin malumu, merhum Bülent Ecevit ve merhum Necmettin Erbakan Hükûmetinin dirayetli ve kararlı duruşuyla Kıbrıs Barış Harekâtımız gerçekleşti. O an itibarıyla, bu harekât sonrasında Kıbrıs'taki Türklerin can ve mal güvenliği garanti altına alınmış oldu.
Tabii, bu süreçte, merhum Rauf Denktaş'ın Kıbrıs davasına yaptığı hizmetleri unutmak mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye'nin yaklaşık yetmiş yıldır Kıbrıs konusunda verdiği mücadelede, verdiğimiz bunca şehidimizden sonra geldiğimiz nokta... Doğu Akdeniz'de Katar, İsrail, Mısır konsorsiyumunun Kıbrıs Rum Yönetimi'yle birlikte petrol ve doğal gaz arama noktasına gelmiş olması Kıbrıs'taki egemenlik haklarımızın, garantörlük haklarımızın ağır yara aldığının da açık bir delilidir.
Değerli milletvekilleri, biz işgalci, yayılmacı bir devlet olmadık, olmayız da.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Mikrofonu açın lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ama benden önce konuşan sayın grup başkan vekillerimizin de söylediği gibi, Kıbrıs meselesi Türkiye meselesidir. Hükûmetin -Hükûmet yok tabii artık Mecliste ama inşallah bizi duyuyorlardır- Kıbrıs'taki haklarımız konusunda... Bizim Kıbrıs'taki haklarımız sadece ve sadece oradaki soydaşlarımızın can ve mal emniyetini teminle sınırlı değil. Kıbrıs'ın Akdeniz'de, Türkiye'nin bir Akdeniz ülkesi olarak ne kadar jeopolitik, jeostratejik öneme sahip olduğunun da bilinciyle daha sorumlu, daha duyarlı, daha dikkatli hareket etmek gibi bir mecburiyeti var ve ilaveten bu yüce Meclisin de Hükûmetin bu sorumluluğunu, bu görevlerini gereği yerine getirip getirmediğini denetlemek gibi de bir mecburiyeti var
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi bağlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yüce Meclisin bütün üyelerini bu konuda yüksek duyarlılığa davet ederken, Kıbrıslı soydaşlarımıza Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu adına selam, sevgi ve muhabbetlerimizi yolluyoruz. Kıbrıs davasında şehit olanlara Allah'ımdan rahmet diliyorum.
Hemen bu vesileyle şunu söyleyeyim: 15/11/1988'de dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal Filistin Devleti'ni tanımak suretiyle Türkiye'nin Filistin davası noktasında da yüksek duyarlılığını bütün dünya kamuoyuyla paylaşmıştır. Ama bugün geldiğimiz noktada Türkiye'nin Filistinlilere vize uygularken İsrail vatandaşlarına vize uygulamamasını da Türkiye'nin bir ayıbı olarak bu Meclis üzerinden Hükûmete tekrar iletmeyi de bir görev sayıyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)